''İsviçre gerekli tedbirleri alıyor''

Federal Polis Şefi Nicoletta Della Valle Paris olayları sonrasında yaptığı değerlendirmede İsviçre'nin gerekli tedbirleri aldığını söyledi.

Cemil Baysal
ZÜRİH- Paris'te yaşanan saldırının akabinde Avrupa'nın pek çok ülkesinde olduğu gibi İsviçre'de de asılsız bomba ihbarları ve ihbarlar sonrası özellikle tren istasyonları ve havalimanlarında güvenlik alarmı verildi.  Ülkenin Federal Polis Şefi Nicoletta Della Valle Paris olayını duyduğu anı, İsviçre'deki tedbirlerle ilgili Blick Gazetesi'ne bilgiler aktardı.  Olayı ilk olarak restoranda yemek yerken öğrendiğini dile getiren Valle, ''Telefonum gelen mesajlarla hiç durmadan titreşimdeydi. Daha sonra gelen haberler daha da kötüydü'' dedi. Hemen aynı gece Sorumlu Operasyon Müdürüm ile görüşme yaptık. Ve akabinde Paris'e iki görevli Polisimizi Büyükelçiliğimizi koruma destek amaçlı gönderme kararı aldık. Olayın bir gün sonrası sabahı tüm güvenlik sorumlusu yetkili kurumlar ile acil durum değerlendirmesi yapmak üzere buluştuk. Ve yeni tedbir amaçlı kararlar aldık'' diye konuştu.

Benzer bir saldırının İsviçre'de olması halinde Fransa gibi mi davranırdınız sorusuna Polis Şefi şöyle cevaplandırdı:
Evet. Paris olayı bize gösterdi ki, İsviçre her zaman her türlü duruma karşı olabileceği kadarıyla tedbirli olmalı.

Paris'te teröristlerin kullandıkları hafif silahlar ve saldırıda sizi şaşırtan bir olay var mı sorusuna ise Valle, ''Teröristler daha basit silahlarla saldırıyor. Bu da hazırlık süresini kısaltıyor ve basitleştiriyor. Bu durum bizim görevimizin önemini daha da artırıyor. Son olayda patlayıcı kemerler beni şaşırttı. Bu Avrupa'da ilk defa kullanıldı. Daha önce hiç raslanılmamıştı'' dedi.

Avrupa'ya yönelik terör tehditlerinin bir yıldır daha da arttığını belirten Polis Şefi, ''İsviçre'de de benzer bir saldıırı olabilir. Ancak İsviçre Daeş'e karşı savaşan koalisyon güçleri içinde yer almadığı için öncelikli hedef değil. Buna ilaveten avantajlarımız olarak, ekonomimiz iyi ve iyi işleyen bir eğitim sistemimiz var. Gençlerimizin güzel gelecek perspektifleri var. Radikal düşünceye pek yatkın değiller'' diye konuştu.

Avrupa'ya gelen mülteciler arasında teröristlerin bu gruplara karışarak İsviçre'ye gelme riskini değerlendiren Valle, sözlerine şöyle devam etti:
İsviçre'ye Suriye'den savaştan kaçıp sığınan mülteciler Suriye'de olduğu gibi, Paris'te olduğu gibi saldırı düzenleyen Daeş savaşcılarından kaçanlar. Mülteciler arasına karışarak gelen teröristler olabilir, böyle ihitimali yok saymamak gerekir. Ancak şu ana kadar bunu gerektirecek bir faktör yoktu. Ayrıca, Avrupa'ya gelmek isteyen Daeş militanları plastik botlarla seyahat etmeyi tercih etmezler.

''Paris'teki saldırılardan sonra İsviçre'de devriye gezen Polis sayısı arttı ve öncesine göre daha aktif, niçin?'' sorusuna Valle, ''Halk tedirgin ve kaygılı. Halkın kendisini güvende hissetmesi için Polis'in daha çok aktif görünmesi ve pek çok yerde olması olağan'' diye konuştu. Özel güçlü ağır silahlarla donanmış polisler şehrin ayrılmaz bir tablosu olmaya devam edecekler mi sorusuna ise, ''Ortam durulmadıkca, evet'' diye konuştu.

Olayın akabinde her kesimden daha fazla sınır muhafız sayısı artırılşmalı talepleri yüksek sesle dillendirildi. Güvenlik güçleri yeterli kaynak ve güce sahip mi? sorusuna, ''Dünyada hiç bir Polis teşkilatı yeterli sayıda değildir. Siyasilerin bize verdiği yetkiler imkanlar çerçevesinde, önceliğin bulunduğu yere yöneliyoruz. Ve terörle mücadele en önceliğimiz ve bu alana büyük yatırımlar yapıyoruz'' ifadeleri kullandı.

Halkın size yardımı ne derece önemli sorusuyla ilgili konuşan Valle, sözlerini şöyle sürdürdü:
Temel olarak halkın yardımı çok gerekli. Olaydan sonra gelene ihbarlar arttı. Hatta gelen ihbarlar zaman zaman muhbirlik boyutunda. Bir kişi, komşusunun son zamanlarda sakal uzattığından şüphelenip bize ihbar etmesi bildirmesinin bize hiç faydası olmaz. Kişinin radikalleşmesiyle ilgili pek çok tanımlama olabilir. Genellikle gençler daha çok bu yöne eğilimli. Spor kulübüne bağlılığını kesmesi, toplumdan geri çekilmesi, mesleğini eğitimini yarıda bırakması gibi durumlar radikalleşme belirtileri olabilir. Çocuklarıyla ilgili buna benzer sorunlar yaşayan aileler radikalleşmeye karşı kantonlardaki yardım merkezlerine başvurarak danışabilirler. Daeş niçin gençler üzerinde bu kadar etkili ve niçin gençler böyle bir oluşuma katılmaya hatta savaşmaya ölmeye eğilimli, hepimizi meşgul eden soru bu. Yaşadıkları ailelerde değer görmeyen kıyıda kaldığını düşünenleri daha iyi bir dünya ve gelecek vaad edilerek cazip gelebildiğini düşünüyorum.
Gençlerin radikalleşmeye karşı en iyi yöntem iyi entegrasyon. Hangi ten renginden, nereden gelirse, hangi inançtan olursa olsun. ''

Paris'teki olaydan sonra İslam düşmanlığı karşıtlığı dalga dalga yayılıyor ve artışta, sizi tedirgin ediyor mu bu gelişme sorusuna Valle, ''Evet. Yabancı ve İslamafobi korkusu tehlikesi var. Bu nedenle terörün ve cihatcılığın din ile alakası yok. Başkan Obama'ya katılıyorum. İslamı kimse polisin asayiş sorunu haline getirmemeli'' şeklinde konuştu.

Bu haber toplam 1642 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.