İsviçre ekonomisinde yeni dönem: Hedef artık daha fazla çalışan değil, daha fazla teknoloji
Uzmanlara göre İsviçre’nin yatırım politikası yeniden şekillenmeli. Robotik, yapay zekâ ve yüksek otomasyonlu fabrikalara öncelik verilmesi, göçü artırmadan ekonomik katma değer sağlayabilir.
BERN – İsviçre’de yatırım ve ekonomi politikalarında köklü bir değişim tartışılıyor. Tages-Anzeiger’in haberine göre uzmanlar ve siyasetçiler, ülkenin yatırım çekme stratejisinin artık istihdam odaklı değil, robotik, yapay zekâ altyapıları ve yüksek otomasyonlu üretim tesisleri üzerine kurulması gerektiğini savunuyor.
Federal hükümet, 2028-2031 dönemine ilişkin ekonomi ve yatırım teşvik programı için 392 milyon İsviçre frangı ayırmayı planlıyor. Ancak bu program, hem sağ hem de sol siyasi partilerin eleştirilerine hedef oldu.
Göç yerine yüksek katma değer
Federal hükümet adına hazırlanan Ecoplan araştırmasına göre, ulusal yatırım teşvik programı 2017-2024 yılları arasında yılda ortalama 249 şirketin İsviçre’ye gelmesini ve yaklaşık 1.129 yeni istihdam oluşturmasını sağladı. Aile birleşimleri de eklendiğinde bunun yıllık yaklaşık 1.200 kişilik göçe karşılık geldiği, yani toplam net göçün yalnızca yüzde 1,7’sini oluşturduğu belirtildi.
Uzmanlar ise artık başarının çalışan sayısıyla değil, yaratılan ekonomik değer ve teknoloji kapasitesiyle ölçülmesi gerektiğini ifade ediyor.
Yapay zekâ ve robot fabrikaları öne çıkıyor
Uzmanlara göre gelecekte İsviçre’nin rekabet gücünü artıracak yatırımlar arasında;
* Yapay zekâ veri merkezleri,
* Robotik teknolojileri,
* Tam otomasyonlu üretim tesisleri (Dark Factory),
* Güvenlik teknolojileri,
* Uzay ve ileri teknoloji şirketleri
ön plana çıkacak.
Bu tür yatırımlar çok fazla istihdam oluşturmasa da yüksek teknoloji, ihracat gücü ve ekonomik katma değer sağlayacağı belirtiliyor.
Düşük vergiler hâlâ en büyük avantaj
Haberde, yatırımcıları İsviçre’ye çeken en önemli unsurun hâlâ düşük kurumlar vergisi ve yatırım dostu vergi sistemi olduğu vurgulandı. Uzmanlar, yatırım tanıtım faaliyetlerinin tek başına yeterli olmadığını; hızlı bürokratik süreçler, uygun sanayi alanları ve güçlü teknoloji altyapısının da büyük önem taşıdığını ifade ediyor.
Öte yandan yapay zekâ veri merkezleri ve tam otomasyonlu tesislerin enerji tüketimi ile arazi ihtiyacının yüksek olması nedeniyle bazı bölgelerde bu yatırımlara yönelik çevresel ve yerel itirazların arttığına da dikkat çekiliyor.
Bu haber toplam 590 defa okunmuştur



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.