BERN – İsviçre’de 14 Haziran’da oylanacak olan “10 milyon nüfus” girişimi ülke gündemindeki yerini koruyor. Aargauer Zeitung’un haberine göre girişimin kabul edilmesi halinde İsviçre tarihinde ilk kez ülke nüfusuna anayasal üst sınır getirilecek.
SVP’nin hazırladığı girişime göre İsviçre’nin nüfusu 2050 yılına kadar 10 milyonu aşamayacak. Bu sınırın aşılması durumunda ise Federal Hükümet’in Avrupa Birliği ile serbest dolaşım anlaşmasını feshetmesi gerekecek.
Haberde şu anda İsviçre’de yaklaşık 9,1 milyon kişinin yaşadığı belirtilirken, girişime karşı çıkanlar bunun ekonomi, iş gücü ve sosyal sistem üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini savunuyor.
Federal Hükümet adına konuşan SP’li Bakan Beat Jans, girişimi “aşırı” olarak nitelendirirken, böyle bir sınırın iş gücü açığını büyüteceğini, toplumun yaşlanmasını hızlandıracağını ve ekonomik refahı olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Ancak SVP cephesi ise girişimin sanıldığı kadar katı olmadığını savunuyor. SVP Grup Başkanı Thomas Aeschi, “Bu bir tamamen kapalı kapı sistemi değil” diyerek her yıl ülkeden ayrılan insanlar kadar yeni kişinin İsviçre’ye gelebileceğini ifade etti.
Haberde ayrıca kısa süreli çalışma izinleriyle gelen kişilerin ve sınır bölgelerinden çalışan günlük işçilerin nüfus hesabına dahil edilmediği belirtildi.
İsviçre Federal İstatistik Dairesi’nin tahminlerine göre mevcut göç trendi devam ederse ülke nüfusu 2042 yılında 10 milyona ulaşacak. Bu durumda İsviçre’nin her yıl on binlerce kişiye giriş izni vermemesi gerekebileceği ifade ediliyor.
Öte yandan bazı ekonomi profesörleri ise anayasal nüfus sınırının gerektiğinde halk oylamasıyla değiştirilebileceğini savunuyor. Haberde ayrıca geçmişte SVP’nin göç karşıtı bazı girişimlerinin parlamentoda yumuşatıldığı da hatırlatıldı.
Aargauer Zeitung’un analizinde, göç konusunda geçmişte yapılan resmi tahminlerin büyük ölçüde yanıldığına da dikkat çekildi. Özellikle Avrupa Birliği ile serbest dolaşım anlaşması döneminde beklenenden çok daha fazla göç yaşandığı vurgulandı.