Reporter ohne Grenzen’in 2026 raporuna göre İsviçre 8. sıraya yükselirken Almanya 14. sıraya geriledi; dünya genelinde basın özgürlüğü kötüleşmeye devam ediyor.
BERLİN / BERN – Uluslararası basın özgürlüğü örgütü Reporter ohne Grenzen (RSF), 2026 yılına ait küresel basın özgürlüğü endeksini yayımladı. Rapora göre dünya genelinde basın özgürlüğü koşulları giderek kötüleşiyor.
25 yıllık endeks tarihinde ilk kez incelenen ülkelerin yarısından fazlası “zor” veya “çok ciddi” kategorisinde yer aldı. Sadece yedi ülkede basın özgürlüğü “iyi” olarak değerlendirildi; bu ülkelerde ise dünya nüfusunun yalnızca yüzde 1’i yaşıyor.
Listede birinci sırayı yine Norveç alırken, onu Hollanda ve Estonya takip etti. Listenin son sırasında ise Eritre yer aldı; Kuzey Kore ve Çin de en kötü performans gösteren ülkeler arasında bulunuyor.
İsviçre yükseldi, Almanya geriledi
İsviçre, bu yıl listede 8. sıraya yükselerek geçen yıla göre bir basamak ilerledi. Ancak bu yükselişin büyük ölçüde diğer ülkelerdeki gerilemeden kaynaklandığı belirtildi.
Buna karşılık Almanya üç sıra gerileyerek 14. sıraya düştü. RSF, Almanya’daki genel durumu hâlâ “tatmin edici” olarak değerlendirirken, gazetecilerin özellikle internet ve sokakta artan tehditlerle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.
Gazetecilere yönelik baskı artıyor
Rapora göre, özellikle Orta Doğu ile ilgili haberler gibi kutuplaştırıcı konular, gazeteciler üzerindeki baskıyı artırıyor. Medya çalışanları giderek daha fazla nefret söylemi, itibarsızlaştırma ve güven kaybıyla karşılaşıyor.
Öte yandan RSF, dünya genelinde gazetecilerin hukuki korunmasının zayıfladığını vurguladı. Birçok ülkede gazetecilik faaliyetleri, terörle mücadele veya ulusal güvenlik gerekçesiyle kriminalize ediliyor.
İsviçre’de de eleştirilen noktalar var
İsviçre genel sıralamada üst sıralarda yer alsa da, hukuki çerçeve açısından daha geride kalıyor. RSF’ye göre yalnızca bu kriter dikkate alındığında ülke 18. sıraya düşüyor.
Örgüt, özellikle İsviçre Bankacılık Yasası’nın 47. maddesini eleştiriyor. Bu madde, sızdırılmış banka verilerini kullanan gazetecilere üç yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Bu kapsamda 2025 yılında gazeteci Lukas Hässig’in evi ve ofisinde arama yapılmıştı.
Uzmanlara göre rapor, küresel ölçekte basın özgürlüğünün giderek daha fazla baskı altında olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, demokratik ülkelerde bile gazetecilerin çalışma koşullarının zorlaştığını gösteriyor.