ZÜRİH – İsviçre’nin hava savunma kapasitesi ciddi şekilde tartışma konusu oldu. Aargauer Zeitung’un aktardığına göre, yeni Ordu Komutanı Benedikt Roos, ülkenin hava tehditlerine karşı “neredeyse hiçbir savunma gücü olmadığını” açıkça dile getirdi.
İsviçre’nin elinde yalnızca iki eski sistem bulunuyor: 1960’lardan kalma uçaksavar topları ve 1990’lardan kalma Stinger füzeleri. Bu sistemler ise sadece sınırlı tehditlere karşı etkili olabiliyor.
Patriot teslimatı 2034’e sarktı
İsviçre, 2022 yılında ABD’den yaklaşık 2 milyar İsviçre frangı karşılığında Patriot hava savunma sistemleri sipariş etmişti. Ancak Aargauer Zeitung’a göre, teslimat tarihleri iki kez ertelendi ve ilk sistemlerin en erken 2034 yılında teslim edilmesi bekleniyor.
Yeni sistem arayışı başladı
Bu gecikmeler üzerine Federal Konsey, ikinci bir uzun menzilli hava savunma sistemi için harekete geçti. Habere göre İsviçre, Almanya, Fransa, İsrail ve Güney Kore’den toplam beş sistem hakkında bilgi talep etti.
Değerlendirmede şu kriterler öne çıkıyor:
* Teslim süresi
* Maliyet
* Performans
* Avrupa’da üretim payı
Avrupa sistemi öne çıkıyor
Aargauer Zeitung’un analizine göre, Fransız-İtalyan ortak yapımı SAMP/T Yeni Nesil sistemi, Avrupa üretimi olması nedeniyle en güçlü adaylardan biri. Sistem, 150 kilometreden fazla menzile sahip ve gelişmiş füze tehditlerine karşı kullanılabiliyor.
İsrail seçeneği tartışma yaratabilir
İsrail üretimi David’s Sling sistemi de güçlü adaylar arasında yer alıyor. Ancak bu sistemin ABD ile ortak üretim olması, İsviçre’nin yeniden ABD’ye bağımlı hale gelmesi riskini doğuruyor. Ayrıca İsrail’den yapılacak bir tedarik, siyasi tartışmalara yol açabilir.
Güney Kore sürprizi
Güney Kore’nin L-SAM sistemi ise yüksek önleme kapasitesiyle dikkat çekiyor. Ancak sahadaki deneyiminin sınırlı olması, bu seçeneği daha riskli hale getiriyor.
Zaman ve bütçe belirleyici olacak
Haberde, İsviçre’nin yeni sistemi hızlı şekilde tedarik etmek zorunda olduğu vurgulanıyor. Uzun değerlendirme süreçlerinin kriz ortamında mümkün olmadığı belirtilirken, en kritik unsurun finansman olduğu ifade ediliyor.