BASEL – İsviçre’de trafik yoğunluğu, hava kirliliği, gürültü ve kazaların yol açtığı maliyetlerin azaltılması için sürücülerin davranışlarının nasıl değiştirilebileceği araştırıldı.
Watson’ın aktardığı Basel Üniversitesi araştırmasına göre, Almanca ve Fransızca konuşulan İsviçre’nin kentsel bölgelerinde yaşayan yaklaşık 3 bin 600 kişi, sekiz hafta boyunca akıllı telefon uygulaması üzerinden günlük ulaşım hareketlerini kaydetti.
Araştırmacılar özellikle otomobil kullanımının toplum üzerinde oluşturduğu ancak doğrudan sürücünün ödemediği maliyetlere odaklandı.
Trafiğin görünmeyen maliyeti
Üniversiteye göre otomobil trafiğinin maliyeti yalnızca yakıt, araç veya yol masraflarından ibaret değil. Hava kirliliği ve gürültünün sağlık üzerindeki etkileri, trafik kazalarının sağlık giderleri, trafik sıkışıklığında kaybedilen zaman ve iklim değişikliğinin yol açtığı zararlar da toplumsal maliyet oluşturuyor.
Basel Üniversitesi ekonomisti Beat Hintermann ve ekibi, bu maliyetlerin sürücülere farklı şekillerde yansıtılmasının ulaşım tercihlerinde değişiklik yaratıp yaratmadığını inceledi.
Üç farklı yöntem denendi
Araştırmanın ilk dört haftasının ardından katılımcılar üç gruba ayrıldı.
Birinci gruba yalnızca kendi ulaşım alışkanlıkları hakkında bilgi verildi. İkinci gruba yaptıkları yolculukların toplum üzerinde oluşturduğu ek maliyetler de gösterildi.
Üçüncü gruba ise belirli bir bütçe verildi ve yaptıkları yolculukların oluşturduğu toplumsal maliyetler bu bütçeden düşüldü. Kullanmadıkları miktarı kendilerinde tutmalarına izin verildi.
Bilgilendirmek yetmedi, para devreye girince davranış değişti
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu burada ortaya çıktı. İnsanlara otomobil kullanımlarının topluma ne kadara mal olduğunu sadece anlatmak, önemli bir davranış değişikliği yaratmadı.
Ancak maliyet kişisel bütçeyle ilişkilendirildiğinde katılımcılar otomobillerini daha az kullanmaya ve alternatif ulaşım araçlarına yönelmeye başladı.
Araştırma, trafik kaynaklı toplumsal maliyetleri azaltmak için yalnızca bilgilendirme kampanyalarının yeterli olmayabileceğine, mali teşvik veya ücretlendirme sistemlerinin sürücü davranışları üzerinde daha güçlü bir etki yaratabileceğine işaret ediyor.