Eleştiri yetmez; çözüm de gerekir

Şeref Yıldız

Demokrasilerde muhalefetin en temel görevi, iktidarı denetlemek ve yanlış gördüğü uygulamaları eleştirmektir. Ancak etkili bir muhalefet yalnızca eleştirmekle yetinmez; aynı zamanda toplumun karşı karşıya bulunduğu sorunlara uygulanabilir çözümler de sunar. Çünkü siyaset, sadece mevcut düzeni sorgulamak değil, yerine neyin ve nasıl konulacağını ortaya koyma sanatıdır.

Bugün toplumun gündeminde hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, yüksek enflasyon, esnafın artan borç yükü, iflaslar, asgari ücretlinin alım gücündeki düşüş, sağlık sistemindeki aksaklıklar, yolsuzluk, rüşvet ve liyakat tartışmaları gibi pek çok önemli sorun yer almaktadır. Vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen bu meseleler doğal olarak çözüm beklemektedir.

Buna rağmen kamuoyunda dile getirilen eleştirilerin önemli bir kısmı, bu sorunların nasıl çözüleceğine ilişkin somut projelerle desteklenmemektedir. Çoğu zaman “Önce mevcut iktidar gitsin, sonrasına bakarız” anlayışı ön plana çıkmaktadır. Oysa seçmen yalnızca mevcut yönetimin neden yanlış olduğunu değil, alternatifin ülkeyi hangi kadrolarla, hangi programla ve hangi yol haritasıyla yöneteceğini de görmek ister.

Tarih, yalnızca yıkmayı hedefleyip yerine ne inşa edeceğini ortaya koyamayan siyasi hareketlerin uzun vadede başarılı olamadığını gösteren örneklerle doludur. Bir ülkenin geleceği sloganlarla değil; ekonomi, hukuk, eğitim, sağlık, güvenlik ve dış politika alanlarında hazırlanmış gerçekçi programlarla şekillenir.

Siyasette zaman zaman “umut”, “değişim” ve “bahar” gibi kavramlar öne çıkarılır. Bunlar seçmene moral verebilir; ancak tek başına yeterli değildir. Toplum artık güçlü söylemlerden çok uygulanabilir projeler görmek istemektedir. Kalabalıkları peşinden sürüklemek başka, ülkeyi yönetebilecek vizyon ortaya koymak ise bambaşka bir sorumluluktur.

Eleştiriyi merkeze alan siyaset anlayışı, zamanla çözüm üretme kapasitesini zayıflatır. Rakibinin hataları üzerine siyaset inşa etmek kısa vadede siyasi kazanç sağlayabilir; ancak uzun vadede toplum, krizleri yönetecek kadroları, tutarlı politikaları ve uygulanabilir projeleri esas alır.

Devlet yönetimi, anlık popülerlik yarışından çok uzun soluklu bir sorumluluktur. Bu nedenle siyasi aktörlerin yalnızca neye karşı olduklarını değil, neyi nasıl gerçekleştireceklerini de açık biçimde ortaya koymaları gerekir. Gerçek liderlik, sorunları dile getirmek kadar, çözüm yollarını da cesaretle ve ayrıntılarıyla ortaya koyabilmektir.

Türk siyasi tarihinin önemli isimlerinden merhum Osman Bölükbaşı, hitabetiyle büyük kalabalıkları peşinden sürükleyen bir siyasetçiydi. Meydanları doldurur, dinleyenleri etkilerdi; ancak bu ilgi her zaman sandığa aynı şekilde yansımazdı.

Bu durumu anlatan meşhur bir siyasi anekdot vardır.

Siyasette yıldızı yeni parlayan Süleyman Demirel, Kırşehir’i ziyaret ettiğinde büyük bir coşkuyla karşılanır ve onuruna deve kurban edilir. Demirel’in yakın çevresi, Bölükbaşı’nın memleketinde kendisine gösterilen bu ilgiyi öne çıkararak, “Üstat, size koç kesmişlerdi; bana ise deve kestiler.” diyerek durumu bir üstünlük göstergesi olarak dile getirir.

Osman Bölükbaşı ise tebessüm ederek tarihe geçen şu cevabı verir:

“Evlat, bizim oralarda deveye deve, koça koç keserler.”

Bu kısa diyalog, Türk milletinin ferasetini anlatan güçlü bir siyasi mesaj niteliğindedir. Türk milleti, söylem ile icraatı, görüntü ile hakikati, heyecan ile liyakati birbirinden ayırabilecek siyasi birikime sahiptir. Geçici heyecanlara kapılsa da karar anı geldiğinde değerlendirmesini kendi ölçülerine göre yapar.

Sonuç olarak toplumun beklentisi, yalnızca mevcut düzeni eleştiren değil; geleceğe ilişkin güven veren, tutarlı, uygulanabilir ve somut çözümler sunan bir siyaset anlayışıdır. Çünkü millet, sloganlardan çok projelere; polemiklerden çok hizmete; belirsizlikten çok güven veren bir vizyona ihtiyaç duymaktadır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.