ZÜRİH – Çinli otomobil üreticileri İsviçre pazarındaki paylarını hızla artırıyor. BYD, MG, Leapmotor ve Zeekr gibi markaların yükselişi dikkat çekerken, BYD’nin bu yıl İsviçre’deki satışlarını yaklaşık yüzde 1200 artırarak Tesla’yı geride bırakması otomotiv sektöründe yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor.
Tages-Anzeiger’in Auto Schweiz verilerine dayandırdığı haberine göre, İsviçre’de yeni tescil edilen her 14 otomobilden biri artık doğrudan Çinli bir üreticiye ait. Çinli Geely Grubu bünyesindeki Volvo da hesaba katıldığında bu oran yaklaşık her 10 otomobilden bire yükseliyor.
BYD, temmuz sonuna kadar İsviçre’de 3 bin 300’den fazla araç sattı. Markanın İsviçre sorumlusu Dimitris Chanazoglou’ya göre, BYD modelleriyle test sürüşü yapan potansiyel müşterilerin yaklaşık üçte ikisi daha sonra araç satın almaya karar veriyor.
Çinli markaların İsviçre’deki yükselişinin arkasında fiyat-donanım dengesi öne çıkıyor. Avrupa markalarında çoğu zaman ekstra ücret karşılığında sunulan koltuk ısıtma ve soğutma sistemleri, park sensörleri ve çeşitli sürüş destek teknolojileri BYD’nin birçok modelinde standart donanım kapsamında sunuluyor.
BYD ayrıca yalnızca elektrikli otomobillere odaklanmıyor. Markanın İsviçre’de en fazla tercih edilen modeli bir plug-in hibrit SUV olurken, aynı modelin Avrupa’da da BYD’nin en çok satan araçlarından biri olduğu belirtiliyor.
Şirket, İsviçre’de satış ağını da hızla genişletiyor. Çinli üreticiler artık yalnızca internet veya büyük şehirlerdeki showroomlar üzerinden değil, yaklaşık 30 bölgesel garajdan oluşan satış ve servis ağıyla müşterilere ulaşıyor.
BYD’nin Avrupa’daki büyüme planlarının önemli ayaklarından biri de şarj altyapısı olacak. Şirket, 2027’ye kadar Avrupa genelinde 3 bin hızlı şarj istasyonu kurmayı, bunların 100’ünü İsviçre’de hizmete açmayı planlıyor. Haberde aktarılan şirket verilerine göre yeni şarj teknolojisiyle uygun bataryaların yüzde 10’dan yüzde 70’e yaklaşık beş dakikada şarj edilmesi hedefleniyor.
Çinli üreticilerin Avrupa’ya yönelmesinde kendi ülkelerindeki sert fiyat rekabeti ve üretim fazlası da etkili oluyor. ABD pazarına erişimin sınırlı olması, Avrupa’yı Çinli üreticiler açısından daha önemli hale getiriyor.
İsviçre ise bu rekabette özel bir konumda bulunuyor. Avrupa Birliği’nin Çin’den ithal edilen elektrikli otomobillere uyguladığı ek gümrük vergileri İsviçre için geçerli değil. Bu nedenle yüksek satın alma gücüne sahip İsviçre pazarı, Çinli otomobil üreticileri açısından Avrupa’daki büyüme stratejilerinde önemli bir test alanı haline geliyor.