Başörtüsü Tartışmasında Yeni Boyut: SVP Daha Kapsamlı Yasak Peşinde
Sol kanat muhalifler, Zürih kanton meclisinde SVP'nin önergesinin kabul edilmesine yardımcı oldu.
ZÜRİH – Zürih’te devlet okullarında başörtüsünün yasaklanmasına yönelik önergenin Kanton Meclisi’nde kabul edilmesinin ardından siyasi tartışma yeni bir boyut kazandı. Oylamanın yalnızca beş oy farkla sonuçlanması, özellikle Yeşiller ve Sosyal Demokrat Parti (SP) içerisinde ciddi görüş ayrılıklarına yol açtı.
Tages-Anzeiger’in haberine göre SVP’nin önergesi 87’ye karşı 82 oyla kabul edildi. Ancak önergenin kabul edilmesinde yalnızca sağ partilerin oyları değil, sol partilerden bazı milletvekillerinin parti çizgisinden ayrılması da belirleyici oldu.
Müslüman siyasetçiden sert tepki
Zürih Belediyesi Meclisi’nde görev yapan ve kendisi de başörtüsü kullanan SP’li siyasetçi Vera Çelik, yaşananları hem siyasi hem de kişisel açıdan sert sözlerle eleştirdi.
Çelik, oylama sürecini “çok üzücü”, “son derece rahatsız edici” ve “şaşırtıcı” olarak nitelendirdi. Yaşanan durumun kendisi açısından yalnızca bir siyasetçi olarak değil, özellikle “bir kadın ve Müslüman olarak” zorlayıcı olduğunu söyledi.
Başörtüsü tartışmasının doğrudan Müslüman kadınların dini tercihlerini hedef alması, Zürih’te din özgürlüğü ve devletin bireysel inançlara ne ölçüde müdahale edebileceği sorularını yeniden gündeme taşıdı.
Yeşiller’de istifa çağrısı
Başörtüsü yasağına destek veren Yeşiller milletvekilleri Gabi Petri ve Daniel Heierli, kendi partileri içerisinde ağır eleştirilere maruz kaldı.
Genç Yeşiller, iki milletvekilinin istifasını isteyen bir imza kampanyası başlattı. Yapılan açıklamada, SVP’nin “açık biçimde ayrımcı” olarak nitelendirilen önergesinin kabul edilmesine katkı sağlayan siyasetçilerin siyasi görevlerini sürdürmek için gerekli güveni kaybettiği savunuldu.
Daniel Heierli ise istifa etmeyeceğini açıkladı. Kanton milletvekillerinin bağımsız oy kullanma hakkına sahip olduğunu belirten Heierli, okulların “çok belirgin dini sembollerin bulunmadığı, dünyevi bir ortam” olması gerektiğini savundu.
SP içerisinde de tartışma çıktı
Oylamada SP’den de parti çizgisinin dışına çıkan isimler oldu.
Bir SP milletvekili yasağa yanlışlıkla “evet” oyu verdiğini belirtirken, başka bir milletvekilinin oylamaya katılmaması sonucu etkileyen faktörlerden biri oldu.
SP’nin gençlik yapılanması Juso ise başörtüsü yasağını “antifeminist ve ırkçı” olarak nitelendirdi. Ancak parti içerisinde, kararın sorumluluğunun hangi siyasi gruplara ait olduğu konusunda da tartışmalar yaşandı.
SVP şimdi daha geniş yasak istiyor
Asıl dikkat çeken gelişme ise SVP cephesinden geldi.
Zürih’teki okul yasağının ardından SVP, başörtüsü yasağının kapsamını daha da genişletecek bir halk girişimi başlatmayı değerlendiriyor.
SVP Zürih Başkanı Domenik Ledergerber’e göre hazırlık henüz ilk aşamada. Ancak gündemdeki seçenekler arasında başörtüsü yasağının yalnızca okullarla sınırlı kalmaması bulunuyor.
Parti içerisinde tartışılan seçeneklere göre yasak gelecekte kamu idarelerini, hastaneleri ve hatta parlamentoları da kapsayabilir.
Bu ihtimal gerçekleşirse tartışma yalnızca Müslüman öğrencileri değil, kamu sektöründe çalışan veya siyasi görev üstlenen başörtülü Müslüman kadınları da doğrudan ilgilendirecek.
Hukuk profesöründen anayasa uyarısı
Zürih Üniversitesi hukuk profesörü Helen Keller ise mevcut başörtüsü yasağının anayasal açıdan uygulanabilir olup olmadığı konusunda ciddi şüphelerini dile getirdi.
Keller, yasağın bugünkü şekliyle İsviçre Anayasası’nda güvence altına alınan haklarla uyumlu biçimde uygulanmasının sorunlu olabileceğine dikkat çekti.
SVP ise bu endişeleri kabul etmiyor ve federal düzeyde de benzer düzenlemelerin gündeme getirilmesini istiyor.
Federal hükümet yasağa mesafeli
Federal Parlamento’da da başörtüsüne yönelik çeşitli girişimler bulunuyor. Bunlardan biri, 16 yaşından küçük öğrencilerin okul ve anaokullarında özellikle İslami geleneklere göre başı örten başörtüsü kullanmasını yasaklamayı amaçlıyor.
Bir diğer girişim ise yasağın İsviçre genelindeki tüm devlet okullarında hem öğrenciler hem de kadın öğretmenler için uygulanmasını istiyor.
Ancak Federal Konsey bu girişimlere karşı çıkıyor. Federal hükümet, ülke çapında yeni bir düzenlemeye ihtiyaç bulunmadığını ve din alanındaki yasal düzenlemelerin esas olarak kantonların yetkisinde olduğunu savunuyor.
Müslüman kadınlar açısından tartışma derinleşiyor
Zürih’te başlayan tartışma artık yalnızca çocukların okulda başörtüsü takıp takamayacağı meselesinin ötesine geçmiş durumda.
SVP’nin yasağın hastanelere, kamu kurumlarına ve parlamentolara kadar genişletilmesini tartışmaya açması, başörtülü Müslüman kadınların eğitim, çalışma hayatı ve kamusal görevlerde bulunma haklarının gelecekte nasıl etkileneceği sorusunu gündeme getiriyor.
Öte yandan Zürih Kanton Meclisi’nin kabul ettiği önerge henüz yürürlüğe girmiş bir başörtüsü yasağı anlamına gelmiyor. Yasal düzenlemenin hazırlanması ve anayasal sınırlar içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle Zürih’te başörtüsü tartışmasının siyasi ve hukuki boyutlarıyla önümüzdeki dönemde daha da büyümesi bekleniyor.
Bu haber toplam 821 defa okunmuştur





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.