Sevgili okurlarım,
Dünyada yaşanan savaşlar, çatışmalar ve toplumsal gerilimler insanları her geçen gün daha da sertleştiriyor. Özellikle Orta Doğu’da yaşanan savaşların ardından şiddet olaylarının artması, insanlığın geleceği adına ciddi endişeler doğuruyor.
Neredeyse her gün, dünyanın bir yerinden vahşice işlenmiş cinayet haberleri geliyor. Elbette insanlar öfkelenebilir, psikolojik sorunlar yaşayabilir ve bunun sonucunda suç işleyebilirler. Ancak son yıllarda karşılaştığımız bazı olaylar, sıradan bir öfke patlamasının çok ötesine geçmiş durumda.
Bir insanı öldürmek bile başlı başına korkunç bir suçken, cesetleri parçalamak, farklı yerlere taşımak ve insanlık dışı yöntemlere başvurmak artık giderek daha sık karşımıza çıkıyor. Bu tür vahşetlerin sıradanlaşması, toplum olarak üzerinde düşünmemiz gereken ciddi bir sorundur.
Sokaklarda yaşanan basit tartışmaların bile cinayetle sonuçlandığını görüyoruz. Bir bakış, bir söz ya da küçük bir anlaşmazlık, insanların hayatına mal olabiliyor. Peki neden? İnsanları bu noktaya getiren sebepler nelerdir? Toplum olarak bunun üzerinde yeterince duruyor muyuz? Bu soruların cevaplarını aramak ve çözüm üretmek zorundayız.
Bugün geldiğimiz noktada insanların giderek daha tahammülsüz, daha öfkeli ve daha saldırgan hâle geldiği açıkça görülüyor. Bunun nedenleri ekonomik sıkıntılar, sosyal baskılar, yalnızlaşma, aile yapısındaki değişimler veya başka faktörler olabilir. Ancak hangi sebeple olursa olsun, bu gidişatın sağlıklı olmadığı ortadadır.
Bu sorunun çözümü kolay görünmese de, toplum olarak daha fazla empatiye, daha fazla anlayışa ve daha fazla sağduyuya ihtiyacımız olduğu açıktır.
Benim temennim, Yüce Allah’ın herkese akıl, fikir ve vicdan vermesidir.
Sağlıcakla kalın.