• BIST 107.286
  • Altın 143,230
  • Dolar 3,5609
  • Euro 4,1491
  • Zürih 15 °C
  • Antalya 33 °C
  • İstanbul 28 °C

Uzun yaşamın kaynağı

Işıl Alagöz

Zamanın başlangıcından beri insanlar hep genç kalmanın ve yaşlanmayı yavaşlatmanın yollarını aramışlardır. Teknolojideki gelişmelerle fiziksel olarak genç görünmenin çeşitli yöntemleri geliştirilmiştir. Ancak eğer sağlığınız yerinde değilse ve dolu dolu yaşayacak gerekli enerjiye sahip değilseniz, o zaman genç görünmenin pek bir anlamı yok.

Neyse ki ömrü doğal bir şekilde uzatmanın bazı yolları var. Uzun ömür ve sıhhat konusunda en belirleyici temel faktör genlerdir. Fakat buna rağmen genlerimiz ne kadar bizim aleyhimizde olsa da kendimize dikkat ederek ömrümüzü yaklaşık 12 yıl uzatabiliriz. Uzun yaşamanın püf noktası şişman olan nefislerimizi zayıflatıp hayatı sevmek ve kötü alışkanlıklarımızdan arınmaktır. Genetik zemin elbette önemli fakat sağlıklı bir beslenmeyi önemsemeyen, spor yapmayan, alkol ve sigara tüketen kişilerin hayat süreleri daha kısadır. Örneğin günde bir veya iki paket sigara içmek 5 ile 12 yıla kadar ömrü kısaltır.

Aynı şekilde, içki beyin hücrelerini zedeler ve ömrün 7 yılını siler. Yani bireyin kalıtımsal ve kalıtım üstü özellikleri, bugünkü hastalıkları, gelecekte olabilecek hastalıkları, riskleri, yaşam stili, mesleğinin getirdiği riskler, doğru egzersiz yapıp yapmadığı, uyuşturucu, kimyasal madde, UV ve radyoaktif ışımalara maruz kalıp kalmadığı, organik gıdalarla beslenip beslenmediği, sık antibiyotik kullanıp kullanmadığı, barsak florasını sağlıklı bir şekilde koruyup korumadığı gibi unsurlar ömrün uzunluğunu belirler. Her şeyin çoğu zarardır derler ya: bazen uykunuzu alamadığınızı hissedip kendinizi tembelliğe kaptırsanız da, bir insanın uyuması gereken maksimum süre 8 saattir. 8 saati geçen her uyku saati, sizi o günlük dinlendirse de ömrünüzü kısaltır.

Tıpkı günde 2-3 saat gibi abartılı derecede kısa süre uyumak da ömür törpüsüdür. Biz görmesek de çoğu insanın özel ya da iş hayatında tahammül ettiği bazı sorunlu ya da sıkıcı kişiler ruhsal tahribatlara ve böylece ömrünü kısaltan bir etkiye neden olabiliyor. Sonuçta fotoğraflar insanın yaşlanmasını takip ediyor fakat sadece fiziksel yaşı, zira ruhsal yaşlanmayı takip etmek mümkün değil. Münakaşa hayatın parçası ama aile üyelerinin kaygı ve talepleriyle uğraşmak da ölüm riskini arttıran etkenlerden. Elbette bütün bunların yanı sıra, kişinin stresle başa çıkma kapasitesi önemli bir rol oynuyor. Bununla birlikte kırsal ve yüksek yerlerde yaşam hayatımızı olumlu etkiliyor. Yapılan araştırmalar yüz yaşına ulaşan insanların çoğunlukla kırsal kesimlerde ve yüksek bölgelerde yaşadığına işaret ediyor.

Denizden yüksekliğin arttığı bu bölgelerde oksijenin daha fazla olması ve sanayi tipi kirlenme olmaması uzun yaşamın sırlarından olarak kabul ediliyor. Tersini iddia edenler olsa da, evlilik ölüm riskini yüzde 27 azaltıyor. Öte yandan çocuğu olan kadınların 100 yıl yaşama şansı diğerlerine göre 3 kat daha fazla. Bu arada annesi 25 yaşının altında doğum yapan çocukların 100 yaşına kadar yaşama şansı ise iki kat daha yüksek. Üstelik sağlıklı arkadaş ortamı ve sosyal ilişkiler yaşam süresini yüzde 22 oranında uzatıyor. Bir de dindar kişiler ve düzenli ibadet edenler diğerlerine nazaran 3 yıl daha uzun yaşıyorlar. İnsan ömrünü önemli ölçüde kısaltan faktörler arasında kilo fazlalığı ve kilo azlığı da geliyor. Burada aklıma Filozof Ludwig Feuerbach'ın "Der Mensch ist, was er isst" sözü geliyor. Yani "ne yersen o'sun".

Kaliteli, uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdürmek için yediklerimize ve içtiklerimize dikkat etmemiz gerekiyor tabii ki. Fakat uzun yaşayanların tavsiyelerini dinlediğimizde uzun yaşayan insanların sayısı kadar uzun yaşamanın formülünün de olduğunu görüyoruz. Yani, uzun yaşayan hiç kimse aynı reçeteden söz etmiyor. Belli ki herkese uyan genel bir reçete yok, ancak rahatlıkla her bir kişiye özgü özel bir reçetenin olduğu söylenebilir. Bu yüzden bence uzun bir ömür için her şeyden önce hiçbir şeyin ölçüsünü kaçırmamak ve dengeyi bozmamak lazım. Yoksa sizce uzun yaşamaktansa, sağlıklı, güzel, huzurlu ve mutlu yaşamak daha mı önemli?

Bu yazı toplam 823 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Post Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 044 550 50 50 | Faks : 00 41 44 666 02 71 | Haber Scripti: CM Bilişim