İsviçre Milli Takımı için masal burada sona ermiş olabilir. Ancak bu Dünya Kupası, İsviçre futbol tarihinin en önemli sayfalarından biri olarak hafızalara kazınacaktır. Yetmiş iki yıl sonra çeyrek finale yükselen bu takım, sadece aldığı sonuçlarla değil, ortaya koyduğu karakterle de milyonların takdirini kazandı. Murat Yakın ve öğrencileri, turnuva boyunca dünyanın en büyük futbol ülkelerine İsviçre’nin artık sıradan bir takım olmadığını gösterdi.
Bu başarı elbette tesadüf değil. Eleme grubundan başlayarak Dünya Kupası’na kadar uzanan süreçte Murat Yakın, sadece bir teknik direktör değil, aynı zamanda bir lider olduğunu kanıtladı. Uzun yıllardır eleştirilen İsviçre Milli Takımı’nı yeniden ayağa kaldırdı, oyuncularına özgüven aşıladı ve sahaya korkmayan bir takım çıkardı. Özellikle takım içindeki birlik, oyuncularla kurduğu güçlü iletişim ve maçları okuma becerisi, İsviçre’yi dünyanın en iyi sekiz takımı arasına taşıdı.
Arjantin karşısında oynanan çeyrek final mücadelesi de bunun en büyük göstergesiydi. Son dünya şampiyonuna karşı sahaya çıkan İsviçre, uzun bölümler boyunca oyunun içinde kaldı, geri düştü ama pes etmedi. Dan Ndoye’nin golüyle skoru eşitleyen ekip, uzatma dakikalarına kadar dev rakibini zorladı. Hatta birçok futbol otoritesine göre İsviçre, Arjantin karşısında beklenenden çok daha cesur ve organize bir futbol ortaya koydu.
Ancak futbolda bazen rakibiniz yalnızca karşınızdaki takım olmaz. Dün gece hakem kararları da maçın önüne geçti.
Breel Embolo’nun gördüğü kırmızı kart, karşılaşmanın kırılma anı oldu. VAR incelemesinin ardından “hakemi aldatmaya yönelik hareket” gerekçesiyle ikinci sarı kartını gören Embolo, takımını uzatmaların en kritik bölümünde on kişi bıraktı. İsviçre cephesi karara büyük tepki gösterirken, Murat Yakın maç sonrasında “Bu kural bugün oyunumuzu mahvetti” sözleriyle yaşadığı hayal kırıklığını dile getirdi.
Bununla birlikte, duygularımız ne olursa olsun, Embolo’nun o pozisyondaki pervasızlığını da görmezden gelemeyiz. Dünya Kupası çeyrek finali gibi bir sahnede, sarı kartı bulunan tecrübeli bir oyuncunun kendisini böyle bir riskin içine atması kabul edilebilir değil. O anda yapılan küçük bir hata, milyonların umutlarını etkileyebiliyor. Tecrübe, tam da böyle anlarda soğukkanlı kalabilmektir.
Yine de bugün kimse İsviçre’nin başarısını gölgelememeli. Bu takım, son dünya şampiyonunu uzatmalara taşıdı, dünya devleriyle başa baş oynadı ve İsviçre futbolunun geleceğine dair büyük umut verdi. Arjantin yarı finale yükseldi, ancak İsviçre de bu turnuvadan başı dik ayrıldı.
Ve son söz Murat Yakın’a…
Uzun yıllardır tanıdığımız, sakinliği, karakteri ve futbol bilgisiyle öne çıkan Murat Yakın, artık yalnızca İsviçre’nin teknik direktörü değil; ülke futbol tarihinin en önemli isimlerinden biri haline geldi. Turnuva bitti, ama geriye çok önemli bir miras kaldı: Artık kimse İsviçre’ye küçük takım gözüyle bakmayacak. Çünkü Murat Yakın’ın kurduğu takım, bunu değiştirdi.