BASEL'DE TÜRK'E HAKSIZ GÖZALTI REZALETİ

Basel'deki yetkililerin ihmalinden kaynaklanan sistemdeki bir hatadan kaynaklanan gözaltı kararı, 3 yıldır İsviçre'de yaşayan Fatih Taşkın isimli Türk'ün tüm haklarını kaybederek ülkeden sınırdışı edilmesine yol açıyordu.

Cemil Baysal- BASEL

Basel'de yetkililerin ihmali bir Türk'ün sınırdışı edilmesine neden oluyordu. Basel Göçmen Dairesi'nin sistemindeki bir hatadan kaynaklanan gözaltı kararı, 3 yıldır İsviçre'de yaşayan Fatih Taşkın isimli Türk'ün tüm haklarını kaybederek ülkeden sınırdışı edilmesine yol açıyordu. Hatalı uygulama karşısında haklarını savunmakta direnen Fatih Taşkın, eşi Feyza Taşkın'ın da çabaları sonucu sınır dışı edilmekten son an kurtuldu.

Büyük bir haksızlıkla karşılaşan Fatih Taşkın ve Eşi feyza Taşkın, 5 Şubat ve 6 Şubat günü yaşadıklarını Post Gazetesi'ne anlattılar...

--Geçerli Oturum İznine Rağmen Gözaltına Alındı--

İsviçre'de B oturum iznine sahip olan ve eşi çifte vatandaş olan Fatih Taşkın adlı Türk vatandaşı, 5 günlük tatilini Türkiye'deki akrabalarını ziyaret ederek geçirmek istedi ve 5 Şubat'ta Basel EuroAirport'ta Havalimainı'na geldi. Başına geleceklerden habersiz Türk genci havalimanı'ndaki pasaport kontrol işlemlerini tamamladıktan sonra uçağa bineceği kapıdan önce son kez pasaport ve kimlik kontrolü için güvenlik memuruna pasaport ve 'B' oturum belgesini teslim etti. Belgelerini inceleyen memur kendisine oturum izniyle ilgili sorun olduğunu belirterek uzun bir süre beklettikten sonra Fatih'i bir başka odaya aldı. Fatih,  ''Uzun bir bekleyişten sonra durumun ciddileştiğini farkettim'' dedi. O an eşini aramak istedi ve diretti, telefonu eline alan sınır muhafızları kaba bir üslupla kısaca eşi Feyza'ya bilgi verdikten sonra telefonu yüzüne kapattılar. Kocasıyla kısaca konuşabilen eşi Feyza taşkın kocası Fatih'e kesinlikle uçağa binmemesini söyledi.

Bir gıda üretici firmasında çalışıyor ve geçerli B oturum izin belgesi'nin yanısıra geçerli bir pasaportu, uçak bileti, maaş bordrosu olmasına rağmen, Fatih'in İsviçre'de kaçak- yasa dışı ikamet ettiğini belirten görevli memur, kontrol noktasına çağırdığı iki sınır muhafızı polis görevlisine Fatih Taşkın'ı teslim etti.

İsviçre'de doğumlu ve İsviçre-Türk vatandaşı olan Eşi Feyza Taşkın, olayın yaşandığı 17.00 civarında tüm resmi dairelerin kapanmasından sonra o an ne yapacağını şaşırdı. İlk olarak Fatih'in nereye götürüldüğünü öğrenmeye çalıştı. İsviçre vatandaşı olan eşi Feyza Taşkın, gözaltına alınan Fatih Taşkın'ın kocası olduğunu ve Reinach'ta düzgün bir şekilde kayıtlı olduklarını aynı zamanda İsviçre vatandaşlığının bulunduğunu anlatması ve gözaltına alınan Fatih'in derdini anlatabilecek düzeydeki Almancasıyla kaçak olmadığını anlatması bile yetkilileri ikna etmedi. Gözaltı gerekcesi olarak kendilerine, Göçmen Dairesi'nin “Merkezi göç bilgi sisteminde (Zemiler), Taskın'ın statüsünün“ ülkeden ayrıldı” şeklinde kayıtlı göründüğü yanıtı verildi. Bu durumda Fatih Taşkın ''yasadışı-kaçak'' statüsünde kabul ediliyordu.

Fatih Taşkın'ın götürüldüğü odada sınır muhafızları uyguladıkları baskıyla beraber kimlik bilgilerinin doğrulatılabilmesi için kendisine verilen bazı evrakları ve formları hemen imzalaması gerektiği söylendi. Bu arada uçuşa hazır olan Pegasus İstanbul uçağı Fatih Taşkın için bekletiliyordu. Polis memurları uçağın kalkmak üzere beklediğini ve formu acele imzalamasını istedi.

--İsviçre'de Yaşıyorsan Almanca Bilmek Zorundasın--

Bunun üzerine Almancasının yetersiz olduğunu belirten Fatih ''bana lütfen Türkce form veriniz'' ricasında bulundu. Bu talebe öfkelenen sınır muhafızları, ''isviçre'de yaşıyorsan Almanca bilmek zorundasın'' şeklinde kendisini azarlayarak Türkce formlarının bulunmadığını tekrarladı ve evrakları imzalaması için baskıya devam ettiler. Fatih bir kere daha eşiyle telefonlaşmak istediğini tekrarladı ve aynı zamanda bir tercüman istediğini vurguladı. Tercüman isteği reddedildi. Akıllı telefonundan evraklarda yazılan Almanca ifadelerin çevirisini yapma isteği de reddedildi. 2 sınır muhafızı uyguladıkları baskıyla evrakları bir an önce imzalaması gerektiğini yenilediler. Bu arada, 2 sınır muhafızın baskılarına maruz kaldığı odada etrafa bakınırken dolapta farklı dillerde formların olduğunu gören Fatih ''Türkce formlar varmış bana neden  vermiyorsunuz?'' şeklindeki direnmesinden sonra Türkce form isteği kabul ediliyor.

--Zorla Uçağa Bindirmek İstediler—

Türkce Formda yazılı olan ifadeleri görünce olayın ciddiyetini iyice anladığını belirten Fatih, ''Bu formda ülkeden sınır dışı ediliyor olduğum ve imzalamam halinde tüm ikamet haklarımın sona ereceği ve İsviçre'nin benim tekrar ülkeye girişime izin vermeme hakkının bulunduğu yönünde ifadeler gördüm, yani resmen sınır dışı ediliyor olduğumu anladım ve evrakları imzalamamakta direndim ve tekrar eşimi aramak istedim ama yine reddedildi'' dedi. Evrakı imzalamadığına dair imza atan sınır muhafızları koluna girdikleri Fatih'i uçağa bindirmek istediler. Ancak uçağa binmemekte direnen Fatih'e bu defa tebligata karşı geldiği belirtilerek elleri ters çevrilerek sertce kelepcelendi. Akıbetinin ne olacağını bilmediğini belirten Fatih buradan kendisini nezarathaneye götürüldüğünü anlattı. Bu arada kısaca eşiyle görüşmesine izin verildi. Bu görüşmeden sonra bir sistem hatası olduğunu ve bir gece tutulduktan sonra sabah serbest bırakılacağını anladı ve biraz rahatladı. Götürüldüğü 2 ayrı hücrede çırıl çıplak soyulup yeniden kontrole maruz kalan Fatih hücrede geçirdiği kabus dolu geceden sonra sabah 06.15'de başka bir hücreye sevkedilmek üzere Polis aracının arka kafesine konularak götürüldü. Sabah 08'den sonra kocasının bulunduğu yeri aramaya koyulan eşi Feyza Taşkın karakol-karakol, kurumdan kuruma dolaştı. Ne eşi Fatih'ten ve ne de Fatih eşinden haber alamıyordu ve görüştürülmediler. Eşi Feyza Taşkın'ın görüştüğü (Migrationsamt) Göçmenler Dairesi'nden bir görevlinin hatanın kendilerinden kaynaklandığını belirttiği ve kocasının yerini bildirdiği konuşmanın ses kaydını Savcılıktaki (Staatsanwaltschaft) bir görevliye dinletmesi üzerine görevli kendisine rahat bir tavırla, ''Evet eşiniz buradaymış'' yanıtı vermiş ve hiç bir şey yaşanmamış gibi ne bir özür ne bir açıklama yapmadan Fatih Taşkın'ı arka kapıdan eşyalarıyla birlikte kapının önüne koymuş.

30 yaşındaki Fatih Taşkın'ın Basel Üniversite Hastanesinde hemşire olan hanımı Feyza Taşkın, kocasının gözaltına alındığı öğrendiği andan itibaren, çeşitli makamların davranışlarının, yabancı düşmanlığı tavrı takındığını hissettiğini vurguluyor.


Kocasını büyük bir mücadele sonunda sabah saat 10'da arka kapıda karşılayan Feyza Taşkın yaşadığı kabusu kolay kolay unutamıyor. Fatih Taşkın ve eşi Feyza Taşkın'ın kızgınlığı, o günden bu bugüne, ne bir özür ne bir gözaltı ile ilgili gerekce ne bir açıklama duymamaları. Fatih Taşkın haksız yere gözaltına alınma nedeniyle, çekilen resimlerinin ve parmak izinin silineceğinin bir mektupla teyit edileceği yönündeki kendine verilen sözün bugüne kadar gerçekleşmediğini belirtti. 

--Haksız Gözaltı.. Kimse Sorumluluk Üstenlenmek İstemiyor--

Gözaltına alınmanın haksız olduğu ortaya çıktı. Reinach Kasabası'nın ikamet bildirimi değişikliğini Basel Göçmenlik Bürosu'na Zemis sistemine iletilmediği ortaya çıktı. Ancak, meydana gelen maddi zarar, iptal olan seyahat
ve manevi mağduriyeti ne Kasaba Belediye'si ne de herhangi bir kurum ödemek
istemiyor. 

Basel gazetesi'nin ihmali olan yetkili kurumlarla görüşmesinden sonra, yetkilierin tümü bilhassa maddi mağduriyet konusunda sorumluluğu birbirine attı. Ne tıbbi masraflar ne iptal olan uçak bileti masrafları ne bir manevi tazminat ödenmesi sözkonusu olmadığı açıklandı.

Göçmenlik Bürosu Baselland hatayı kendilerinde olduğu şu açıklamayla kabul ettiler: “Açıkçası, Reinach'tan bize adres bildirimiyle ilgili evraklar hiç gelmedi. Bunun gönderilip gönderilmediği ya da postayla mı kaybolduğu anlaşılmamaktadır. Bir hamlenin ardından yeni adres altı ay içinde Zemis'e girilmezse, kişinin durumu  ''aktif'' 'den ''Ülkeyi terketti'' olarak değişir.''

''Tazminatı Gerektiren Bir Durum Sözkonusu Değil''
Basel Göçmen Ofisi'nden Simone Bucheli tazminatla ilgili şunları söyledi: "Ofis herhangi bir (zorlayıcı) önlem veya talepte bulunmamış  emretmemiştir, bu nedenle bugünün bakış açısından - ve ilgili bir gözaltı prosedürü raporu olmadan - muhtemelen tazminat talebi olmamalıdır.''
Eşine kocasının bulunduğu yerin bilgilendirilmemesi ve yanlış bilgi verilmesiyle ilgili kurumlar yanlış anlama olduğunu söyleyip suçunu birbirine attı. 
Fatih Taşkın'ın Avukat Stefan Suter bir şikayette bulunduklarını açıkladı: "Masum bir kişi geçerli bir kimlik belgesine rağmen hapsedildi ve küçük düşürüldü. Sorumluluk ve ihmal ofisler arasında birbirine atıldı. Buna benzer bir durumun yaşanmaması için bir bilgilendirme merkezinin gerekliliği ortaya çıkmıştır''

(Haber kopyalanamaz izinsiz yayımlanamaz.)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İsviçre Haberleri