Cemil Baysal
BERN- 11 Aralık'taki bakanlık yarışı ve görüşmelerinde herkesin Hristiyan Demokrat Parti CVP'nin Yeşillerin Federal Konsey'e girmesini destekleyeceğini beklerken, CVP buna sıcak bakmadığını açıkladı. Böylece Yeşiller Başkanı Regula Rytz'in işi daha da zorlaştı. Gerhard Pfister, grubunun Federal Konsey seçimlerindeki mücadelesinde Yeşilleri niçin yolda bıraktığını ve FDP'nin iki koltuğunu kurtarmak istediklerini açıkladı. Ve gelecekte hükümet kurmak için yeni bir formül önerdi.
-SORU: Yeşiller Federal Konsey'de olmayı çok istiyorlar ve CVP oylarıyla siz bunun olup olmayacağına karar verebilir. Ne yapacaksınız?
Gerhard Pfister: Parti merkezimiz dün Bayan Rytz'ı bir görüşmeye davet etmemeye karar verdi. Görünen o ki grubun çoğunluğu Federal Konsey'de ona oy vermeyecek.
-Bu hayır beklenmedik şekilde acele geliyor. Kararı nasıl bir gerekçe gösterirsiniz?
Gerhard Pfister: Belli bir ikilem arasında kaldığımızı kabul ediyorum. Bir yandan, Yeşilleri büyük oranda güçlendiren seçmenlerin iradesine saygı duymak istiyoruz. Öte yandan, istikrar, süreklilik ve kantonların uygun şekilde temsil edilmesi gibi değerlere de önem veriyoruz. Terazinin kefesine bakınca merkez grup bu görüşmeden vazgeçmeye karar verdi. Çünkü bütün partiler olarak gelecekte Federal Konsey'de nasıl uyum sağlayacağımızı öncelikle belirginleştirmek zorundayız.
-Bu sanki bir bahane gibi geliyor: Sanki gücünüzü korumak için sadece zaman kazanmak istiyorsunuz gibi.
Gerhard Pfister: Hayır. Yeşillerin iddiasının sağlam bir temele dayandığını kabul ediyorum. Ancak Yeşillerin kendilerinin de bu seçim zaferine biraz şaşırmış olduğu izlenimini edindik. Görevdeki bir Federal Konsey üyesine saldırmak isteyen herkes bir ivme kazanmak zorunda. Ve merkez fraksionu olarak bu ivmeyi göremedik.
-Yeşillerden birini seçerek, CVP'nin Federal Konseyde önemli kilit bir rol almasına sağlayabilirdiniz: Üç Federal meclis üyesi solda, üç tanesi sağda ve her şeye karar verebilecek olan CVP. Bu cazip bir durum değil miydi?
Gerhard Pfister: Bu durum sadece gücü ele geçirmek düşüncesi olacaktı ve bu tavsiye edilecek bir durum değil. Ayrıca bu ifade de doğru değil çünkü Federal Konseyde çoğulculuk oldukça değişken ve sağ-sol şemasına göre yayın düşüncenin aksine çok daha az ortaya çıkmaktadır.
-Sizin kararınızla muhtemelen FDP'nin ikinci koltuğunu kurtaracaksınız. Tersine, 2003'te liberaller, CVP 'nin ikinci koltuğunu SVP'ye vermek konusunda hiçbir sıkıntı yaşamamışlardı. Neden bu kadar iyimsersiniz ve bu iyiliği yapıyorsunuz?
Gerhard Pfister: İntikam, siyasette her zaman kötü bir rehberdir. Ancak, elbette, o zamanki CVP gibi FDP'nin, federal bir Konsey koltuğu sözkonusu olduğunda olayların seyrine bağlı olarak bununla uğraşmak zorunda olduğu görüşündeyim. Yani FDP de yeni durum ve gelecekteki gelişimi ile ciddi başa çıkmak için uğraş veriyor– tıpkı diğer tüm partiler gibi. FDP de diğer bütün partiler gibi, yeni durum ve gelecekteki gelişmeler ile ciddi şekilde ilgileniyor.
-Bu konuda aklınızdan neler geçiyor?
Gerhard Pfister: Tarafları, birlikte ülke hükümetinin kurulumunda gelecekte hangi kuralları ve kriterlerleri bir araya getirmemiz gerekitği yönündeki konuları tartışabileceğimiz bir uyum zirvesine davet ediyorum.
-Bunun nasıl gerçekleşeceği hakkında bir fikriniz var mı?
Gerhard Pfister: En azından bu konuda ilk düşüncelerimiz var. 1959'daki sihirli formülün başarısı, her zaman Parlamentonun yüzde 80'inden fazlasının ve dolaylı olarak nüfusun Federal konseyde temsil edildiğini göstermiştir. 20 Ekim'deki seçimlerden sonra, şimdi yüzde 69'dan biraz daha fazlası var. Ama aynı zamanda, insanların doğrudan Federal Konsey'e de oy vermesini istemiyoruz. Bu yüzden hükümetin parlamentodaki güç dengesini daha iyi nasıl temsil edeceğini düşünmek zorundayız. Örneğin biri, Ulusal Meclis'teki grupların sandalyelerini bir kriter olarak alıp ve Federal Konsey'in buna göre oluşturulduğunu düşünebilir. Yani bir grubun Ulusal Meclis'te kaç sandalyesi olduğunu ve Kantonlar Meclisi'nde ne kadar sandalyesi olduğuna bakılır. Meclis'teki 246 sandalyeyle karşılaştırıldığında bunun Federal Konsey'de 35 sandalyeye yer verileceği anlamına geliyor.
-Bu durumda Kantonlar Meclisi'nde geneleksel olarak sizin ve FDP'nin en güçlü olduğunuz bir temsil ağırlığı kazandırırdığını mı gösterir?
Gerhard Pfister: Hayır.Kantonlar Meclisi bu hesapta eşit değil, çünkü Ulusal Meclise oranla daha az sandalye bulunuyor. Diğer taraftan tam tersi: Ulusal Meclis'de çok güçlü olan ancak Kantonlar Meclisi'nde temsil edilmeyen bir partinin şansı vardır. Ama dediğim gibi: Bu sadece ilk düşüncemiz. Ama tabii ki başka şeyler hakkında da konuşulabilir, SP 7 Federal Konsey üyesi yerine 9'a yükselmesi hakkında bir tartışma başlatmak istiyor. Önemli olan, basitçe yeni bir ortak fikirde buluşmamız. Çünkü aksi takdirde, SVP'nin 90'larda başına gelenler gibi bir durum olma riski vardır: Federal Konsey'de hep küçük tutuldular ve muhalefet içinde hep daha da büyüdüler. Uyumluluk içinde olmak entegre olmakla gerçekleşir ve dışlamakla olmamalı.
-Parlamentodan bahsedersek: Bu seçimlerden sonra, CVP yine çoğunluğu sağlayan parti rolünde olacaktır. Bu nedenle seçimin gizli kazananı olarak lanse ediliyorlar.
Gerhard Pfister: Ama benim için böyle değil. Delegelerin seçimlerden sonra beni ayakta alkışlayarak karşılamalarına şaşırdım. Gerçekten açık bir şekilde kazandığımızda acaba nasıl aşkışlayacaklar? Elbette, çoğu sonucun her yerde öngörüldüğü ve yazıldığı kadar kötü çıkmaması konusunda rahatladılar. Sonuçta seçmenlerin büyük bir kısmını kaybetmeyen oyunu koruyabilen tek Federal Konsey'de temsil edilen bir partiyiz. Fakat kendimizi kandırmamalıyız: biz de kaybettik.
-Buna rağmen CVP'nin kurullardaki politik etkisi artacak, bundan memnun olmalısınız.
Gerhard Pfister: CVP'nin ortada, çözümler geliştiren ve İsviçre'yi destekleyen bir merkez parti olarak yine klasik rolünü oynayabilecek olması kesinlikle olumlu bir durum. Son zamanlardaki sorun, parlamentodaki çoğunlukların değişiklik göstermesiydi: Ulusal Meclis'de merkez sağ, Kantonlar Konseyi'nde merkez sol. Bu durum bir çözüm bulmayı çok zorlaştırdı. Artık Ulusal Meclis'deki sağ görüşlü FDP-SVP çoğunluğu yok. Bu oyun alanını daha da genişletiyor.
-Tersinden bakıldığında CVP, bu durumda küçük ortak olarak ciddiye alınmayı riske ediyor. Bazen sol bazen de sağ partiler tarafında.
Gerhard Pfister: Bu rol, fırsatları ve riskleri beraberinde getirir. Gerçi etkimizi kanıtlayabiliriz. Ama elbette sağdan olduğu gibi soldan da baskı altında olacağız. Bu yüzden açıkça söylüyorum: Sadece teraziyi dengelememiz yeterli değil. CVP her şeyi açıkça ortaya koymalı ve önemli işlerde kendi çözümleriyle liderlik etmelidir.
-Ama şimdi, EVP ve BDP ile yeni bir siyasi fraksiyon grubu oluşturdunuz. “Orta Grup”. Yani, bir dereceye kadar kendi isimlerinizden vazgeçiyorsunuz ve üç ek koltuk ve Federal Konsey koltuğunuz için bir tartışma argümanı daha demek bu
Gerhard Pfister: Biz hiçbir şeyden vazgeçmiyoruz. Uzun zamandan beri EVP ile siyasi birlikteliğimiz var ve şimdi buna BDP eklendi. Bunu siyaseten doğru olduğundan yaptık, Federal Konsey seçimlerine yönelik değil. Yeni isim “Merkez grup” siyaseten nerde durduğumuzu gösteriyor. CVP, merkezdeki en güçlü partidir ve olmaya devam edecektir. CVP ve BDP'nin aynı görüşte olmaları, birleşecekleri anlamına gelmez. CVP ve BDP'nin bağımsız olarak kalmaları iyi olur. Bu yeni grup, bu partilerin parlamentodaki çalışma araçlarıdır. Ve bu enstrüman bir araya geldiğimizde daha da güçleniyor.
-Yeni yasama dönemini hangi dosyalarda şekillendirmek istiyorsunuz?
Gerhard Pfister: Örneğin Avrupa siyasetinde. CVP, mevcut AB Çerçeve Anlaşmanın hangi noktalarının iyileştirilmesi gerektiğini açıkça ifade eden ilk partiydi. Ayrıca, İsviçre'nin negatif faizli ortamda ekonomik olarak yaşanabilecek zor zamanlar için hazırlık yapması gerektiği konusunda uyardık. Sağlık hizmetindeki maliyetlerin artışına karşı bir reçete sunan tek partiyiz. Nafaka vergisinin kaldırılmasından yanayız. Ve sosyal güvenlik reformunda da yer alacağız. Emeklilik fonlarının yenilenmesi için bir teklif masada bekliyor. Ancak bu pek çok kişiyi tatmin etmiyor çünkü birinci ve ikinci önceliği karıştırıyorlar.
-Bu anlaattıklarınıza bakılınca sanki Federal Konsey Üyeniz Viola Amherd'in içişleri bakanlığı departmanını devralacakmış gibi izlenim veriyor.
Gerhard Pfister: Bu bizi başka bir önemli bir konuya getiriyor: Hava Kuvvetlerimizin yenilenmesi. Bu dosya Viola Amherd'e bu yıl yeni ve umut verici sonuçlar verdi. Yeni savaş uçaklarını satın alabilmemiz için ona Savunma Bakanlığında, şimdi Parlamento'da ve gelecekte de halka anlatabilmemiz için ihtiyacımız var. Ve kendisi bu görevi büyük coşkuyla yapıyor. Bu bağlamda şu anda olası departman değişiklikleriyle ilgili hiçbir düşünceye sahip değiliz.