Bakan Çavuşoğlu: Türkiye Turizm’de gerekli tedbirleri almıştır!

İsviçre gazetelerinde bugün Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun geniş mülakatı yayınlandı.

Çavuşoğlu,  Almanya'nın Türkiye konusundaki seyahat uyarısı ve riskli bölge kararını tam bir haksızlık ve düş kırıklığı olarak eleştirdi.

Suddeutsche Zeitung kaynaklı İsviçre basınında yayınlanan mülakatta Çavuşoğlu, Türkiye'nin korona salgını nedeniyle aldığı tüm sağlık güvenliği tedbirlerine rağmen Almanya'nın Türkiye'ye seyahat uyarısı ve riskli bölge kararının hiç bir haklı gerekçeye dayanmadığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun mülakatı aşağıdadır.

 

Türkiye, turizm alanında kendi güvenlik ve sertifikalandırma sistemini kurdu; ancak Almanya’nın seyahat uyarısı devam ediyor ve Türkiye riskli bölge olarak görülüyor. Şimdi ne olacak?

Mevlüt Çavuşoğlu: Hayal kırıklığına uğradık, ancak sabrımız tükenmedi. Çünkü alınan bu karar objektif kriterler çerçevesinde alınmadı. Bizim için Türkiye’ye gelen turistlerin sağlığı da en az kendi vatandaşlarımızın sağlığı kadar önemlidir. Turistlerin güvenli bir şekilde tatillerini geçirmeleri için havaalanlarında, transferde, otellerde, restoranlarda ve tüm alanlarda kapsamlı tedbirler aldık. Bir turistik beldede bir korona vakasının çıkması halinde neler yapacağımızı ve hastaların nasıl tedavi edileceğini anlattık. Turistleri ağırlamak isteyen otellerin sertifikaya ihtiyacı var. Kriterlere uymayanlara izin verilmeyecek. Sertifikasyon ve denetim işlemini TÜV Süd’e ve diğer bir Alman şirketine yaptırıyoruz. Biz kendimizi güvence altına aldık.

 Seyahat uyarısı 31 Ağustos’a kadar geçerli.

Mevlüt Çavuşoğlu: Bu karar haksız bir karardır. Türkiye, pandemide birçok AB ülkesinden çok daha iyi durumdadır. Sağlık sistemimiz, Almanya’nın sağlık sistemi gibi, dünyada en iyilerden bir tanesidir. Bunu pandemi döneminde de gördük.

 (Kararda) bilimsel gerekçeler göremediğinizi belirttiniz. Bunlar siyasi gerekçeler mi?

Mevlüt Çavuşoğlu: Onun sebebini Heiko Maas’a sormanız lazım. Fakat bu seyahat uyarısı için objektif kriterler görmüyorum. Burada sadece biz değil Alman vatandaşları da cezalandırılmış oluyor; yalnızca turistler değil. Türk turizm sektörünün içinde çok sayıda Alman firması var. Antalya Havaalanı’nı Fraport işletiyor. Bütün bunlar bir hayalkırıklığı. Fakat bu krizi birlikte aşacağız.

Mültecilerle ilgili durum nasıl? Balkan güzergahındaki sayılar yeniden artıyor. Şubat ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye sınırının Avrupa’ya açık olduğunu söyledi. Bu halen geçerli mi?

Mevlüt Çavuşoğlu: Evet. Türkiye’ye gelen hiçbir mülteciyi kapıdan çevirmedik. Başka ülkelere gitmek isteyenleri de engellemek istemiyoruz. Biz 10 yıldır mülteci yükü çekiyoruz, korona salgını nedeniyle bu yük daha da ağırlaştı. Burada Avrupa’nın para ödemesi ve Türkiye’nin mültecileri tutması söz konusu değildir. İşbirliğine ihtiyaç var. Bu konuya artık çözüm bulmamız gerekecek.

Türkiye, Libya’da askeri alanda da belirleyici bir aktör haline geldi. Kısa bir süre önce Trablus’a, BM tarafından tanınan Hükümete gittiniz. Temaslarınızda barışçıl çözümü mü yoksa orada askeri üs kurup kurmamanız konusunu mu görüştünüz?

Mevlüt Çavuşoğlu: Biz Libya’ya nasıl destek verebileceğimizi konuştuk. Biz meşru Hükümetin tarafındayız, darbecilerin değil. Ulusal Mutabakat Hükümeti sahada önemli kazanımlar elde etti, ama Hafter’in saldırgan tutumu devam ediyor. Türkiye güçler arasında dengeyi sağladı, yoksa bu iç savaş daha on yıllar sürerdi. Şimdi ekonomi de sözkonusu olacaktır. Hükümetin Hafter’den geri alınan şehirlerde vatandaşlara hizmet vermesi gerekecek; suya, elektriğe, hizmete ihtiyaç olacak. Bütün bunların maliyeti var. Fakat Hafter Hükümetin petrol satışlarını engelliyor. Türk firmalarının da katıldığı altyapı projeleri savaş nedeniyle tamamlanamadı. Ekonomik işbirliğini nasıl güçlendirebileceğimizi konuştuk. Ülkenin finansal desteğe ihtiyacı var.

Libya’nın petrol ve doğalgazı var.

Mevlüt Çavuşoğlu: Biz Libya’ya, uzlaşmazlığın diğer tarafları gibi, ülkenin doğal kaynaklarına el koymak için gitmedik. Türkiye siyasi bir çözüm bulunmasını ve barış sağlanmasını istiyor. Ateşkes sonrasında bir yol haritası gerekiyor. Bu konuyu da konuştuk.

 

Çözümde Hafter’e yer var mı?

 

Mevlüt Çavuşoğlu: Hayır. Hafter şansını kaybetti. Sayın Merkel’in Hafter’le ilgili hayal kırıklığını bizzat gördüm. Hafter Berlin’de Şansölyelik Ofisine bile gelmeye tenezzül etmedi. Moskova’da ateşkes için yoğun çaba gösterdik, Hafter kabul etmedi. Tam tersine saldırdı ve ülkenin yönetimine el koyduğunu ilan etti. Ancak şimdi köşeye sıkışınca ateşkes istiyor.

 

Ruslar da mı bunu böyle görüyor?

 

Mevlüt Çavuşoğlu: Sayın Cumhurbaşkanımız, Vladimir Putin’e Hafter’in sadece bir darbeci olduğunu, Hafter’in arkasında durmamaları gerektiğini söyledi. Libya’nın birliğini muhafaza etmek için ortak çaba göstermemiz gerekiyor. Buna ABD de katkı sağlayabilir, burada AB ve Afrika Birliği’nin de rolü önemli.

 

Libya’daki savaş Doğu Akdeniz’de üstünlük sağlanması ve doğal kaynakların çıkarılması yönündeki anlaşmazlıkla da bağlantılıdır. Yunanistan Başbakanı Miçotakis Türkiye’nin “oyunbozan bir komşu” gibi davrandığını söyledi.

 

Mevlüt Çavuşoğlu: Yunanistan Başbakanı önce kendisi aynaya bakıp, nerede hatalar yaptığını sormalıdır. Miçotakis daha yönetime gelir gelmez, Sayın Cumhurbaşkanımız kendisine Akdeniz’de işbirliği yapılmasını teklif etti. Ege’de karasuları hakkındaki sorunlarımızı çözebiliriz. Erdoğan konuşmak istedi, fakat Atina buna hazır değildi. Yunanistan Akdeniz’de diğer komşu ülkelerle anlaşmalar imzalıyor. Fransa ve AB ile birlikte bizim aleyhimize çalışmak yerine, Yunanistan artık bizimle konuşmalıdır. Atina’nın Türkiye’yi dışlama çabaları boşunadır. Kendi çıkarlarımızı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çıkarlarını korumaya devam edeceğiz.

 

Türkiye’nin sondaj gemileri Eylül ayından itibaren Akdeniz’de petrol ve doğalgaz aramaya başlayacak. Yunanistan deniz kuvvetlerinin bu faaliyetleri engellemesi halinde ne yapacaksınız?

 

Mevlüt Çavuşoğlu: Denesinler bakalım! Hiç kimse sondaj gemilerimizi engellemeye kalkışmayacaktır: Burada egemenlik haklarımız sözkonusu ve biz bu hakkımızı koruyacağız. Onlar durumun tırmanmasını istiyorlarsa, yanıtlarını alacaklar.

 

Akdeniz’de karasuları sınırı sorununun açıklığa kavuşturulması için neden uluslararası bir mahkemeye gitmiyorsunuz?

 

Mevlüt Çavuşoğlu: Bu, bir mahkemenin işi değil. Bu konuda mahkeme kararları var, kıta sahanlığımızı BM’de tescil ettirdik. Atina’nın bu tür sorunları diyalog yoluyla çözebildiğini gösteren bir örnek Yunanistan ile İtalya arasında ahiren imzalanan Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmasıdır. Yalnızca Türkiye ile bu yola başvurmayı reddediyorlar. Türkiye kıyısının iki kilometre yakınında bulunan Meis Adasına 40.000 kilometrekare kıta sahanlığı vermek istiyorlar. Meis Adası Yunanistan’a 500 kilometre uzaklıkta, adanın kıta sahanlığı kendisinden 4.000 kat büyük. Bunu hangi ülke kabul eder? Türkiye Cumhuriyeti böyle bir muamele yapılacak bir ülke midir?

 

Fransa Türkiye’yi NATO’da artık bir sorun olarak görüyor. Önce Rusya’dan alınan S-400 füze savunma sistemi ve ABD’den F-35 uçağı alınması konusunda anlaşmazlık yaşandı. Şimdi de Ankara Polonya ve Baltık devletleriyle ilgili savunma planını engelliyor. Ankara, NATO ülkelerinden önce PKK’yla bağlantılı YPG ve PYD’nin terör örgütleri listesine alınmasını istiyor.

 

Mevlüt Çavuşoğlu: Bu yanlış bilgileri Yunanistan yayıyor. Polonya ve Baltık ülkelerinin savunması için NATO’nun planlarına destek veriyoruz. Burada başka bir husus önemlidir: Son derece gizli olan NATO planları. Türkiye’nin hedef haline getirilmesi için son derece gizli NATO planlarını yanlış bilgilerle sızdırmak suretiyle NATO’ya zarar veren kim? Bu ihanettir. Bunun NATO içinde araştırılmasını istiyoruz.

 

Ya S-400 sistemi? İlk füze bataryalarının Türkiye’ye ulaştığı inkâr edilemez.

 

Mevlüt Çavuşoğlu: Bu füzelere gelince, diğer NATO ülkeleri de Rusya’dan silah sistemi satın aldı. Almanya Rusya’dan ne kadar doğalgaz alıyor? NATO Genel Sekreteri her NATO üyesinin kendi savunması için istediği savunma sistemini satın alabileceğini söyledi. S-400’leri kendimiz için satın almak istiyoruz. Türkiye’nin NATO’ya bağlılığını kimse sorgulayamaz.

 

Türkiye’de insan hakları durumu halen kötü. Birkaç hafta önce hükümetiniz korona riski nedeniyle binlerce hükümlü hakkında ya serbest bırakılması ya da evde infaz uygulaması kararı almıştı. Kültür destekçisi Osman Kavala’nın tutukluluğu ise devam etmektedir. Türkiye için Kavala, hüküm giymiş katiller ya da mafya babalarından daha mı tehlikelidir?

 

Mevlüt Çavuşoğlu: Neden herkes Kavala’yı soruyor? Almanlar yatıyor kalkıyor hep Osman Kavala’yı soruyor. Kavala, bir davasından beraat etti. Böylelikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bir kararı yerine gelmiş oluyor. Demek ki Türkiye’de yargı süreci işliyor. Ama Kavala hakkında başka suçlamalar da var. Eğer siyasi hükümlü olsaydı, ilk davadan beraat etmezdi.

 

Bir zamanlar Konstantinopolis’in en önemli Hıristiyan kilisesi olan Ayasofya 1935 yılından beri müzedir. Şimdi camiye dönüştürülmesi öngörülüyor. Dışişleri Bakanı olarak bunu dünya kamuoyuna nasıl anlatmayı düşünüyorsunuz?

 

Mevlüt Çavuşoğlu: Bu konu da Türkiye’nin egemenlik hakkına giriyor. Yunanistan işimize karışıyor ve İstanbul ve Ayasofya halen onlarınmış gibi davranıyor. Atina bize talimat veremez. Biz açıklamasını yapamayacağımız hiçbir adımı atmayız. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetti ve Ayasofya’yı cami yaptı. Vakıf belgeleri bunu kanıtlıyor.

 

 

Bu haber toplam 5213 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum