Davos’ta gerilim tırmandı: İsviçre basını Trump’a sert çıktı

Davos’ta gerilim tırmandı: İsviçre basını Trump’a sert çıktı

Dünya Ekonomik Forumu sonrası İsviçre medyası alarma geçti; Federal Konsey’in Trump’la ilişkilerde artık daha temkinli ve yeni bir strateji izlemesi gerektiği vurgulanıyor.

DAVOS- İsviçre basınında yer alan yorumlara göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın Davos’taki sözleri Bern’de alarm oluşturdu. Uzmanlar, Federal Konsey’in Trump’a karşı yeni ve daha soğukkanlı bir siyasi strateji geliştirmesi gerektiğini vurguluyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Davos’taki son toplantıları, yalnızca küresel ekonomi değil, İsviçre–ABD ilişkileri açısından da sert tartışmalara sahne oldu. İsviçre basınında yayımlanan analizlerde, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsviçre hakkında kullandığı ifadelerin hem “gerçeği yansıtmadığı” hem de “kabul edilemez bir üslup” taşıdığı belirtildi.

İsviçre merkezli CH Media grubuna bağlı Aargauer Zeitung’da yayımlanan yorumda, Trump’ın Davos’taki konuşması “saygısız ve provoke edici” olarak nitelendirildi. Yazıda, geçmişte İsviçre ile ABD’nin “kardeş cumhuriyetler” olarak görüldüğü dönemlerin geride kaldığı, artık Bern’in Trump’la ilişkilerde yeni bir yol haritası çizmek zorunda olduğu ifade edildi.

Haberde, Davos’ta farklı liderlerin Trump’a karşı üç ayrı yaklaşım sergilediğine dikkat çekiliyor:
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un alaycı ve sert tavrının onu yalnızlaştırdığı, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin uzlaşmacı çizgisinin ise bazı somut kazanımlar sağladığı belirtiliyor. Kanada Başbakanı Mark Carney’nin ise sakin ama net bir dil kullanarak Trump tarafından ciddiye alındığı vurgulanıyor.

Aynı analizde, İsviçre Federal Konseyi içindeki yaklaşımların da bu üç modele benzediği ifade ediliyor. Federal Başkan Guy Parmelin’in yatıştırıcı tutumu eleştirilirken, Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis’in Trump’ın sözlerini “kabul edilemez” olarak nitelemesinin daha çok iç politikaya yönelik bir mesaj olduğu belirtiliyor. Maliye Bakanı Karin Keller-Sutter’in ise Trump’la doğrudan rakamlar ve veriler üzerinden konuştuğu, bunun kısa vadede ekonomik bedeller doğursa da Trump üzerinde kalıcı bir etki bıraktığına dikkat çekiliyor.

İsviçre basınına göre önümüzdeki dönemde Bern’i iki kritik dosya bekliyor: ABD ile olası bir gümrük anlaşması ve Trump’ın gündeme getirdiği sözde “barış konseyi” daveti. Analizde, İsviçre’nin acele etmemesi, çıkarlarına uymayan anlaşmalara “hayır” diyebilmesi ve özellikle Birleşmiş Milletler’in merkezi olan Cenevre’nin konumu nedeniyle bu tür girişimlere mesafeli durması gerektiği vurgulanıyor.

Yorumun sonunda ise dikkat çekici bir değerlendirme yer alıyor: Trump’a karşı körü körüne sertlik ya da aşırı uyum yerine, İsviçre’nin geleneksel siyasi refleksi olan “zamana oynama, temkinli davranma ve diplomatik manevra alanını geniş tutma” stratejisinin öne çıkabileceği belirtiliyor. İsviçre basınına göre, Trump çok güçlü olabilir; ancak bu, her koşulda saygıyı hak ettiği anlamına gelmiyor.

Bu haber toplam 756 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.