ZÜRİH – İsviçre’de uygun fiyatlı konut bulmak giderek zorlaşıyor. Boş konut oranlarının birçok bölgede yüzde 1’in altına düşmesi, özellikle büyük şehirlerde kiraları rekor seviyelere taşıyor.
İsviçre’de 14 Haziran’da yapılan ve halkın yüzde 55’inin “hayır” oyu verdiği “10 Milyonluk İsviçre Yok” girişimi sırasında konut krizi en çok tartışılan başlıklardan biri oldu. Ancak İsviçre’nin önde gelen gazetelerinden NZZ’nin kapsamlı analizine göre, yaşanan sorunun tek nedeni göç değil.
Tek kişilik haneler hızla artıyor
Resmî verilere göre İsviçre’de 2010 yılından bu yana konut sayısı yüzde 17 artarken, nüfus artışı yüzde 14 seviyesinde kaldı.
Buna rağmen konut sıkıntısının büyümesinin en önemli nedenlerinden biri, hane yapısındaki değişim olarak gösteriliyor.
Bugün ülkedeki hanelerin yüzde 37’si tek kişiden, yüzde 32’si ise iki kişiden oluşuyor. Böylece üç ve daha fazla kişinin yaşadığı hanelerin oranı ilk kez yüzde 30’un altına geriledi.
Uzmanlar, bireyselleşme eğilimi, geç yaşta aile kurma ve yaşlanan nüfusun bu değişimde belirleyici rol oynadığını belirtiyor.
Büyük evlerde yaşayan yaşlı nüfus dikkat çekiyor
Federal İstatistik Ofisi verilerine göre, 65-79 yaş arasındaki tek kişilik hanelerin yaklaşık üçte biri 100 metrekareden büyük evlerde yaşıyor.
İki kişilik emekli hanelerinde ise bu oran yüzde 60’ın üzerine çıkıyor.
Federal Konut Dairesi, İsviçre genelinde yaklaşık 300 bin müstakil evin düşük doluluk oranıyla kullanıldığını ve bunun konut piyasasında “yanlış kullanım” yarattığını ifade ediyor.
Ancak birçok yaşlı vatandaş, mahallelerinden kopmak istememeleri, daha küçük evlerin pahalı olması ve uygun alternatif bulamamaları nedeniyle taşınmaya sıcak bakmıyor.
İnşaat arsaları var, ancak kullanılmıyor
NZZ’nin analizine göre İsviçre’de teorik olarak 1 ila 1,6 milyon kişiyi barındırabilecek büyüklükte kullanılmamış imarlı arazi bulunuyor.
Buna rağmen bu alanların önemli bir kısmı ya ulaşım açısından cazip olmayan bölgelerde yer alıyor ya da arazi sahipleri tarafından değer artışı beklentisiyle boş tutuluyor.
Uzmanlar, “arazi stokçuluğu” olarak adlandırılan bu durumun konut arzını ciddi şekilde sınırlandırdığını belirtiyor.
Yüksek katlı projeler yoğun itirazlarla karşılaşıyor
Özellikle Zürih, Basel ve Lozan gibi büyük şehirlerde yüksek katlı konut projeleri sık sık mahalle sakinlerinin ve siyasi grupların itirazlarıyla karşılaşıyor.
Basel’de yaklaşık 100 yeni konutun yapılmasını öngören bir yüksek katlı proje, bölge sakinlerinin yoğun tepkisi nedeniyle durduruldu.
Uzmanlara göre, “arka bahçemde olmasın” anlayışı yeni konut üretimini yavaşlatıyor.
Sıkı kurallar yeni konut inşaatını zorlaştırıyor
Konut piyasasındaki bir diğer sorun ise artan düzenlemeler.
Özellikle Basel’de uygulanan sıkı kira koruma yasalarının ardından yeni konut inşaatlarında belirgin bir düşüş yaşandı.
Gayrimenkul sektörü temsilcileri, yatırımcıların yeni projelerden uzaklaştığını ve bunun da arzı daha da azalttığını savunuyor.
Uzmanlar: Çözüm daha fazla ve daha hızlı inşaat
Zürih Ticaret Odası tarafından yaptırılan bir araştırma, yeni konut projelerinin mevcut kiraları düşündüğü kadar artırmadığını, aksine bölgelerdeki konut baskısını azalttığını ortaya koyuyor.
Uzmanlar, İsviçre’nin önündeki en büyük zorluğun nüfus artışı ile konut üretimi arasındaki dengeyi kurmak olduğunu belirtiyor.
Artan göçün konut talebini yükselttiği kabul edilse de, mevcut tabloya yaşlanan nüfus, değişen yaşam alışkanlıkları, atıl durumdaki arsalar, yavaş ilerleyen yoğunlaşma projeleri ve uzun bürokratik süreçlerin de önemli ölçüde katkı sağladığı vurgulanıyor.