İsviçre neden 10 milyonluk nüfus kısıtlamasını değerlendiriyor?

İsviçre, nüfusuna 10 milyon sınırı getirilmesini oylamaya hazırlanıyor. Üst sınır önerisi kabul edilirse, ülkenin Avrupa Birliği ile ilişkileri ve ekonomik modeli ciddi biçimde etkilenebilir.

Avrupa’da aşırı sağ partilere yönelik artan destek, Avrupa hükümetleri üzerinde göç konusunda daha sıkı kontroller getirme baskısı oluşturuyor. İsviçre ise bu fikri bir adım öteye taşıyabilecek bir öneriyi oylamaya hazırlanıyor nüfusuna bir üst sınır getirilmesi. 14 Haziran’daki oylama kabul edilirse, mevcut yaklaşık 9 milyon olan nüfusun 10 milyonun üzerine çıkması halinde mülteciler, nitelikli işçiler ve altı haneli maaş alan üst düzey yöneticiler arasında fazla bir ayrım yapılmaksızın yeni gelenlere yönelik genel bir yasak uygulanmasına kadar varabilecek bir sürece yol açabilir.

Oylama, ülkenin anayasa değişiklikleri ve politikalar hakkında düzenlenen kendine özgü halk oylaması sistemi kapsamında yapılacak ve anketler teklifin kabul edilme ihtimalinin bulunduğunu gösteriyor.Risk ise bunun, İsviçre’nin rekabet gücüne zarar verebilecek kritik beceri eksikliklerine yol açması. Sonuç, vatandaşların ülkelerini bu kadar cazip bir destinasyon haline getiren bazı özellikleri korumak için ne kadar ileri gitmeye hazır olduklarını gösterecek.

İsviçre’de nüfus sınırı çağrısını ne tetikledi?

İsviçre’nin dinamik ekonomisi, ülkeyi yabancı işçiler için önemli bir çekim merkezi haline getirdi. Ülke, UBS Group, Nestle ve Novartis gibi küresel şirketlere ev sahipliği yapıyor. Nispeten düşük vergileri, yüksek nitelikli nüfusu ve yalın devlet yaklaşımı da Google, IBM ve Walt Disney gibi büyük yabancı şirketleri cezbetti. Kişi başına düşen ekonomik üretimi şu anda dünyada altıncı sırada yer alıyor. Ülke nüfusu yaklaşık beş on yıldır istikrarlı şekilde artıyor ve birçok yerli artık fahiş kiralardan, trafik sıkışıklığından ve tren ile otobüslerdeki aşırı kalabalıktan şikâyet ederek bunların yaşam kalitelerine zarar verdiğini söylüyor.

Sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP), son seçimde İsviçre vatandaşlığını bir hak değil ayrıcalık olarak sunan bir kampanya ile oyların yüzde 28’ini kazandı. Parti, 2023 yılında nüfus sınırı fikrini ortaya attı ve bunu İsviçre yaşam tarzını korumanın ve çevreyi aşırı insan faaliyetlerinden muhafaza etmenin bir yolu olarak sundu.

İsviçre’nin nüfusu ne kadar hızlı artıyor?

Dünya Bankası verilerine göre İsviçre’nin nüfusu son on yılda yaklaşık yüzde 10 arttı. Bu oran, aynı dönemde nüfusun yüzde 2’den az arttığı Avrupa Birliği’ne kıyasla çok daha hızlı. İsviçre’deki nüfus artışının en büyük nedeni göç. Doğumlar ile ölümler arasındaki farkı ifade eden doğal artış ise toplam artışın yalnızca yaklaşık onda birini oluşturuyor. Artış özellikle 2023 yılında yüksekti; çünkü ulusal istatistikler ilk kez Ukrayna’dan gelen mültecilerin gelişini hesaba kattı. Çoğu yılda göçmenler büyük ölçüde AB ülkelerinden veya İsviçre ile serbest ticaret ve ortaklık anlaşması bulunan ülkelerden geldi.

Oylama kabul edilecek mi?

Plan, İsviçre’de her zaman en büyük partilerden oluşan ve SVP’yi de içeren hükümet tarafından desteklenmemesine rağmen, kabul edilme ihtimali azımsanmayacak düzeyde. Kasım ayı sonlarında yapılan ve 7 Aralık’ta yayımlanan bir ankete göre seçmenlerin yüzde 48’i ya teklifi desteklemeye meyilli ya da zaten destekleme kararı almış durumda. Daha küçük bir oran olan yüzde 41 karşı çıkarken, yüzde 11 kararsız.

İsviçre’nin doğrudan demokrasi sisteminde vatandaşlar, miras vergilerinden maymunlara insan hakları verilip verilmemesine kadar uzanan konularda yılda dört defaya kadar oy kullanabiliyor. Genellikle bir teklife verilen destek, oylama tarihi yaklaştıkça azalır. Ancak temmuz ayında yapılan daha önceki bir anket de nüfus sınırı fikri için yüzde 48’lik bir destek oranı göstermişti; bu da desteğin kolay kolay azalmayacak istikrarlı bir tabana sahip olduğunu düşündürüyor.

Nüfus sınırı uygulanırsa ne olacak?

Planın destekçileri, İsviçre nüfusunun 2050’den önce 9,5 milyon sınırını aşması halinde devreye girecek çok aşamalı bir düzenleme öneriyor. Bunun gerçekleşmesi oldukça muhtemel: Mevcut tahminler, ülkenin beş yıl içinde bu eşiğe yaklaşacağını ve 2035’e kadar aşacağını öngörüyor. İlk hedef, sığınmacılar ve İsviçre’ye yerleşmiş yabancıların kendilerine katılmak isteyen aile üyeleri olacak. Ülkeye geçici olarak kabul edilen kişiler artık oturma veya yerleşme izni, vatandaşlık ya da başka herhangi bir ikamet hakkına sahip olamayacak.

Nüfus 10 milyon eşiğini aşarsa, ülke teklifin “nüfusu artırıcı” olarak tanımladığı uluslararası anlaşmalardan çekilecek. Bundan iki yıl sonra nüfus yeniden 10 milyonun altına düşmezse, İsviçre son adım olarak Avrupa Birliği ile yaptığı serbest dolaşım anlaşmasından çıkacak. Bu durum, İsviçre’nin AB ile yaptığı diğer çok sayıda ikili anlaşmanın iptalini tetikleyeceği için geniş kapsamlı sonuçlar doğuracak ve ülkenin AB’nin tek pazarına erişimini tehlikeye atacak. Ayrıca şu anda İsviçre’de yaşayan ve çalışan yaklaşık 1,5 milyon AB vatandaşının ikamet haklarını da tartışmalı hale getirecek.

İsviçre ve ekonomisi üzerindeki etkisi ne olabilir?

Teklifin ekonomik etkisine dair resmi bir tahmin bulunmuyor ancak bunun büyüme üzerinde baskı oluşturacağı genel olarak varsayılıyor. Beklenen iş gücü eksiklikleri ve toplumun hızlanan yaşlanmasının yanı sıra, İsviçre ihracatının yüzde 40’ından fazlasının gittiği AB ile yapılan ikili anlaşmaların ortadan kalkması halinde ciddi ticaret aksamaları riski de bulunuyor. Girişimin savunucuları ise bu tür sorunların daha düşük kira fiyatları ile altyapı ve kamu refahı maliyetlerindeki düşüşle dengeleneceğini savunuyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İsviçre Haberleri