İsviçre'de referandum: Halk, 'çevreye ve insana zarar veren' şirketlerin geleceğini oylayacak

Avrupa'nın en refah ülkeleri arasında gösterilen İsviçre'de pazar günü yapılacak referandumda halk, "uluslararası şirketlerin geleceğini" oylayacak.

"Şirketsel Sorumluluk" referandumunda halk, özellikle yurtdışındaki faaliyetlerinde "insan sağlığına ve çevreye büyük zarar verdiği" gerekçesiyle eleştirilen İsviçreli şirketlerin yasal sorumlu olup olmayacağına karar verecek.

Hükümet ve çokuluslu şirketler bu girişime karşı çıkarken; aktivistler, dini gruplar ve çeşitli siyasi gruplar, İsviçre'nin bu konuda adım atmasını istiyor.

Referandumdan 'olumlu' sonuç çıkarsa, büyük şirketler ve yüksek riskli işletmelerde bulunanlar, tedarik zincirlerindeki faaliyetlerin uluslararası kabul görmüş insan hakları ve çevre standartlarına uygunluğunu kontrol etmek zorunda kalacak.

Ayrıca mağdurlar, zararın kontrol ettikleri firmalardan kaynaklandığını gösterebilirlerse, İsviçre mahkemelerinde de sorumlu olacak.

İsviçre’nin en büyük 16 sanayi, finans ve tüketim malları şirketinin başkanı, ülkenin önde gelen günlük gazetelerinden birinde tam sayfalık bir mektubu imzalayarak girişimle ilgili endişelerini dile getirdi.

Anketlere göre hükümet ve şirketler kaybediyor

Ülkede yapılan son anketler, şirketlerin ve hükümetin tartışmayı kaybettiğini gösteriyor. İsviçreli yayıncı SRF tarafından yapılan bir ankete katılanların yüzde 57'si 'şirketsel sorumluluğu' desteklediğini gösterdi.

İsviçre'nin en çok eleştirilen uluslararası şirketleri arasında, Peru'daki faaliyetlerinden dolayı Glencore ve Nijerya'daki LafargeHolcim bulunuyor.

Glencore madencilik şirketinin nehirleri zehirleyip, yaşam alanlarını tahrip ettiği iddia ediliyor. LafargeHolcim çimento şirketinin faaliyetlerinden dolayı da insan sağlığının büyük zarar gördüğü ifade ediliyor.

Bu kapsamdaki bütün şirketlerin çevreye ve insana verdikleri zararlarından dolayı yasal olarak sorumlu tutulması isteniyor.

Çevreci sivil toplum örgütlerinden oluşan komite tarafından yönetilen girişimi İsviçre Sosyal Demokrat Partisi (SP) ve Yeşiller destekliyor.

Önergeye karşı çıkanlar, şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülkelerde büyük ekonomik zarara uğrayabileceğini ve İsviçre’yi terk edebileceklerini ifade ediyor.

Eleştirilerin odağındaki Glencore, kendisine yöneltilen suçlamaların yanlış olduğunu söylüyor.

Şirket, Cerro de Pasco madeninde 2017 yılında çoğunluk hissesini aldığından beri, devralmadan önce meydana gelen kirlilikle ilgili endişeleri gidermek için gerekli adımları attığını savunuyor.

Glencore İcra Kurulu Başkanı Ivan Glasenberg İsviçre NZZ gazetesine verdiği demeçte, "Bu suçlamaları görmek bize zarar veriyor" diyor.

"Şirketler ülkelerden yatırımlarını çekebilir"

İlaç devleri Novartis ve Roche, gıda şirketi Nestle ve Glencore gibi İsviçreli çokuluslu şirketleri temsil eden SwissHoldings, girişimin ortaya çıkardığı sorunların ele alınması gerektiğini söylüyor. Ancak şirket, uyumluluk maliyetlerini ve yasal risklerin bu işletmeleri o bölgelerden kaçacak noktaya getirebileceğinden dolayı endişeli olduğunu dile getiriyor.

Reuters'a konuşan İsviçreli çikolata üreticisi Barry Callebaut'un genel müdürü Antoine de Saint-Affrique, "Olabilecek en kötüsü, bizim gibi insanların, iyi bir amacı olan ancak kötü bir şekilde uygulanan bir yasa nedeniyle belirli coğrafyalardan taşınmak zorunda kalmaları olabilir," dedi

St. Gallen Üniversitesi'nde iş etiği profesörü ve "Şirketsel Sorumluluk" girişimi eş organizatörü Florian Wettstein için mesele, aynı zamanda İsviçre'nin sürdürülebilir iş uygulamaları konusunda küresel ilerlemeye ayak uydurması ile ilgili: "İsviçre, sadece insan hakları açısından değil, aynı zamanda sosyal açıdan ekonomik açıdan ilerici konularda da daha çok dibe düşme eğiliminde. Tren çok hızlı gidiyor ve inisiyatif olmadan onu bir kez daha kaçırma riskini alıyoruz. ”

Glencore şirketi mercek altında

Fransa, İngiltere ve Kanada gibi ülkeler, bazı insan haklarına ilişkin sorumluluğu hedefleyen yasaları halihazırda yürürlüğe koydu.

İsviçre'de referandumundan çıkacak sonuçla, ülkenin emtia merkezinin ve onu finanse eden kurumların daha keskin bir şekilde incelenmesine yol açabileceği belirtiliyor.

Londra'da kurumsal suistimali ortaya çıkaran bir STK olan RAID'in yönetici direktörü Anneke Van Woudenberg, İsviçre girişiminin şirketlere daha fazla özen göstermeleri için teşvikler vererek önleyici bir etkiye sahip olabileceğini söyledi.

RAID, Eylül ayında Glencore aleyhine Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'ne bir şikayette bulundu.

Şikayet, Glencore yan kuruluşu PetroChad Mangara Ltd'nin sahibi olduğu Çad'daki bir petrol sahasında meydana gelen sızıntının yaralanmalara ve çevresel zarara neden olduğunu söylüyor. Glencore yanlış yaptığını reddediyor.

İsviçre inisiyatifine göre, İsviçre'de bir dava açılmış olsaydı, Glencore, sızıntıyı ve neden olduğu herhangi bir zararı hafifletmek için gerekli tüm önlemleri aldığını göstermek zorunda kalacaktı.

Şirketler maliyetlerin artmasından endişeli

"Şirketsel Sorumluluk" ile işletmelere, zarar vermekten kaçınmak için gerekli özeni göstererek adım attıklarını kanıtlama sorumluluğu yüklüyor.

SwissHoldings Ekonomi Başkanı Denise Laufer, üyelerinin dünya çapında 400 bine kadar doğrudan tedarikçiyle ve bir milyon alt tedarikçiyle çalıştığını ve "girişimin" uyum maliyetlerini ve yasal riskleri sırasıyla yüzde 20 ve yüzde 25 artırabileceğini söylüyor.

Dünyanın en büyük şirketlerinden bazıları ile finans ve emtia ticareti için önemli merkeze ev sahipliği yapan İsviçre, "iş dostu yasaları, düzenlemeleri ve düşük vergileri ile siyasi tarafsızlık ve ekonomik geçmişi sayesinde" dünyanın önde gelen ticaret merkezlerinden biri haline geldi. Ancak burada faaliyet gösteren şirketler, özellikle uluslararası faaliyetlerinde "çevre ve insan verilen zararlardan" dolayı eleştiri oklarının hedefinde.

 

Bu haber toplam 3950 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum