Eski Başkonsolos Gürsel Demirok’tan Avrupa’daki Türkiye Kökenlilere Çağrı: “Yeni Köprüler Kurulmalı”

Türkiye’nin Zürih eski Başkonsolosu Gürsel Demirok, Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenli siyasetçilerle ilişkilerin günlük siyasi tartışmaların ötesinde, uzun vadeli bir devlet politikası çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurguladı.

ZÜRİH – Türkiye Cumhuriyeti’nin Zürih eski Başkonsolosu Gürsel Demirok, kaleme aldığı “Avrupa’ya yeni köprüler kurmak” başlıklı köşe yazısında, Avrupa’da giderek güçlenen Türkiye kökenli siyasetçilerin, akademisyenlerin ve kanaat önderlerinin Türkiye ile ilişkilerinin daha kurumsal bir zemine taşınması gerektiğini ifade etti.

Medyagünlüğü’nde geçtiğimiz hafta yayımlanan “Avrupa’daki Türkiye kökenli siyasetçiler” başlıklı yazısına gelen okuyucu yorumlarını değerlendiren Demirok, Avrupa ülkelerinin parlamentolarında görev yapan Türkiye kökenli siyasetçilerin sayısındaki artışın önemli bir gelişme olduğunu belirtti.

Ancak Demirok’a göre, Avrupa’da yetişen yeni kuşak siyasetçilerin önemli bir bölümü, yaşadıkları ülkelerin siyasi ve kültürel iklimi içinde şekilleniyor. Bu durumun zaman zaman Türk diasporasını ilgilendiren konulara mesafeli durmalarına yol açtığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

“Diaspora günlük siyasetin konusu olmamalı”

Okurlarından gelen görüşlere geniş yer veren Demirok, en dikkat çekici mesajlardan birinin, Türkiye’nin yurt dışındaki vatandaşlarına yönelik politikalarının günlük siyasi tartışmaların değil, uzun vadeli bir devlet politikasının parçası olması gerektiği yönündeki değerlendirme olduğunu aktardı.

Bir okuyucunun şu sözlerini paylaşan Demirok, bu yaklaşımın üzerinde düşünülmesi gerektiğini vurguladı:

“Türkiye’nin Avrupa’daki insanlarına yönelik politikası günlük siyasetin değil, devlet politikasının konusu olmalıdır. İç siyasetteki kutuplaşma yurt dışındaki vatandaşlarımıza taşınmamalıdır. Birleştirici bir dil kullanılmalı; siyasetçiler, iş insanları, akademisyenler, bilim insanları ve sivil toplum temsilcileri ortak değerlerde buluşturulmalıdır.”

“Avrupa’daki Türkiye kökenli nüfus 6 milyonu aştı”

Bugün Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenli nüfusun 6 milyonu geçtiğine dikkat çeken Demirok, bu topluluğun yalnızca ekonomik hayatta değil; siyaset, bilim, kültür, sanat ve kamu yönetimi alanlarında da önemli başarılara imza attığını belirtti.

Almanya’dan Hollanda’ya, İsviçre’den Belçika’ya, Avusturya’dan Fransa ve İsveç’e kadar birçok ülkede Türkiye kökenli milletvekillerinin, belediye başkanlarının, bakanların ve Avrupa Parlamentosu üyelerinin görev yaptığını hatırlatan Demirok, spor alanında da benzer başarı hikâyelerinin yaşandığını ifade etti.

Murat Yakın örneği

Yazısında İsviçre Milli Takımı Teknik Direktörü Murat Yakın’ın başarılarına da değinen Demirok, Deutsche Welle’nin Yakın’ın hayat hikâyesine ilişkin değerlendirmesine yer verdi.

Türkiye’den İsviçre’ye göç eden bir ailenin çocuğu olan Murat Yakın’ın, zorlu yaşam koşullarından dünya futbolunun zirvesine uzanan başarı hikâyesinin, Avrupa’daki Türkiye kökenlilerin potansiyelini gösteren önemli örneklerden biri olduğunu ifade etti.

Somut öneriler sıraladı

Demirok, Avrupa’daki Türkiye kökenli siyasetçilerle daha güçlü ilişkiler kurulabilmesi için çeşitli önerilerde bulundu.

Bu kapsamda:

* TBMM bünyesinde Avrupa’daki Türkiye kökenli siyasetçilerle sürekli temas kuracak bir “Parlamenter Diplomasi Platformu” oluşturulması,
* Dışişleri Bakanlığı ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı koordinasyonunda her yıl “Avrupa Türkiye Kökenli Siyasetçiler Forumu” düzenlenmesi,
* Üniversiteler, belediyeler, ticaret odaları ve düşünce kuruluşlarının ortak projeler geliştirmesi,
* Avrupa’da siyaset yapmak isteyen genç Türkiye kökenlilere yönelik liderlik ve değişim programlarının desteklenmesi

önerileri öne çıktı.

“En önemli ilke ayrım yapmamak”

Demirok, bütün bu çalışmalar yürütülürken siyasi görüş ayrılıklarının ön plana çıkarılmaması gerektiğini vurgulayarak, “İktidara yakın ya da uzak, muhafazakâr ya da sosyal demokrat, sağcı ya da solcu ayrımı yapılmadan ortak kültürel bağlar ve karşılıklı saygı temelinde hareket edilmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası ilişkilerin artık yalnızca hükümetler arasında yürümediğini belirten Demirok, parlamentoların, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, düşünce kuruluşlarının ve diaspora topluluklarının da diplomasinin vazgeçilmez aktörleri hâline geldiğini ifade etti.

Köşe yazısını, “Ortak geçmişten beslenen, karşılıklı güven üzerine kurulan ve geleceğe birlikte bakan yeni köprüler kurabilmek dileğiyle” sözleriyle tamamlayan Demirok, Avrupa’daki Türkiye kökenli siyasetçilerin yeni diplomasi anlayışının önemli unsurlarından biri olduğunun altını çizdi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İsviçre Haberleri