• BIST 94.887
  • Altın 246,442
  • Dolar 6,3495
  • Euro 7,4057
  • Zürih 15 °C
  • Antalya 25 °C
  • İstanbul 21 °C

Uzun geceler, kısa günler ve depresyon

Işıl Alagöz

Sonbahar/Kış aylarında güneş ışınlarının normal zamana göre daha yatık gelmesi, biyolojik ritme göre güneşin daha az gözüküyor olması kişilerin depresif bir duruma düşmesine yol açabilir. Pek çok kişi, kış aylarında kendini daha mutsuz, gergin, bitkin, keyifsiz yorgun ve hüzünlü hissettiğinden söz eder. Neticede bu tembellik diye adlandırabileceğimiz hal, beynin nöro kimyasal dengesinin bozulması sonucu oluşan bir hastalıktır diyebiliriz. Nedeni şu ki; mutluluk hormonu olarak bilinen "serotonin" güneş ışığı azalmasına bağlı olarak azalmaktadır ve bunun aksine uyku hormonu olarak bilinen "melatonin" ise yine güneş ışığının azlığına bağlı olarak artmaktadır. Bu hormonsal dengesizlik de kış depresyonu belirtilerini ortaya çıkarmaktadır.

Tüm bunlar birleşince kişide uykusuzluk, uyuşukluk, motivasyon ya da enerji kaybı,  iştahta bozukluk, kendine yönelik suçluluk hissiyatı gibi belirtilerine sık rastlanıyor.
Mevsimsel depresyon kişinin kendini yetersiz, değersiz ve suçluluk hisleriyle beraber günlük zevk aldığı işlerden zevk almamasıyla seyreden bir duygu durumu bozukluğudur. Bir başka değişle kişinin duygulanımının üzüntü, keder yönünde artmış olması, ruhsal çökkünlük halidir. Bu negatifleşmiş düşünce içeriği kendisini isteksizlik, durgunluk, hayattan keyif almamak gibi belirtilerle sergileyebilir. Ayrıca iştah ve kiloda değişiklikler olabilir. Kış ile birlikte hem soğuklar hem depresyon ihtimali artsa da, depresyondan kurtulmanın bir çok yolları var: Öncelikle yemeklerin bizi mutlu eden serotonin salgılanmasına da yardımcı olduğunu göz ardı etmeyelim ve sağlıklı beslenmeye özen gösterelim. Motivasyonumuz düşük olsa bile, kendimizi zorlayarak bir hobi edinirsek ve sevdiğimiz bir şeylerle uğraşırsak kafamız negatif düşüncelerden uzaklaşır. İnsanın açık havada daha sık bulunması, iç dünyasını daha berrak tutabilir. Beyni aktif tutmanın ve kötü düşüncelerden uzaklaşmanın bir diğer yolu okumaktır. Gazete, kitap, dergi okumaya ve böylelikle beyninizi meşgul etmeye gayret gösterin. Benzer şekilde faaliyetlerde da insanın ruhunu ferahlatır. Bu yüzden dans etmek, müzik dinlemek, şarkı söylemek, ebru sanatıyla uğraşmak, günlük tutmak, fotoğraf çekmek gibi ve buna benzer farklı tarafınızı öne çıkaran hobiler seçebilirsiniz. Kış depresyonunu engelleyen, yaşam kalitemizi arttıran ve depresyonun birebir panzehri olan diğer unsuru ise fiziksel egzersiz veya spordur. Ancak kimilerine spor yapmak iyi gelirken kimilerini de dostlarıyla birlikte olmak daha mutlu eder. Şayet kendinizi yararsız hissediyorsanız, gönüllü hizmet veren kurumlara, vakıflara veya dernek çalışmalarına katılabilirsiniz. Bu ister ağaç dikme olsun ister yoksullara veya öğrencilere yardım organizasyonu; böyle bir gönüllülük sizin kendinize olan güveninizi yerine getirecektir. Unutmayalım ki, depresyon genelde, özgüvensizlik ve kişinin kendine şüphe etmesiyle birlikte geliyor. Bundan dolayı, kendimize iyi bakmalıyız ve bazen şımartmalıyız. Örneğin banyo yapmak, cilt bakımı uygulamak, bir kuaför ziyareti veya alışverişe çıkmak gibi faaliyetler enerjimizi tazeleye bilir. Genel olarak, olumlu düşüncelerle kaplarsak beynimizi, olumsuz düşüncelere yer kalmaz zira zihinde aynı anda hem pozitif hem de negatif düşünce var olamaz. Kendinizi olumlu düşünmeye yönlendirin ve kafanızda kötü düşüncelerin yuva yapmasına izin vermeyin. Her kışın ardında bir bahar vardır ve her şey geçicidir. Her şeyden önce bunu bilmeliyiz ki; sıkıntılı-gergin, karamsar insanların beyin ve kalp dalgaları da düzensiz ve hızlıdır. Kalp ve beyin çabuk yorulmakta ve yaşlanmaktadır ve bundan dolayı kanser riski artmaktadır. Ünlü ozan Horatius'un dediği gibi "Carpe Diem", yani "anı yaşamak" bu savaşta en önemli silahımız.

Tabii ki bununla yetinmiyorsanız, seçenekler devam ediyor. Mesela, bunlara ek olarak kendinizi ödüllendirmeye ne dersiniz? Ben şahsen başka bir ülke, yeni ortam, hava değişimi, farklı kültürlere dalmak ruhumuza her daim iyi geleceği kanaatindeyim. Ne demiş atalarımız? Tebdil-i mekanda ferahlık vardır! Denemekte sakınca yok. Sağlıcakla kalın...

Bu yazı toplam 2329 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Post Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 044 550 50 50 | Faks : 00 41 44 666 02 71 | Haber Scripti: CM Bilişim