15 Temmuz'u asla unutturmamalıyız

Bern Büyükelçimiz Saygılı FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin yıl dönümü vesilesiyle gazetemize özel değerlendirmelerde bulundu.

Saygılı "Alçak darbe girişimi asla unutturulmamalı. FETÖ'ye karşı kahramanca direnen halkımızı selamlıyorum. Demokrasimize ve meclisimize sahip çıkan herkese yürekten teşekkür ediyoruz" dedi.

FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin yıl dönümü vesilesiyle gazetemize değerlendirmelerde bulunan Saygılı, vatandaşlara darbeye karşı direnmeleri ve demokrasinin yanında yer almaları yönünde çağrıda bulunduklarını belirterek başta İsviçre'de olmak üzere Türk halkının tüm ülkelerde verilen mesajı en iyi şekilde aldığını ve demokrasi için mücadele eden milyonları yalnız bırakmadıklarını vurguladı.

"İsviçre'deki Türk toplumu artık gerçeği gördü. Gülen'in nasıl bir hain adam olduğunu, bunu takip edenlerin de nasıl bir yanlış yolda olduğunu ve FETÖ'nün terörist bir örgüt olduğunu çok net gördü. Onun için çocuklarını da FETÖ kurumlarına göndermek istemiyor. Biliyor ki çocuğu oraya gittiğinde müthiş şekilde itibar kaybına uğrayacak. Bunu aile ister mi? İstemiyor. Onun için bu FETÖ'ye çok büyük darbedir. Çok şükür epey bir güç kaybına uğramış durumdalar, daha da uğrayacaklar" diyen saygılı Post'un sorularını cevaplandırdı.

Soru: Türkiye 15 Temmuz 2016 yılında FETÖ terör örgütünün başını çektiği bir darbe girişimi ile karşılaştı. Türk halkı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla sokaklara inerek darbecilere direndi ve darbe başarısız oldu.

Türkiye geçmişte birçok kez darbe girişimi yaşadı, 15 Temmuz’daki kalkışma diğerlerinden farklı idi. Farklı olan yönü neydi?

Cevap: 15 Temmuz hain darbe girişimi esasen Türkiye Cumhuriyeti’nin maruz kaldığı en kanlı terör eylemidir. 251 şehit verdik, 2.000’den fazla insanımız yaralandı, gazilerimiz var. Tabi daha önce de Türkiye’de darbeler ve darbe girişimleri yaşandı, ama hiçbiri bu kadar kanlı olmadı ve hiçbiri devletin içine sızmış, paralel devlet yapılanmasını oluşturmuş bu denli sinsi bir terör örgütü tarafından gerçekleştirilmemişti. Çok şükür başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, yüce Meclisimiz ve hain darbecilere karşı kahramanca direnen Türk halkı sayesinde bu darbe girişimi önlenebildi ve demokrasimize, Meclisimize sahip çıkıldı. Bu açıdan bunu Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak görmek gerekir. 

 

Soru: Türk halkı ölümü göze alarak sokağa inerek darbe girişiminde bulunan FETÖ yanlılarına karşı direnişini nasıl okumak lazım. Oysa geçmiş darbelerde böyle bir direnme yaşanmamıştı.

Cevap: Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla o gece Türk halkı sokaklara döküldü. Çok şükür nispeten erken bir saatte darbecilerin darbeye kalkıştıkları haberi alındı ve Türk halkı bunu haber alır almaz meydanlara, havaalanlarına adeta akın etti. Tankların önünde durdu. Kahramanca bir mücadele verdi. Zaten halkın çoğunluğunun karşısında durduğu hiçbir darbe girişiminin başarıya ulaşma şansı olamaz.

Soru: Başarısız darbe girişimi olmasaydı Türk devletinin içine sızmış FETÖ mensuplarının deşifresi yine de mümkün olabilir miydi?

Cevap: Malumunuz bu, hain darbecilerin, hain FETÖ örgütünün ilk eylemi değildi. Yargıda elde ettiği güç marifetiyle 17-25 Aralık 2013’de bir darbe girişiminde bulunmuştu esasen. Bunu izleyen dönemlerde de gerek MİT tırlarının durdurulması olsun gerek diğer gelişmeler olsun, hain olduklarını ve devlet içinde paralel bir yapılanma içine girdiklerini zaten devletimizin yetkili kurumları bilmekteydi. Keza 2014 yılındaki Milli Güvenlik Kurulu kararıyla da paralel devlet yapılanması şeklinde bir hüviyette oldukları ve bunlara karşı tedbirler alınması gerektiği kararlaştırılmıştı. Belki bu girişimde bulunmasalar bu kadar çabuk devlet içinden temizlenmeyebilirlerdi. Ama devletimiz bu hainlerden, bu hain girişim olmasaydı da mutlak surette temizlenecekti. Bundan hiç kuşkum yok.

Soru: Türk devletinin kılcal damarlarına kadar girmiş paralel yapılanmanın bir daha ortaya çıkmaması için neler yapılması gerekiyor? Gelecek nesillere böyle yapılara meyletmemeleri için neler tavsiye edeceğiz?

Cevap: Tabii bu hain yapılanma, kendilerinin masum bir cemaat oldukları ve eğitim gibi, dinlerarası diyalog gibi konularda faaliyet gösterdikleri yönünde adeta herkesi aldatmaya çalışan bir konumdaydı. Kendilerini böyle tanıtmaya çalıştılar. Ama artık hepimiz biliyoruz ki FETÖ hain bir terör örgütüdür ve benzeri yapılanmaların ortaya çıkmasına Türkiye Cumhuriyeti Devleti asla izin vermeyecektir. Bu sadece Türkiye için değil, FETÖ’nün ve benzeri örgütlerin faaliyet gösterdiği diğer devletler açısından da alınacak bir ders niteliğindedir. Biz daima gerek İsviçre gerek diğer ülkeler nezdinde yaptığımız girişimlerde bu yapının her şeyden önce kendilerine zarar vereceğini her vesileyle dile getiriyoruz. İlgili ülkelerin dikkatini çekiyoruz.

Soru: FETÖ terör örgütü mensubu on binlerce kişi hapse veya devletteki görevlerinden el çektirildiler. Örgütün elebaşı ABD’de refah içinde yaşarken, yandaşlarını perişan etti. FETÖ örgütü Türkiye’ye verdiği zarar kadar kendisine insanlara da büyük zarar vermedi mi?

Cevap: Tabii ki zarar verdi. Zaten bunu burada da görüyoruz. Artık hiçbir vatandaşımız çocuklarını FETÖ okullarına verip zehirlemek istemiyor, FETÖ dershanelerine göndermiyor. Gerek buradaki gerek diğer ülkelerdeki FETÖ okullarının da tek tek kapandığını görüyorsunuz. Büyük ölçüde bizim girişimlerimiz ve o ülkelerin tehlikenin farkına varması sonucu bugüne kadar 38 ülkede FETÖ okulları kapatıldı. Bunlardan 20 okul Maarif Vakfı tarafından devralındı, ayrıca Maarif Vakfı diğer 22 ülkede de yeni okullar açtı.

Soru: Binlerce yıllık Türk tarihi boyunca bu millet böyle bir ihanet gördü mü? Kendi Meclisini bombalayacak, kendi evlatlarını katledecek ve sivilleri öldürecek kadar gözü dönmüş bu yapının dış bağlantıları yok muydu?

Cevap: Bu güzel ve doğru bir soru. Bu yapının merkezinin neresi olduğunu zaten sanıyorum hepimiz biliyoruz. Bunu anlamak için şu anda hain örgütün elebaşının nerede ikamet ettiğine bakmak yeterlidir diye düşünüyorum. Biz Amerika’dan defalarca FETÖ‘nün ve mensuplarının iadesini talep ettik, etmeye de devam ediyoruz. Bu kesinlikle dış bağlantısı olan bir örgüt. Biz başta dış temsilciliklerimiz olmak üzere her düzeyde girişimlerimizi sürdürüyoruz. Sizinle şu sayıyı paylaşmak isterim; Bugüne kadar dış temsilciliklerimizce FETÖ ile mücadele bağlamında tam 16 bin görüşme gerçekleştirilmiş.

Soru: Siz bir diplomat olarak yakinen şahit olduğunuz olaylar var. Türkiye’nin milli birlik ve beraberliği bozmaya kalkan, darbe girişiminde bulunarak başarısız olanlar birçok batılı ülkelerde hüsnü kabul görüyorlar. Muhataplarınız bunu nasıl izah edebiliyor?

Cevap: Darbe girişiminin yaşandığı günden bugüne 4 yıl geçti ve bu 4 yıl içinde biraz önce bahsettiğim temasların da sonucu biz FETÖ gerçeğini anlatabildik diye düşünüyorum. Artık o gece yaşananların bir darbe girişimi olmadığını hiç kimse söyleyemiyor. Net bir darbe girişimidir ve hain terör örgütü tarafından gerçekleştirilmiştir. Bununla ilgili hiçbir soru işareti yoktur. Dediğim gibi, bu yapının okulları kapatılıyor, bunların diğer alanlarındaki faaliyetlerine set çekiliyor. Adım adım bu örgütün illegal yapısını anlatmaya devam ediyoruz ve zaman geçtikçe bunun daha iyi anlaşıldığını da görüyoruz. İnşallah önümüzdeki süreçte daha net sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum. Bu konuda İsviçre-Türk toplumuna da bu mücadelemizde sergiledikleri dayanışmadan dolayı ve bu hain terör örgütünü dışladıkları için içtenlikle teşekkür ediyorum.

Bu haber toplam 6103 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum