ZÜRİH – Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), 2025 yılına ilişkin yayımladığı yıllık raporunda İsviçre’ye yönelik dikkat çekici eleştirilerde bulundu. Raporda, ülkede son yıllarda temel hak ve özgürlüklerde gerileme yaşandığı ifade edilirken, özellikle gösteri hakkına yönelik kısıtlamalar ön plana çıkarıldı.
Amnesty International İsviçre Sözcüsü Nadia Boehlen, “İsviçre’nin insan hakları ihlallerine karşı bağışık olduğu düşünülüyor, ancak bu doğru değil” diyerek, ülkede çeşitli eksikliklerin tespit edildiğini belirtti.
Gösteri hakkı tartışma konusu
Raporda, özellikle Gazze’ye destek amacıyla düzenlenen gösterilerde yaşanan gelişmeler dikkat çekti. Amnesty, birçok eylemde sıkı izin şartlarının uygulandığını ve bazı durumlarda polisin müdahalesinin “orantısız” ve “gerekçesiz” olduğunu savundu.
Özellikle Bern’de geçtiğimiz yıl düzenlenen bir gösteride yaşanan olaylar örnek gösterilirken, bazı eylemcilerin yüksek maliyetlerle karşı karşıya kaldığı ve öğrenciler hakkında dava açıldığı belirtildi. ETH Zürih’teki protestolara katılan bazı öğrencilerin “izinsiz giriş” gerekçesiyle mahkûm edildiği de raporda yer aldı.
“Otoriter eğilimler artıyor”
Amnesty, bu gelişmeleri küresel ölçekte artan “otoriter eğilimlerin” bir parçası olarak değerlendirdi. Raporda, birçok ülkede gösteri hakkının baskı altına alındığı belirtilirken, İsviçre’nin de bu eğilimden etkilendiği ifade edildi.
Öte yandan İsviçre Parlamentosu’nun aldığı yeni kararlar da eleştirildi. Buna göre, izinsiz gösterilerde oluşan zararların protestoculara yüklenmesi ve gözaltı sürelerinin uzatılması gibi düzenlemeler “endişe verici” olarak nitelendirildi.
Göç politikası da eleştirildi
Rapor, yalnızca gösteri hakkı ile sınırlı kalmadı. Amnesty, İsviçre’nin göç politikasını da sert şekilde eleştirdi. Afganistan’a geri gönderilmelerin yeniden başlatılması ve Ukrayna’dan gelen bazı mültecilerin kabulünün sınırlandırılması eleştiri konusu oldu.
Nadia Boehlen, iltica politikalarında uzun süredir devam eden bir “sıkılaşma eğilimi” bulunduğunu vurguladı.
Irkçılık ve şiddet vakaları artıyor
Raporda ayrıca İsviçre’de ırkçılık ve antisemitizm vakalarında artış yaşandığına dikkat çekildi. Kadın cinayetlerinde de yükseliş olduğu ifade edilirken, bu alanlarda yetkililerin bazı önlemler aldığı ancak hâlâ ciddi eksikliklerin bulunduğu belirtildi.
“Denge korunmalı” uyarısı
Amnesty yetkilileri, kamu güvenliği ile temel hak ve özgürlükler arasında hassas bir denge kurulması gerektiğini vurguladı.
Nadia Boehlen, “Güvenlik ile özgürlük arasında dengeli bir yaklaşımın korunması büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Kaynak: İsviçre basınında yer alan watson.ch haberine göre