GSTAAD – İsviçre’nin ultra zenginlere ev sahipliği yapan ünlü tatil beldesi Gstaad’da görülen dava, lüks villaların perde arkasındaki çarpıcı iddiaları gündeme taşıdı. Tages-Anzeiger gazetesinin haberine göre, Sırp bir çift ve üvey kızlarının yıllar boyunca yaklaşık 40 kadını sistematik biçimde sömürdüğü öne sürülüyor.
Savcılığa göre Sırbistan’dan getirilen kadınlar, Gstaad’daki milyoner ve milyarderlerin malikânelerinde temizlikçi olarak çalıştırıldı. Kadınların günde 16 saate kadar, haftanın yedi günü çalıştırıldığı ve buna karşılık aylık yalnızca 1.500 İsviçre Frangı ödeme yapıldığı iddia ediliyor.
Lüks yaşamın görünmeyen yüzü
Dava, Bern kantonuna bağlı Thun’daki Bölge Mahkemesi’nde görülüyor. Yargılama sürecinde, İsviçre’nin en pahalı yaşam merkezlerinden biri olan Gstaad’daki bazı lüks evlerde görev yapan temizlik işçilerinin maruz kaldığı koşullar detaylı biçimde ele alınıyor.
İddianameye göre sanıklar, kadınları daha iyi çalışma ve yaşam koşulları vaadiyle İsviçre’ye getirdi. Ancak mağdurların uzun saatler boyunca ağır şartlarda çalıştırıldığı, ücretlerinin düşük tutulduğu ve büyük ölçüde işverenlerine bağımlı hâle getirildiği ileri sürülüyor.
40 kadın mağdur olabilir
Soruşturma kapsamında yaklaşık 40 kadının mağdur olduğu değerlendiriliyor. Savcılık, sanıkları insan ticareti, yasa dışı istihdam ve iş gücü sömürüsü suçlamalarıyla yargılıyor.
Davanın merkezinde yalnızca sanıkların değil, aynı zamanda bu hizmetlerden yararlanan varlıklı ev sahiplerinin çalışma koşullarından haberdar olup olmadıkları sorusu da bulunuyor.
Gstaad sistemi mercek altında
Tages-Anzeiger’in değerlendirmesine göre dava, “Gstaad sistemi” olarak adlandırılan ve büyük ölçüde gizlilik üzerine kurulu bir yapıyı da gözler önüne seriyor. Bu sistemde, çok büyük servetlere sahip kişiler ile onlar için çalışan emekçiler arasındaki belirgin güç farkı dikkat çekiyor.
Karar merakla bekleniyor
Mahkemenin önümüzdeki günlerde sanıkların cezai sorumluluğuna ilişkin kararını açıklaması bekleniyor. Dava, İsviçre’de lüks yaşamın arka planındaki emek koşullarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle göçmen kadınların kayıt dışı ve düşük ücretli işlerde karşılaştıkları riskler bir kez daha gündeme taşındı.