ZÜRİH – İsviçre üniversiteleri; öğrenciler, araştırmacılar ve mali kaynaklar için yürütülen uluslararası rekabette giderek daha fazla baskı altında kalıyor. Dünyanın en saygın üniversite sıralamalarında ülkedeki yükseköğretim kurumlarının çoğu son yıllarda geriliyor.
Tages-Anzeiger’ın analizine göre Times Higher Education tarafından açıklanan son sıralamada İsviçre’deki üniversitelerin büyük bölümü önceki yıllara kıyasla sıra kaybetti.
ETH Zürih dünya sıralamasında 12’nciliğe geriledi. Buna rağmen Avrupa kıtasının en iyi üniversitesi olma konumunu korudu. Lozan Federal Politeknik Okulu EPFL de üst sıralardaki yerini sürdürürken bazı rakiplerinin gerisinde kaldı.
Basel ve Cenevre üniversiteleri sıralamadaki yerlerini geliştirmeyi başardı. İsviçre’deki diğer üniversitelerin çoğu ise basamak kaybetti. St. Gallen Üniversitesi son listede yer almadı.
Eğitim ve araştırma değerlendirmeleri etkili oldu
Times Higher Education sıralamasında eğitim, araştırma ortamı ve araştırma kalitesi en önemli ölçütler arasında bulunuyor. Bu alanların her biri toplam puanın yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor.
İsviçre üniversitelerinin önemli bir bölümü özellikle eğitim ve araştırma ortamı kategorilerinde geriledi. Öğrencilerin katıldığı anketlerde öğretim üyeleri ve öğrenim koşulları bazı rakip ülkelere kıyasla daha düşük puan aldı.
Çoğunluğu kantonlara bağlı kapsamlı üniversitelerin araştırma alanındaki uluslararası itibarı da ETH Zürih ve EPFL seviyesine ulaşamadı.
ABD ve İngiltere’deki seçkin üniversiteler listenin üst sıralarındaki hâkimiyetini sürdürüyor. İlk 100’de en fazla üniversiteye sahip ülke ABD olurken bu ülkeyi İngiltere ve Almanya izliyor.
Çin üniversiteleri hızla yükseliyor
Son 15 yıldaki gelişmeler, Asya’daki ve özellikle Çin’deki üniversitelerin Batılı kurumların tarihî üstünlüğünü giderek zorladığını gösteriyor.
Çin’in artık dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında sekiz kurumu bulunuyor. Bunların ikisi ilk 15’te yer alıyor. Çin üniversitelerinin yükselişinde büyük kamu yatırımları, uluslararası araştırmacıları hedefleyen programlar ve temel bilimler ile mühendislik alanındaki yoğun yayın faaliyetleri etkili oluyor.
Times Higher Education’ın ilk 100 listesinde ABD’den 37, İngiltere’den 11, Çin’den 8, Almanya’dan 7 ve Hollanda’dan 5 üniversite bulunuyor. İsviçre ise ETH Zürih ve EPFL ile iki kurum tarafından temsil ediliyor.
ABD’deki baskı İsviçre’ye ilgiyi artırdı
ABD’deki seçkin üniversiteler son dönemde siyasi ve mali baskılarla karşı karşıya bulunuyor. Trump yönetimi bazı üniversiteleri aşırı sol eğilimli olmakla ve antisemitizmle mücadelede yetersiz kalmakla suçluyor.
Federal araştırma kaynaklarının dondurulması ve yabancı öğrencilerin kabulünün zorlaştırılması, uluslararası öğrenciler ile araştırmacıları alternatif ülkelere yöneltiyor.
İsviçre üniversiteleri, ABD’den gelen öğrenci ve doktora başvurularında güçlü bir artış olduğunu bildiriyor. ABD vizesi alamayan Çinli ve İranlı öğrencilerin de İsviçre’ye daha fazla ilgi gösterdiği belirtiliyor.
Ancak yapay zekâyla bağlantılı alanlarda önde gelen araştırmacıların İsviçre’ye yönelişinin hâlâ sınırlı kaldığı ifade ediliyor.
Horizon Europe’dan dışlanmanın etkisi sürüyor
İsviçre üniversitelerinin gerilemesinde mali ve siyasi gelişmelerin de rol oynadığı belirtiliyor.
İsviçre’nin 2021 ile 2024 yılları arasında Avrupa Birliği’nin Horizon Europe araştırma programının dışında kalması, üniversitelerin araştırma fonlarına erişimini zorlaştırdı.
İsviçreli araştırmacılar, diğer ülkelerdeki üniversitelerle yürütülen ortak projelere sınırlı şekilde katılabildi ve önde gelen bilim insanlarını ülkeye çekmekte zorlandı. Bu durum, üniversitelerin uluslararası araştırma bağlantıları ile bilimsel yayınlara yapılan atıfları da etkiledi.
Bilimsel atıflar ve uluslararası araştırma ağları, dünya üniversite sıralamalarında önemli ölçütler arasında bulunuyor.
Federal hükümetin artan öğrenci sayılarına rağmen 2027’den itibaren eğitim ve araştırma alanlarında milyarlarca franklık tasarruf planlaması da üniversitelerde endişeye yol açıyor.
ETH ve diğer İsviçre üniversiteleri, planlanan kesintilerin ülkenin uluslararası rekabet gücünü zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
Her sıralama farklı sonuç veriyor
Dünyada en fazla kabul gören üç üniversite değerlendirmesi Times Higher Education, QS ve Shanghai sıralamaları olarak biliniyor. Ancak bu listeler farklı ölçütler kullandığı için aynı üniversite birbirinden oldukça farklı sonuçlar elde edebiliyor.
Shanghai sıralaması ağırlıklı olarak bilimsel yayınları, atıfları ve Nobel gibi büyük araştırma ödüllerini dikkate alıyor. Doğa bilimleri ve sayısal veriler bu sıralamada daha fazla önem taşıyor.
QS sıralamasında ise üniversitelerin akademisyenler ve uluslararası iş dünyasındaki itibarı öne çıkıyor. Öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayısı, uluslararasılaşma ve sürdürülebilirlik gibi göstergeler de değerlendiriliyor. İsviçre üniversitelerinin çoğu QS listesinde Shanghai sıralamasına göre daha düşük sonuçlar alıyor.
Times Higher Education ise eğitim, araştırma, uluslararası görünürlük ve üniversitelerin bilgiyi ekonomiye aktarma kapasitesini birlikte ölçmeyi amaçlıyor.
Zürih Üniversitesi Times sıralamasından çekildi
Üniversite sıralamalarında kullanılan yöntemler uzun süredir tartışılıyor. Zürih Üniversitesi, 2024 yılında Times Higher Education’a veri göndermeyi durdurdu.
Üniversite yönetimi, sıralamaların niteliğin yerine niceliğe fazla önem verdiğini ve kurumları daha kaliteli araştırmalar yerine daha fazla yayın yapmaya yönlendirdiğini savundu.
Üniversitelerin araştırma, eğitim ve topluma katkı alanlarındaki çok yönlü faaliyetlerinin tek bir puanla ölçülemeyeceği belirtildi.
Zürih Üniversitesi, QS ve Shanghai sıralamalarına katılmaya ise devam ediyor.
St. Gallen’in listede olmaması başarısızlık anlamına gelmiyor
Genel üniversite sıralamalarının matematik, bilişim, doğa bilimleri ve mühendislik gibi araştırma yoğun alanlara daha fazla ağırlık vermesi de eleştiriliyor.
Ekonomi ve işletme alanında dünyanın önde gelen kurumları arasında gösterilen St. Gallen Üniversitesi, kendi alanındaki özel sıralamalarda üst basamaklarda bulunmasına rağmen dünyanın en etkili üç genel üniversite listesinde artık yer almıyor.
Bu durum, bir üniversitenin genel sıralamada bulunmamasının eğitim ve araştırma kalitesinin düşük olduğu anlamına gelmediğini gösteriyor.
Tartışmalara rağmen üniversite sıralamaları uluslararası görünürlük, başarılı öğrencileri ve araştırmacıları çekme, akademik iş birlikleri kurma ve bağış toplama açısından önemini koruyor.
İsviçre üniversitelerinin büyük bölümü de sıralamaları uluslararası rekabette önemli bir kalite göstergesi olarak değerlendiriyor.