İsviçre’nin birçok kentinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen yürüyüşlerde binlerce kadın sokaklara çıktı. Başta Zürih, Bern, Basel, Cenevre ve Lozan olmak üzere farklı şehirlerde gerçekleştirilen eylemlerde kadınlar; eşitlik, insan onuruna yaraşır ücretler, bakım emeğinin tanınması, korkusuz ve şiddetsiz bir yaşam, kadın yoksulluğunun sona erdirilmesi ve silahlara ve militarizme para yatırmak yerine kadınların güvenliği için bütçe ayrılması taleplerini dile getirdi.
Kadın örgütleri ve feminist kolektiflerin çağrısıyla düzenlenen yürüyüşlerde kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet, savaşların yarattığı yıkım ve toplumsal eşitsizlikler protesto edildi. Gösterilerde sık sık “Hâlâ kızgınız”, “Bizim bedenimiz, bizim hayatımız”, “Bir kişi bile eksilmeyeceğiz”, “Çözüm ne? Devrim!”, “Ne savaş ne devlet ne patriyarka”, “Bankalara ve seksistlere karşı” ve “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganları atıldı.
Yürüyüşlerde ayrıca faşizme ve kapitalizme karşı mücadele, kadın emeğinin görünmezliği ve göçmen kadınların yaşadığı ayrımcılık gibi konular da gündeme getirildi. Savaşlara karşı mesajlar da öne çıktı. Konuşmacılar, dünyanın birçok bölgesinde süren savaşlarda en ağır bedeli kadınlar ve çocukların ödediğine dikkat çekerek barış çağrısı yaptı. Ayrıca ABD ve İsrail’in gerçekleştirdiği saldırıların derhal durdurulması için devletin girişimde bulunması gerektiği, İsviçre’nin ise “tarafsızlık maskesine sığınarak yapılan savaşlara göz yumduğu” yönünde eleştiriler dile getirildi.
Kadın ve feminist kolektiflerin geleneksel olarak izinsiz düzenlediği 8 Mart yürüyüşlerinde polisin aldığı abartılı güvenlik önlemleri ve yoğun polis varlığı dikkat çekti. Güvenlik önlemlerinin yüksek olmasına rağmen yürüyüşler genel olarak sloganlar, konuşmalar, danslar ve davullar eşliğinde devam etti. Trafiğin yoğun olduğu bazı noktalarda kadınlar yolları kısa süreliğine trafiğe kapatarak konuşmalar yaptı.