AİDS'e karşı bakanlık kampanyası
İsviçre Sağlık Bakanlığı BAG tarafından, 14 Kasım itibariyle Aids hastalığı HİV Vürüsüne karşı kampanya düzenlendi. Son yıllarda artan HİV Virüsüyle ilgili 1 Aralık Dünya AİDS günü vesilesyile İsviçre ve Dünya'dan rakamlar açıklandı...
İSVİÇRE FEDERAL SAĞLIK BAKANLIĞI BAG AİDS'E KARŞI MÜCADELE KAMPANYASI
Cemil Baysal
ZÜRİH- İsviçre Sağlık Bakanlığı BAG tarafından, 14 Kasım itibariyle Aids hastalığı HİV Vürüsüne karşı kampanya düzenlendi. Son yıllarda artan HİV Virüsüyle ilgili rakamların paylaşıldığı ''LOVE LİFE'' başlıklı kampanya kapsamında, HİV Virüsüne karşı alınması gereken tedbirler ve rakamlar paylaşıldı. HİV Virüsü ve alınması gereken tedbirlerle ilgili https://www.sex-i.ch/tr/home/ sayfasında Türkçe bilgilerin bulunduğu açıklandı.
1 Aralık Dünya AİDS günü olması münasebetiyle açıklanan rakamlara göre;
AIDS hastalığı 2015 yılının verilerine göre dünya genelinde 37 milyondan daha fazla kişide HİV Virus taşıyıcısı bulunmaktadır. Tüm AIDS'li hastaların yaklaşık % 80'i erkek olup, beşte biri 50 yaş ve üstündedir. Bunun 17 milyonu antiretroviral terapi tedavisi görmekte. 2014 yılına göre 2 milyon, 2010 yılına göre ise 10 milyon arttığı belirtildi.
2015 yılında 1.1 milyon kişinin AİDS hastalığı sonucu yaşamını kaybettiği, bu rakamın 2010 yılında 1,5 milyon olduğu açıklandı.
2015 yılında 2,1 milyon virüsü yeni kapan kişi olduğunu belirtilirken, durumun ciddiyetini koruduğu gözler önüne seriliyor. Kuzey ve Orta Afrika'da yaşayanların neredeyse nüfusun yüzde 50'sinin AİDS virüsüyle yaşadıkları ve bulaştırma riskinin yüksek olduğunu vurgulandı. 1 Aralık Dünya AİDS Günü vesilesiyle bu hastalığa karşı duyarlı şekilde mücadele edilip, HİV Virüsü taşıyıcılarına karşı dayanışma ve hassasiyetin gösterilmesi çağrısında bulunuldu.
İsviçre'de ise 20 bin kişinin HİV Virüsü taşıyıcısı olduğu açıklandı. 2015 yılında hastalığı yeni kapan 538 kişinin olduğu belirtilirken, bir yıl öncesine oranla hastalığın yüzde 4 artış gösterdiği vurgulanıyor.
AIDS hastalığının yayılma hızı, tüm dünyada kaygıların artmasına yol açıyor. Sağlığı korumada en önemli unsurun bilgi olduğu bilinen bir gerçek. Bu nedenle AIDS hastalığı nedeni olan virüsün (HIV), hangi yollarla bulaştığının bilinmesi çok önemli. Ancak, dedikoduların ve yanlış bilgilerin önüne geçmek için, nelerle bulaşmadığı hakkında da bilgilenmek gerekiyor.
Hastalığa sebep olan virüsün (HIV) en önemli bulaşma yolu cinsel temastır. Bulaşma için, hasta olmasa bile kanında virüs bulunan (HIV pozitif) kişi ile bir kez bile cinsel ilişkiye girilmesi yeterli oluyor. İlk yıllarda hastalığın sadece homoseksüel (eşcinsel) ilişki ile bulaştığı sanılıyordu. Bu gün bulaşmanın yüzde 55-60'ının heteroseksüel (karşı cinsle) olan ilişkiyle bulaştığı biliniyor.
Virüs kanda yoğun bir şekilde bulunduğu için, kan ve kan ürünü nakilleri ile de bulaşma görülebilir. Bu amaçla, nakledilmesi düşünülen kanda tahliller yapılmalıdır. Ne var ki, virüs bulaşmasından sonra, tahlillerle görülene kadar geçecek 10-12 haftalık pencere döneminde yapılacak kan nakilleri ile bulaşma riski vardır.
Virüs taşıyan (HIV pozitif) annelerden bebeklere, gebelik süresince, doğum sırasında ya da emzirme döneminde virüs bulaşma olasılığı yüzde 20-30 civarındadır.
Sağlık personeli de risk altında. Ameliyat ya da enjektör iğnesi batması, virüs içeren vücut sıvılarının bulaşması gibi yollarla hastalık kapma riski bulunmaktadır. Bu risk yüzde binde 2-5 civarındadır.
Damar içi yolla uyuşturucu madde kullananlarda, aynı enjektörün birden fazla kişi tarafından kullanılması da önemli bulaşma yollarından birini oluşturmuştur.
Korunmak mümkün
Görüldüğü gibi günlük sosyal yaşam bulaşma açısından risk oluşturmuyor. Bulaşma yolları bilindikten sonra bunlara karşı önlemler almak zor değil.
Cinsel ilişkilerde hassasiyet gösterilmesi, kan ürünleri kullanımı sırasında ilgililerin önlem alması, bulaşmayı önleme açısından büyük önem taşımaktadır.

AIDS nelerle bulaşmaz
HIV birçok vücut sıvısında bulunmasına rağmen sadece kan, meni ve vajina salgısı gibi sıvılar aracılığıyla bulaşabilmektedir.
Dokunmak, el sıkışmak, sarılmak, aynı yerde oturmak, aynı banyoyu, tuvaleti, havuzu kullanmakla bulaşmaz. Masum öpüşme denilen, travma ve kanama oluşturmayacak şekilde öpüşmekle de bulaşmaz. Sivrisinek, arı ve böcek sokması da bulaşma açısından risk oluşturmaz. Ayrıca, ortak kullanılan giysilerle, telefonahizesi gibi eşyalarla veya gözyaşı ve terle de AIDS bulaşmaz.
AIDS hastalığı bir virüs hastalığıdır, etkeni HIV olarak isimlendirilir. HIV bulaşan bir kişide hastalık belirtileri yıllarca çıkmayabilir fakat bazı kişilerde kısa süre içerisinde belirtiler başlayabilir. Bazı kişilerde virüsün (HIV) bulaşmasından birkaç ay sonrasında AIDS ile ilgili belirtilerin ortaya çıktığı görülebilmektedir. Zaman ilerledikçe virüs çoğalarak AIDS hastalığının tüm belirti ve bulgularının ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Bazı kişilerde ise virüs (HIV) kişinin vücudunda olmasına rağmen yıllarca (10 yıla kadar sürebilir) hiçbir belirti vermeyebilir.
AIDS hastalığına karşı bilinçlendirme kampanyaları, ameliyatlar ve cerrahi girişimler öncesi testler, kan bağışlamaları sonrası kan analizleri AIDS hastalığına sebep olan virüsün (HIV) daha erken dönemde tespit edilmesine yardımcı olmuştur. Bu şekilde bir çok hastaya daha erken dönemde tanı konması sağlanmıştır. AIDS hastalarında fırsatçı enfeksiyonlarla ağır pnömoni(zatüre), menenjit, ensefalit, tüberküloz enfeksiyonları gelişebilir. Erken tanı konması ile koruyucu ilaç uygulamaları enfeksiyon oranlarını azaltılabilmektedir.

BULAŞMA YOLLARI ve risk faktörleri
-Korunmasız cinsel ilişki
-Korunmasız anal veya oral seks
-Çok eşlilik
-Cinsel yolla bulaşan hastalık geçirmiş olmak
-Damardan uyuşturucu alışkanlığı ve iğneyi ortak kullanmak
Kan verilmesi : Ameliyat ve bir hastalık sebebiyle kan veya kan ürünleri verilen hastalarda tüm testlerin yapılmasına rağmen HIV enfeksiyonu(AIDS hastalığı) bulaşma riski vardır. Hastalığın kuluçka döneminde bağışçıdan kan alınması testlerde enfeksiyonun tespit edilmesine engel olmaktadır.
Cerrahi Müdahaleler : Kullanılan cerrahi aletlerin yeterli sterilizasyonunun yapılmadığı ya da yapılamadığı cerrahi müdahale uygulamaları enfeksiyonların yaygınlaşması için risk oluşturur. Ülkemizde kampanyalar şeklinde sünnet işleminin uygulandığı durumlarda aletlerin sterilizasyonu yeterince yapılamamakta ve bir çocuktaki enfeksiyon bir çok çocuğa yayılabilmektedir.

Bu haber toplam 4399 defa okunmuştur







Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.