İsviçre'de radikalleşmeye karşı ortak mücadele

İsviçre'de federal yönetim, kantonlar ve belediyeler, aşırılık ve radikalleşmenin önlenmesi için ortak hareket etme kararı aldı. Taraflar, imzalanan yeni bir bildiriyle toplumun tüm kesimlerini radikalleşmeyle mücadeleye katkı sunmaya çağırdı.

BERN - “Radikalleşme ve Aşırılığa Karşı Şart” adı verilen belge, İsviçre Güvenlik Ağı (SVS) ve ortak kuruluşlar tarafından kabul edildi. İsviçre Adalet Bakanı Beat Jans ile kanton ve kent temsilcileri, belgeyi cuma günü Bern'de kamuoyuna tanıttı.

Jans, söz konusu şartın siyasetin radikalleşmeye karşı ortak bir irade ortaya koyduğunu belirterek, mücadelenin arkasındaki ideoloji ne olursa olsun aşırılık ve radikalleşmeye karşı durulması gerektiğini söyledi.

Üç temel ilke

Yeni şart, radikalleşmeyle mücadeleyi üç temel ilke üzerine kuruyor.

Bunların ilki toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi, ikincisi eleştirel düşüncenin teşvik edilmesi, üçüncüsü ise farklı yaşam koşullarının dikkate alınarak ortak hareket edilmesi.

İsviçre Güvenlik Ağı ayrıca internette radikalleşme konusunda yardım ve bilgi arayan kişilere destek sağlamayı sürdürecek.

Adalet ve Polis Departmanı'nın verilerine göre İsviçre'de ve Avrupa'nın diğer ülkelerinde 2023'ten bu yana radikalleşen gençlerin sayısında artış yaşanıyor. Yetkililer, radikalleşmenin yalnızca İslamcı aşırılıkla sınırlı olmadığına dikkat çekiyor.

Kadın düşmanlığını körükleyen “Incel” hareketi içinde de genç erkeklerin radikalleştiği belirtiliyor. Bunun yanı sıra aşırı sağ ve aşırı sol çevrelerde de şiddete teşvik vakalarının görüldüğü ifade ediliyor.

Jans, “Radikalleşmenin nelere yol açabileceğini acı bir şekilde deneyimledik” diyerek mücadelenin belirli bir ideolojiyle sınırlı tutulmaması gerektiğini vurguladı.

Radikalleşmenin izleri internette kayboluyor

Yetkililere göre radikalleşme vakalarının önemli bir bölümü internet ortamında gerçekleşiyor. Bu nedenle erken uyarı işaretlerinin fark edilmesi her zaman kolay olmuyor.

Yeni şartla özellikle gençlerle doğrudan temas halinde olan kişilere ulaşılması hedefleniyor. Anne ve babalar, öğretmenler, antrenörler, sosyal hizmet çalışanları, dernekler ve çeşitli kurumlar bu kapsamda öncelikli gruplar arasında yer alıyor.

Zürih Adalet Direktörü Jacqueline Fehr, radikalleşme ve şiddetin yalnızca sokakta aranamayacağını belirterek, “Çoğu zaman olayın yaşandığı yer kendi evleridir” değerlendirmesinde bulundu.

Fehr, özellikle “Manosphere” olarak adlandırılan çevrelerin takipçilerinin ev ortamında kadınlara karşı baskıcı ve kontrolcü davranabildiğini söyledi. Bu çevrelerde kadınların erkeklere itaat etmesi gerektiği yönündeki düşüncelerin yaygın olduğu belirtildi.

Kadınların bu beklentilere uymaması durumunda bazı erkeklerin şiddeti meşru gördüğünü ifade eden Fehr, bu anlayışın gençler arasında daha yaşlı gruplara kıyasla daha yaygın olduğuna dikkat çekti.

İlk işaretlerde müdahale çağrısı

İsviçre'nin Ticino Kantonu Polis Komutanı ve İsviçre Kanton Polis Komutanları Konferansı Başkanı Matteo Cocchi, radikalleşmeyle etkili mücadelenin ilk uyarı işaretlerinin ortaya çıktığı noktada başlaması gerektiğini söyledi.

Cocchi, polis eğitimlerinin de radikalleşme konusunda sürekli güncellendiğini belirtti.

Polis komutanı ayrıca tehlikeli eğilimlerin daha erken tespit edilebilmesi için İstihbarat Hizmetleri Yasası'nın değiştirilmesini savundu. Konuyla ilgili yasa tasarısı halen parlamentonun gündeminde bulunuyor.

Ulusal Konsey ile Eyaletler Konseyi'nin ilgili komisyonu, özellikle aşırılıkçılıkla mücadele alanında daha fazla adım atılması gerektiği görüşünde. Konuyla ilgili bir sonraki karar Eyaletler Konseyi tarafından verilecek.

Üçüncü ulusal eylem planı gündemde

Adalet Bakanı Beat Jans ise mevcut ikinci Ulusal Radikalleşme ve Şiddet İçeren Aşırılığın Önlenmesi ve Mücadele Eylem Planı'nın sona ermesinin ardından üçüncü bir plan hazırlanması için girişimde bulunacağını açıkladı.

Yeni planın, ortaya çıkan yeni radikalleşme eğilimlerini takip edebilmek amacıyla bir izleme mekanizması içermesi planlanıyor.

Yetkililerin verdiği bilgilere göre önceki ulusal eylem planları kapsamında çok sayıda proje desteklendi. Bu çalışmalar için yıllık 750 bin İsviçre Frangı kaynak ayrılıyor.

İkinci ulusal eylem planı ise 2027 yılı sonunda sona erecek.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İsviçre Haberleri