“İsviçre Pasaportu Irkçılığa Ruhsat Değildir”

Watson yazarı Kilian Marti, referandum öncesinde gündelik hayatta karşılaştığı yabancı düşmanlığını anlattı: “Sessiz kalmak kolay ama tehlikelidir.”

BERN – İsviçre’de 14 Haziran’da yapılacak ve ülke nüfusunun 10 milyonla sınırlandırılmasını öngören tartışmalı halk oylaması öncesinde göç ve yabancılar konusundaki tartışmalar giderek sertleşirken, Watson yazarı Kilian Marti dikkat çeken bir köşe yazısıyla kamuoyuna seslendi.

Marti, İsviçre pasaportuna sahip olmasının bazı kişilere, kendisinin de yabancı karşıtı görüşleri paylaştığı izlenimini verdiğini belirterek, günlük hayatta sık sık yabancı düşmanlığı içeren sohbetlere maruz kaldığını anlattı.

“Sanki ortak bir düşman bulmuşuz gibi davranıyorlar”

Yazar, doğum günü kutlamalarında, aile toplantılarında veya kırsal bölgelerde yapılan sıradan sohbetlerin bir anda yabancılar hakkındaki şikâyetlere dönüştüğünü belirterek, bazı insanların kendisinden bu görüşlere destek beklediğini ifade etti.

Marti, özellikle ekonomik sıkıntılar, yaşam maliyetleri veya sosyal sorunlar konuşulurken bazı kişilerin tüm sorumluluğu göçmenlere yüklediğini ve bunun toplumda giderek yaygınlaştığını savundu.

“Yabancılar artık insan değil, sorunların sembolü haline getiriliyor”

Yazısında yaşadığı iki somut olayı örnek veren Marti, bir kişinin İsviçre’de İsviçreli olmanın artık zorlaştığını söyleyerek tüm sorunların sorumlusu olarak yabancıları göstermesini eleştirdi.

Başka bir olayda ise bir kişinin göl kenarında gördüğü insanların yüzde 60’ının yabancı olduğunu söyleyerek bunu başlı başına bir sorun olarak değerlendirdiğini aktardı.

Marti’ye göre bu yaklaşım, bireyleri insan olarak görmek yerine onları yalnızca “yabancı” kimliği üzerinden değerlendiren tehlikeli bir düşünce biçimini yansıtıyor.

“Sessizlik de bir onay anlamına gelebilir”

Yazar, bazı durumlarda tartışmaya girmemeyi tercih ettiğini ancak bunun kendisini rahatsız ettiğini belirterek şu görüşü dile getirdi:

“Sessizlik huzur sağlayabilir ama aynı zamanda yabancı düşmanlığının normalleşmesine de katkıda bulunabilir.”

Marti, göç politikalarının, nüfus artışının veya sosyal sistemlerin tartışılmasının demokratik bir hak olduğunu ancak tüm sorunların yabancılara yüklenmesinin kabul edilemez olduğunu savundu.

“Bu daveti reddediyorum”

Yazısını güçlü bir mesajla tamamlayan Marti, İsviçre’nin sadece İsviçre pasaportu taşıyanların değil, burada yaşayan, çalışan, çocuk yetiştiren ve topluma katkı sağlayan milyonlarca göçmenin de ülkesi olduğunu vurguladı.

Marti, şu ifadelerle çağrıda bulundu:

“İsviçre pasaportum, yabancı düşmanlığı temelinde kurulacak bir suç ortaklığının başlangıç noktası değildir. Bu daveti reddediyorum.”

Yazı, referandum öncesinde göç, entegrasyon ve toplumsal birlik konularındaki tartışmaların yeniden alevlendiği bir dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İsviçre Haberleri