BERN – Almanya için Alternatif Partisinin (AfD) gençlik teşkilatında görev yapan Luca Maurice Strauf’un sosyal medya paylaşımı İsviçre’de tartışmalara yol açtı.
Sosyal medyada “Helmut Strauf” adını kullanan siyasetçi, Almanya’nın yeniden birleşmesinin yıl dönümü olan 3 Ekim’de “Büyük Almanya” düşüncesini yansıtan bir harita yayımladı.
Watson tarafından aktarılan habere göre haritada Almanca konuşulan İsviçre’nin yanı sıra Avusturya, Lüksemburg, Alsas-Loren, Güney Tirol ve Polonya, Slovakya ile Romanya’daki bazı bölgeler Almanya’nın parçası olarak gösterildi.
“Alman halkı tek devlette birleşmeli”
Strauf, haritayla birlikte yayımladığı mesajda, “Alman birliği, bütün Alman halkını tek bir devlette birleştiren bir Almanya demektir” ifadelerini kullandı.
Almanya’nın 1990 yılında yeniden birleşmesini bu hedefe giden yolda yalnızca bir “ara zafer” olarak nitelendiren Strauf’un paylaşımı, komşu ülkelerin mevcut sınırlarını sorgulayan yayılmacı bir mesaj olarak değerlendirildi.
Paylaşımın sosyal medyada hızla yayılması ve tepkilere yol açmasının ardından Strauf mesajını sildi.
İsviçre’nin Almanca konuşulan bölümü haritada
Paylaşılan haritada İsviçre’nin özellikle Almanca konuşulan bölgelerinin “Alman halkının yaşadığı topraklar” anlayışıyla Almanya sınırları içinde gösterilmesi dikkati çekti.
Söz konusu paylaşım, AfD’nin veya Almanya’nın resmî bir toprak talebi değil. Harita, Generation Deutschland’ın Bavyera yönetiminde görev yapan Strauf’un kişisel sosyal medya hesabından yayımlandı.
Strauf, daha sonra Alman basınına yaptığı açıklamada komşu ülkelerin topraklarının Almanya’ya katılmasını talep etmediğini savundu. Paylaşımda Almanya ile Avusturya arasındaki ortak tarih ve kader anlayışına dikkati çekmek istediğini ileri süren Strauf, mesajı “bir yarar sağlamadığı için” sildiğini belirtti. (taz.de)
Tarihçi Meuwly: “Üçüncü Reich anlayışına daha yakın”
İsviçreli tarihçi ve Almanya uzmanı Olivier Meuwly, paylaşımın kökenlerinin 19’uncu yüzyıldaki Alman milliyetçiliğine uzandığını belirtti.
Meuwly’ye göre o dönemde Alman ulusu, kültürel ve dilsel bir birlik olarak görülüyordu. Kültür ve dil üzerinden kimin Alman ulusuna ait olduğuna karar veren bu anlayış, demokratik değerlere bağlılığı esas alan “anayasal yurtseverlik” düşüncesinden ayrılıyor.
19’uncu yüzyılda Otto von Bismarck’ın savunduğu, Avusturya’yı dışarıda bırakan “Küçük Almanya” modeli kabul edilirken, Avusturya-Macaristan topraklarını da kapsaması öngörülen “Büyük Almanya” düşüncesi hayata geçirilmedi.
Meuwly, Adolf Hitler döneminde kültürel aidiyet anlayışının yerini ırka dayalı bir ideolojinin aldığını hatırlattı. Tarihçiye göre Strauf’un paylaşımındaki sınırları değiştirme ve çevredeki bölgeleri Almanya’ya katma düşüncesi, 19’uncu yüzyıl milliyetçiliğinden çok Nazi Almanyası’nın yayılmacı anlayışına benziyor. (watson.ch)
AfD gençlik teşkilatında tartışma yarattı
Strauf’un paylaşımı yalnızca İsviçre’de değil, haritada toprakları Almanya’ya dahil edilen Fransa, Avusturya, Polonya ve diğer Avrupa ülkelerinde de tepkiyle karşılandı.
Generation Deutschland içinden de haritaya mesafeli açıklamalar geldi. Teşkilat içindeki bazı isimler, ülke sevgisinin komşu devletlerin sınırlarını yeniden çizme düşüncesine dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti.
Olay, aşırı sağcı çevrelerde kullanılan tarihî ve yayılmacı söylemlerle ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.