1402. Ramazan Bayramı Mübarek Olsun

Ömür Çelik

1402. Ramazan Bayramı Mübarek Olsun

Ramazan ve ardından gelen Ramazan Bayramı, müminler için ibadetle yoğrulmuş müstesna zaman dilimleridir. Bir ay boyunca dinimizin emrettiği ibadetleri yerine getiren müminler, Ramazan’ın sonunda Yüce Allah’ın affını ve mağfiretini umarak bayram sevinci yaşarlar. Bayram; kulluğun, sabrın ve teslimiyetin ardından gelen ilahî bir ikramdır.

Ramazan Bayramı ilk kez, hicrî 2. yılda (miladî 624) farz kılınan Ramazan orucunun ardından kutlanmıştır. Hicrî 1447 yılında bulunduğumuz bu günlerde Müslümanlar yaklaşık 1402 yıldır bu mübarek bayramı idrak etmektedir.

Ramazan ayı nasıl başlı başına bir ibadet mevsimi ise, bayram da aynı şekilde ibadet günüdür. Ramazan Bayramı’nın diğer adı “İydü’l-Fıtr”dır. Bayram; manevî anlamda günahların bağışlanması, sevapların artması ve kulun ilahî rahmete mazhar olması sebebiyle duyulan sevinç zamanıdır.

Ne var ki günümüzde bazı çevreler Ramazan Bayramı’nı unutturmaya çalışarak ısrarla “Şeker Bayramı” ifadesini kullanmaktadır. Oysa bayram sadece bir tatil değildir. Elbette dinlenmeye, aile ziyaretlerine, seyahate karşı değiliz; ancak manevî derinliği olan bu özel günleri sıradan bir tatil anlayışına indirgemek masum bir yaklaşım değildir.

Bizler, bir ay boyunca oruç tutan müminler olarak, Peygamber Efendimizin müjdelediği şu hadisin sevincini taşıyoruz:“Ramazan’ın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennemden kurtuluştur.” İşte bu müjde sebebiyle bayram etmeyi hak ediyoruz.

Asırlar boyunca İslam coğrafyasına yön veren Türk milleti, bayramları yalnızca ibadet boyutuyla değil, çocuklara bayram sevincini yaşatma yönüyle de zenginleştirmiştir. Bayram eğlenceleri, hediyeler, şenlikler ve çeşitli etkinlikler bu anlayışın çocuklar için daha da sevinçli hale getirmiştir.

Çocuklar çoğu zaman dinî atmosferle ilk olarak bayram vesilesiyle tanışırlar. Bayram; onların dünyasında neşe, güleryüz, hediyeler ve oyun demektir. Karşılığında hiçbir şey istenmeden verilen ikramlar, çocukların gönlünde dinle ilgili en tatlı hatıraları oluşturur. Yeni elbiseler, bayramlık ayakkabılar, aile ziyaretleri ve bayram yerlerindeki oyunlar; çocukluk çağının en güzel anıları olarak hafızalara kazınır.

Böylece bayram ve dolayısıyla İslam, çocukların hayatında sıcak ve sevecen bir yer edinir. Akla ve mantığa hitap eden hakikatler, bu defa sevgi ve hatıra yoluyla onların tertemiz gönüllerine yerleşir. Bayram; sevindirerek, okşayarak ve iltifat ederek gönüller inşa eder.

Bayramlar, çocuklardan bir şey istemeden önce onlara bir şeyler verdiğimiz günlerdir. Bu bayramda da muhtaç ve yetim çocuklarımızı unutmayalım ki bayramımız gerçek anlamda bayram olsun.

Bayramınız Mübarek Olsun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.