İsviçrede bir ilk: Koruyucu Aile Konferansı

Avrupa Türk Demokratlar Birliği UETD İsviçre Kadın Kolları tarafından organize edilen konferans ilgi gördü.

Haber: Abdussamed Berke

ZÜRICH-T.C. İsviçre büyükleçisi Tuğrul Kücük, Zürih başkonsolosu Aslı Oral, Almanya Düsseldorf Aile ve Sosyal Politikalar Ataşesi Dr. Sevinç Sanisoğlu, Zürich korunacak çocuklar kurum başkanı Sandra Lippuner ve yardımcısı Ruth Benz, İsviçre Diyanet İşleri Müşavir vekili Engin Yılmaz ve Dilek Uçak, İsviçre İslam Çatı Federasyonu FIDS sözcüsü ve Milli Görüş İsviçreyi temsilen Önder Güneş, İsviçre İslam Federasyonu başkanı Mustafa Öztürk, Zürich İslam Çatı Birliği VIOZ adına başkan yardımcısı Belkis Osman Beşler ve gençlik üyesi Navid Han, Zürich Somali Derneği Yönetim Kurulu üyesi ve Zürich Yabancılar Danışma Kurulunda Somali temsilcisi Saad Subaan Buraaleh, İsviçre Türk Toplumu başkanı Dr. Kahraman Tunaboylu ve başkan yardımcısı Turgut Dağcı, Müsiad İsviçre başkanı Cesut Çıtak, Genç Müsiad İsviçre başkanı Mehmet Said Çelik, avukat Abdullah Karakök ve vatandaşların katılımları ile İsviçrede koruyucu aile konferansı bir ilk olarak 8. Nisan 2016 tarihinde icra edildi. Avrupa Türk Demokratlar Birliği UETD İsviçre Kadın Kolları tarafından organize edilen konferansta açılış konuşmasını UETD ülke başkanı Murat Şahin ve Kadın Kolları başkanı Çiğdem İpek yaptı.

İsviçredeki durum

Zürih korunması gereken çocuklar kurum başkanı Sandra Lippuner koruyucu ailelerin kendilerinin olmayan çocuklara bakarak aynı görevi ifa ettiklerini söyledi. Yani bir çocuk kendi anne babasının yanında değil ise buna koruyucu aile deniyor. Teyze, hala, amca dayı yanında oluncada koruyucu aile olarak tarif ediliyor. Koruyucu aile için belli bir setting belli bir konstellasyon vardır eski düşüncesi artık geçerli değil. Devletin görevi çocuk menfaatini (alm. Kindeswohl / frans. le bien de l'enfant) korumak. BM Çocuk Koruma Antlaşması 9. maddesi çocukların ebeveynlerinden ayrılma ve 20. md. aileden ayrı çocukların mevzuatını düzenliyor. İsviçre Korunacak Çocuklar Kararnamesi ise koruyucu aileye çocuğa bakma izninin bakacak kişilerin şahsiyetleri, sağlıkları ve eğitim kapasiteleri olması, ev durumunun iyi bir bakım, eğitim ve öğrenime müsait olması ve ailenin kendi çocuklarının menfaatine zarar gelmemesini şart koşuyor.

 

Koruyucu aile olmak isteyenler ikamet ettikleri belediyenin yetkili makamına müracaat ediyorlar. Koruyucu aileler resmi makamların desteği ve gözetimine tabi. Bazı durumlarda başka uzman şahıslar koruyucu aileleri destekliyor. Çocuk için başka bir aileye girmek çekeceği yabancılık hissinden dolayı kritik bir hayat aşaması olabilir. Koruyucu aile ile çocuğın kendi ailesi arasındaki sosyal ve kültürel mesafe ne kadar az yani birbirlerine ne kadar yakın olursa çocuğun çekeceği yabancılık o kadar az olur. Koruyuc aile hem kendi ailesi hem korunacak çocuk arasında bir birlik oluşturmak ve aidiyetlik hissini vermek. Sadece masaya bir artı kişi oturmuş olmuyor. Beraber yaşam bütün aile fertlerini değiştiriyor. Kurallar, roller ve yaşanan durumların gelişmesi başlıyor. Mesela çocuğun geldiği sistemdeki din, dünya görüşü veya moral düşünceleri işe başlıyor. Koruyucu aile çocuğun sadece kendilerine ait olmadığını aynı zamanda başka bir aileye ait olduğunu kabul etmek durumunda. Süreci başarıya ulaştırmaları için koruyucu aileler kendi durumlarını sorgulamaları ve çocuğun durumunu düşünebilmeleri, kendi yetenekleri ve zaafiyetleri üzerinde çalışmaya razı olmaları gerekmektedir. Korucuyu aileler mevcut toplum yapısının her çeşidini yansıtıyor. Koruyucu ailelerde toplumsal değişimin getirdiği yeni aile çeşitliliklerine tabidir.

 

Konferans dinleyicilerden biri koruyucu ailenin seçiminde dini, lisanı, kültürü ne rol oynuyor sualine İsviçreli uzmanlar bu kriterlerin bir çok kriterden 3 tanesini oluşturduğunu ifade ettiler. Din konuşulmalıdır diyen uzmanlar çocuğu vermek durumunda kalan ana babanın normal şartlarda çocuğun dini eğitimi hakkında söz sahibi olduğunu ifade ettiler. Anne baba kabul ederse başka bir dinde aileye verilebilir. İsviçreli uzmanlar kendi uygulamalarında fransızca konuşan arap bir ailenin budist inancında olan Tayland kökenli bir çocuğa koruyucu ailelik yapabildiği gibi müslüman çocuklara yahudi ailelerin koruyucu ailelik yapmasının da mümkün olduğunu ifade ettiler. İsviçreli uzmanlar bunun genelde çocuklar için bir problem teşkil etmemesine karşılık problemin genelde yetişkinlerde olduğunu ifade ettiler.

Ataşeliklerin faaliyetleri

 

UETD başkanı Murat Şahin konuşmasında davet üzerine 600 km mesafeden karayolu ile gelerek vatandaşlarımızı bilgilendirme çalışmaları için teşekkür ettiği Almanya Düsseldorf Aile ve Sosyal Politikalar ataşesi Dr. Sevinç Sanisoğlu, hedeflerinin koruyucu aile konusunda toplumumuzu bilgilendirmek olduğuna işaret etti. Dr. Sanisoğlu Aile ve Sosyal Politikalar ataşeliklerinin sayısının 20 olarak hedeflendiğini ifade etti. Çalışmaların netice verebilmesi için STK'lara büyük görevler düştüğüne dikkat çeken Dr. Sanisoğlu, hayalini her STK başkanının bir çocuğa koruyucu aile görevini üstlenerek topluma örnek olarak açıkladı. Uzun vadeli planlama ile pedagog, çocuk eğitimcisi, aile hukukuna yoğunlaşan avukatların işbirliği yapması gerektiğine işaret eden ataşe Türkiye kökenli aileler ve çocuklar ile içinde yaşadığımız toplum arasında her iki tarafıda iyi anlayan profesyonellerin görev üstelenerek, çalışarak sahalarında uzmanlaşarak topluma fayda sağlaması gerektiğinin altını çizdi. Düsseldorfta Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliğinin yaptığı çalışmaları anlatan Dr. Sanisoğlu, toplum yararına çalışmak isteyenleri bilgilendirmek için kendil çalışmalarını anlattı. Ataşeliğin verdiği hizmetlere internetten Düsseldorf aile ataşeliği olarak ulaşılabilmektedir.

UETD İsviçre Kadın Kolları başkanı Çiğdem İpek talep olması halinde bu tür toplantıların başka kantonlarda tekrarlanarak, toplumun bilgilendirilebileceğini ifade ederken bu hassas konuda STK'lara düşen göreve işaret etti.

 

img19541.jpgimg19561.jpgmuratsahin.jpgimg20071.jpg

Bu haber toplam 4514 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum