ZÜRİH- İsviçre’nin Winterthur kentinde düzenlenen bir festivalde, sanat ve aktivizm alanında ödül almaya hak kazanan Leila Moon’un ödülü, İsrailli bir sanatçıya karşı boykot çağrısında bulunduğu gerekçesiyle iptal edildi. Bu karar, özellikle Müslüman topluluklar arasında, sanatın ifade özgürlüğüyle adalet arayışı arasındaki çizgilerin sorgulanmasına yol açtı.
Sanat ve Aktivizmin Çatışan Alanı
Festival organizatörleri, ödülün iptaliyle ilgili yaptıkları açıklamada, sanatın özgür bir alan olması gerektiğini, ancak aktivizmin de sınırlarının tartışmaya açık olduğunu belirtti. Moon’un İsrailli bir sanatçıyı hedef alan boykot çağrısının jüri tarafından uygun bulunmadığı ve bu nedenle ödülün geri çekildiği bildirildi. Ancak, bu karar birçok çevrede “çifte standart” eleştirilerine neden oldu. Müslüman topluluklar, İsrail’in Filistin’deki politikalarına yönelik meşru eleştirilerin susturulmaya çalışıldığını öne sürüyor.
Filistin’e Duyarsızlık mı?
Leila Moon’un savunduğu boykot, Batı’da sıkça tartışılan İsrail’in Filistin politikalarına yönelik bir eleştiri mekanizması olarak bilinen BDS (Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar) hareketiyle örtüşüyor. Müslümanlar, bu tür girişimlerin, Filistin halkının haklarını savunmanın bir yolu olduğunu savunurken, ödülün iptal edilmesini, Batı dünyasında İsrail’e yönelik eleştirilerin sistematik olarak bastırıldığına bir örnek olarak değerlendiriyor.
Sanat Özgürlüğü mü Çifte Standart mı?
Ödülün geri çekilmesi, sanat çevrelerinde geniş yankı buldu. Bazı kesimler bu kararı desteklerken, diğerleri bunun ifade özgürlüğüne zarar verdiğini dile getirdi. Müslüman perspektiften bakıldığında, bu durum, Filistin davasına yönelik duyarlılığın görmezden gelinmesi olarak algılanıyor. Filistin meselesi etrafındaki hassasiyetin yalnızca siyasi değil, insani bir mesele olduğu vurgulanıyor.
Batı’nın Çıkmazı
Batı’daki birçok festival ve kurum, Filistin-İsrail meselesinde tarafsız kalmaya çalışsa da, özellikle Müslüman topluluklar bu tarafsızlık iddialarının gerçekte İsrail yanlısı bir tutum sergilediğini savunuyor. Sanat ve aktivizm gibi alanların bu tür tartışmalarla politikleşmesi, ifade özgürlüğü kavramını yeniden değerlendirme ihtiyacını ortaya koyuyor.
Leila Moon’un ödülünün iptali, İsviçre ve diğer Batı ülkelerinde Müslüman toplulukların sanat, ifade özgürlüğü ve Filistin mücadelesi gibi konulardaki hassasiyetlerini bir kez daha gündeme taşıdı. Filistin davasına duyarlı çevreler, bu durumun sadece bir ödül tartışması değil, daha büyük bir sessizleştirme politikası olduğuna inanıyor.