İSVİÇRE, TARAFSIZLIĞININ GELECEĞİNİ OYLAYACAK

İsviçre, 27 Eylül’de “Tarafsızlık İnisiyatifi”ni oylayacak. Halk, “daimi ve silahlı tarafsızlığın” anayasaya yeni bir maddeyle eklenip eklenmeyeceğine karar verecek.

İsviçre, 27 Eylül’de ülkenin tarafsızlık politikasının geleceğini belirleyecek önemli bir halk oylamasına gidiyor. “Tarafsızlık Girişimi”, daimi ve silahlı tarafsızlığın Anayasa’ya açık biçimde yazılmasını ve İsviçre’nin ekonomik yaptırımlara katılımının büyük ölçüde sınırlandırılmasını öngörüyor.

İsviçre’de 27 Eylül’de yapılacak halk oylamasında, ülkenin dış politikası açısından kritik önem taşıyan “İsviçre tarafsızlığının korunması” girişimi oylanacak.

İsviçre’nin tarafsızlığı 1848’den bu yana Federal Anayasa’da yer alıyor. Uluslararası alanda tanınan bu politika, ülkenin güvenliğini, bağımsızlığını ve refahını korumanın yanı sıra İsviçre’nin uluslararası krizlerde arabulucu rolü üstlenmesine de imkân sağlıyor.

DAİMİ VE SİLAHLI TARAFSIZLIK

Girişim, mevcut uygulamanın daha da sıkılaştırılmasını istiyor. Buna göre “daimi ve silahlı tarafsızlık” ilkesi doğrudan Anayasa’ya dahil edilecek. Ayrıca İsviçre’nin başka ülkelerin uyguladığı ekonomik yaptırımlara katılmasına ciddi sınırlamalar getirilecek.

Yeni düzenlemeye göre ekonomik yaptırımlar yalnızca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kararlaştırılması halinde uygulanabilecek. Yaptırımların aşılmasını önlemeye yönelik bazı tedbirler ise sürdürülebilecek.

İsviçre’nin askeri veya savunma ittifaklarıyla iş birliği yapması da yalnızca ülkeye yönelik doğrudan silahlı bir saldırı durumunda mümkün olacak.

UKRAYNA SAVAŞI SONRASI GÜNDEME GELDİ

Girişim, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının ardından İsviçre’nin Avrupa Birliği’nin Rusya’ya karşı uyguladığı yaptırımlara katılması sonrasında gündeme geldi.

Girişimin önde gelen isimlerinden biri eski Federal Konsey üyesi Christoph Blocher. İmza kampanyasını ve referandum sürecini, Blocher’in geçmişte başkanlığını yaptığı AUNS’un halefi olan Pro Schweiz organize etti. Girişime İsviçre Halk Partisi (SVP) ile farklı siyasi çevrelerden bazı isimler de destek veriyor.

“TARAFSIZLIK BİZİ KORUDU”

Girişimin destekçileri, İsviçre’nin tarafsızlık politikasının ülkeyi savaşların yıkımından uzak tuttuğunu ve barış, güvenlik ile refahın korunmasına katkı sağladığını savunuyor.

“Evet” cephesi, tarafsızlığın Anayasa’da daha güçlü biçimde güvence altına alınmasıyla İsviçre’nin dış baskılardan bağımsız bir dış politika izleyeceğini düşünüyor. Destekçilere göre ülke, askeri ittifaklardan ve küresel jeopolitik çatışmalardan daha fazla uzak durmalı.

HÜKÜMET VE PARLAMENTO “HAYIR” DİYOR

Ancak girişim Federal Konsey ve parlamentodaki geniş bir çoğunluk tarafından desteklenmiyor. Sosyal Demokrat Parti (SP), Merkez, FDP, Yeşiller ve GLP mevcut sistemin korunmasından yana.

Girişime karşı çıkanlar, 1848’den bu yana uygulanan tarafsızlık politikasının İsviçre’ye gerekli esnekliği sağladığını belirtiyor. Onlara göre mevcut sistem, değişen uluslararası koşullara karşı ülkenin çıkarlarını koruyabilmek için Federal Konsey’e yeterli hareket alanı bırakıyor.

Muhalifler, girişimin kabul edilmesi halinde bu hareket alanının ciddi biçimde daralacağını savunuyor.

Girişim sol çevrelerde “Pro-Putin girişimi”, bazı sağ ve merkez çevrelerinde ise “aldatmaca” olarak nitelendiriliyor. Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis ise Anayasa’ya belirsizlik yaratabilecek yeni ifadeler eklenmesine karşı çıkıyor.

Cassis’in mesajı net: “Tarafsızlığımız işliyor. Onu değiştirmemize gerek yok.”

27 EYLÜL’DE KARAR VERİLECEK

İsviçre halkı 27 Eylül’de sandık başına giderek ülkenin tarafsızlık politikasının geleceği konusunda karar verecek. Oylamanın sonucu, İsviçre’nin yaptırım politikalarından askeri ittifaklara ve uluslararası arabuluculuk rolüne kadar birçok alanda izlenecek politikayı doğrudan etkileyebilir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İsviçre Haberleri