İsviçre Nakit Parayı Seviyor Ama Kullanmıyor: Kart ve Uygulamalar Açık Ara Önde
İsviçrelilerin yüzde 95’i nakit paranın kalkmasına karşı çıkıyor ama alışverişlerin sadece yüzde 30’u artık nakitle yapılıyor. Kartlar ve mobil uygulamalar hızla öne geçerken, “nakit özgürlük” söylemi sandığa, gerçek hayat ise kasaya takılıyor.
BERN – İsviçre’de nakit paraya olan duygusal bağlılık güçlü biçimde sürerken, günlük hayatta kullanım oranı hızla düşüyor. Son veriler, ülkede “nakit özgürlüktür” söylemiyle savunulan banknot ve madeni paraların, fiiliyatta yerini kartlara ve mobil ödeme uygulamalarına bıraktığını ortaya koyuyor.
İsviçre Merkez Bankası’nın 2024 yılına ait ödeme alışkanlıkları araştırmasına göre, ülkede halkın yüzde 95’i nakit paranın tamamen ortadan kalkmasına karşı. Buna rağmen, mağaza, gişe ve otomatiklerde yapılan ödemelerin yalnızca yüzde 30’u nakit olarak gerçekleşti. Bu oran 2017’de yüzde 70’in üzerindeydi. En yaygın ödeme yöntemi ise yüzde 35 ile banka kartları oldu; mobil uygulamalar, özellikle Twint, hızla yükselişini sürdürüyor.
“Nakit özgürlüktür” ama alışveriş kartla yapılıyor
8 Mart’ta oylanacak olan “Bargeld ist Freiheit” (Nakit Özgürlüktür) girişimi, tam da bu çelişkinin ortasında yer alıyor. Girişimi savunanlar, nakit paranın günlük hayattan adım adım silindiğini ve devletin banknot ile madeni paraların her zaman yeterli miktarda dolaşımda olmasını güvence altına alması gerektiğini savunuyor. Girişimin mimarlarından eski SVP’li siyasetçi Richard Koller, pandemi döneminde temassız ve dijital ödemelerin patlama yapmasının bu endişeyi büyüttüğünü söylüyor.
Ancak rakamlar, sembolik desteğin pratikte karşılığının giderek azaldığını gösteriyor. Merkez Bankası verilerine göre, 15–34 yaş arası gençlerde ve yüksek gelir grubunda nakit kullanım oranı yüzde 20’nin altına düşmüş durumda. Nakit parayı en çok kullananlar ise 55 yaş üzeri bireyler ve düşük gelirli kesimler.
Yaşlılar ve düşük gelirli kesimler endişeli
Uzmanlara göre bu tablo, toplum içinde yeni bir ayrışmaya yol açıyor. Dijital dünyaya mesafeli olan veya teknolojik altyapıya erişimi sınırlı kalan özellikle yaşlılar, “tamamen nakitsiz” bir hayatta kendilerini dışlanmış hissediyor. Ayrıca nakit, veri izi bırakmaması ve elektrik ya da sistem arızalarında güvenli bir alternatif sunması nedeniyle hâlâ önemli bir güvenlik aracı olarak görülüyor.
Bu nedenle devlet kurumları ve kamuya yakın işletmelerin nakdi reddetmesi büyük tepki çekiyor. Son dönemde Zürich Kunsthaus, PostAuto ve bazı demiryolu şirketlerinin nakitsiz ödeme uygulamaları kamuoyunda tartışma yaratmıştı. Benzer şekilde, Zürich Hauptbahnhof’taki Noel Pazarı’nda satıcılara nakit yasağı getirilmek istenmiş, yoğun tepkiler üzerine geri adım atılmıştı.
Kartlı ödeme yayılıyor, ATM’ler azalıyor
Öte yandan eğilim net: İsviçre giderek daha “cashless” bir ülkeye dönüşüyor. Bankalar ve Posta, azalan talep nedeniyle ATM sayısını düşürüyor. 2020’de 7 binin üzerinde olan ATM sayısı bugün 6 bin civarına gerilemiş durumda. Artan maliyetler, dijitalleşme ve ATM patlatma saldırıları bu düşüşte etkili oldu.
İlginç bir karşı örnek ise İskandinavya’dan geliyor. Ödemelerin yüzde 90’ının elektronik yapıldığı İsveç, siber saldırı riskleri nedeniyle yeniden hanelere nakit bulundurma çağrısı yaptı. Norveç ise 2024’ten itibaren işletmelere nakit kabul etme zorunluluğu getirdi.
Sonuç: Sevilen ama terk edilen alışkanlık
İsviçre’de nakit para, kimlik ve özgürlük sembolü olarak güçlü bir yere sahip. Ancak alışverişte hız, pratiklik ve dijital kolaylık ağır basıyor. Uzmanlara göre, yaklaşan oylamada hem girişimin hem de hükümetin karşı önerisinin kabul edilmesi sürpriz olmayacak. Nihai tercihte ise daha “esnek ve nötr” bulunan karşı önerinin öne çıkması bekleniyor.
Haber, Watson.ch’de yayımlanan analiz ve İsviçre Merkez Bankası verilerine dayanmaktadır.
Bu haber toplam 457 defa okunmuştur






Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.