İsviçre’de Hastalık İzinleri Artıyor: Gençler Yılda 20-25 Günü Normal Görüyor

İsviçre’de çalışanların hastalık nedeniyle işe gelmediği süre son 15 yılda belirgin biçimde arttı.

ZÜRİH – İsviçre’de hastalık nedeniyle işe gelmeyen çalışanların sayısı şirketler açısından giderek daha büyük bir sorun haline geliyor. Federal Halk Sağlığı Dairesinin verilerine göre çalışan başına düşen yıllık devamsızlık süresi, 2010 ile 2025 yılları arasında 44 saatten 58 saate yükseldi.

Tages-Anzeiger’in haberine göre, Zürih merkezli Siz Care şirketinin yöneticisi ve devamsızlık yönetimi uzmanı Kurt Mettler, özellikle genç çalışanların hastalık iznine yaklaşımında önemli bir değişim gözlemlediklerini belirtti.

Mettler, “Genç çalışanlar arasında yılda 20 ila 25 gün hastalık izni kullanılması çoğu zaman normal kabul ediliyor” dedi.

Her gün 100 bin çalışan işe gitmiyor

Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesinin araştırmasına göre İsviçre’de her gün yaklaşık 100 bin çalışan çeşitli nedenlerle işine gidemiyor. Devamsızlıkların en yaygın nedenini hastalıklar oluştururken kazalara bağlı iş göremezlik vakalarının azaldığı belirtiliyor.

Devamsızlıkların şirketlere getirdiği mali yük de oldukça yüksek. Federal Konseyin hesaplamalarına göre ücretli hastalık izinlerinin toplam maliyeti 2022 yılında 12,7 milyar franka ulaştı. Bu maliyetin yaklaşık yüzde 62’sini işverenler karşıladı.

Şirketler, işe gelmeyen personelin yerine çalışan bulmak zorunda kalırken hastalık ödeneği sigortası primlerinde de artışla karşılaşabiliyor.

Ruhsal rahatsızlıklar ilk sırada

Siz Care’in müşteri verilerine göre son yıllarda 30 yaşın altındaki çalışanların devamsızlıklarında ve uzun süreli iş göremezlik vakalarında artış yaşandı. Özellikle ruhsal rahatsızlıkların dikkat çekici ölçüde yükseldiği bildirildi.

Mettler, uzun süreli devamsızlıkların yaklaşık yarısının ruhsal rahatsızlıklardan kaynaklandığını söyledi. Bu vakaların yaklaşık yüzde 40’ında ise iş yerindeki anlaşmazlıkların ve çatışmaların etkili olduğu belirtildi.

Axa İsviçre’nin verilerine göre 18-24 yaş grubunda ruhsal rahatsızlık nedeniyle ortaya çıkan yeni iş göremezlik sigortası vakaları, 2021 ile 2025 yılları arasında yüzde 78 arttı.

Mettler’e göre iş yerindeki çatışmalar çözülmeden çalışanların görevlerine sağlıklı biçimde dönmesi çoğu zaman mümkün olmuyor. Bazı durumlarda çalışanın eski görevine dönmesi yerine yeni bir mesleki yön belirlemesine yardımcı olunması daha doğru bir seçenek olabiliyor.

Eleştiriden sonra alınan raporlar işverenleri kızdırıyor

İşverenlerin en fazla tepki gösterdiği durumların başında, işten çıkarılmasının hemen ardından hastalık bildiriminde bulunan veya yöneticisinden eleştiri aldıktan sonra doktor raporu getiren çalışanlar geliyor.

Mettler, işverenlerin bazı çalışanların “en küçük sorun karşısında” doktor raporu alabildiğinden şikâyet ettiğini aktardı. Genç çalışanların yöneticilerden gelen eleştirileri hızla zorbalık olarak değerlendirebildiğini ve yaşadıkları hayal kırıklığının ardından işe gelmeyebildiğini ileri sürdü.

Ancak Mettler, devamsızlıkların yalnızca çalışanların dayanıklılığının azalması veya Y ve Z kuşağının daha hassas olmasıyla açıklanamayacağını vurguladı. Şirketlerin çalışma koşullarını, yöneticilerin davranışlarını ve iş yerindeki çatışmaları da incelemesi gerektiğini belirtti.

Doktorlar değerlendirmede zorlanıyor

Mettler’e göre doktorlar, bir hastanın gerçekten ne ölçüde çalışamayacak durumda olduğunu kısa muayene süresi içinde belirlemekte zorlanıyor. Bu nedenle çoğu zaman hastanın verdiği bilgilere dayanarak karar veriliyor.

Doktorların şüpheli durumlarda bile hastaya iyileşmesi için zaman tanımak amacıyla bir veya iki haftalık rapor düzenleyebildiğini belirten Mettler, bazı hekimlerin rapor vermemeleri durumunda olumsuz internet yorumlarıyla karşılaşmaktan çekindiğini öne sürdü.

Kademeli işe dönüş öneriliyor

Uzmanlar, uzun süre hastalık izni kullanan çalışanların doğrudan tam zamanlı çalışmaya başlaması yerine kademeli olarak iş hayatına dönmesini öneriyor.

Compasso tarafından geliştirilen “işe dönüş profili” kapsamında işveren, çalışanla birlikte yapılabilecek görevleri ve çalışma süresini belirliyor. Hazırlanan plan daha sonra doktora sunuluyor ve sağlık durumuna uygun bir kısmi çalışma raporu düzenleniyor.

Compasso CEO’su Madeleine von Arx, hastalık iznindeki çalışanların yüzde 80 ila 90’ının kademeli dönüş programlarına katılmaya istekli olduğunu belirtti.

Bu yöntemin çalışanların işlerini korumalarına, şirketlerin deneyimli personelini yeniden kazanmasına ve uzun süreli devamsızlıktan kaynaklanan maliyetlerin azaltılmasına yardımcı olduğu ifade ediliyor.

Uzmanlara göre artan hastalık izinleriyle mücadelede yalnızca doktor raporlarını sorgulamak yeterli değil. İşverenlerin sorunlara erken müdahale etmesi, iş yerindeki çatışmaları çözmesi ve çalışanların görevlerine aşamalı biçimde dönmesini sağlayacak koşulları oluşturması gerekiyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İsviçre Haberleri