• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Zürih 11 °C
  • Antalya 19 °C
  • İstanbul 17 °C

Son Seçim Barometresi: Eğilim Sol-Yeşiller..

Son Seçim Barometresi: Eğilim Sol-Yeşiller..
2019'daki federal seçimlerin kazananları Yeşiller ve Yeşil Liberaller, diğer bütün tarafların oy kaybetmesi bekleniyor. Bu, 20 Ekim'den önceki son SRG seçim barometresi ile sunuldu.

 CEMİL BAYSAL- ANALİZ 

 İsviçre'de 20 Ekim'de gerçekleşecek ulusal seçimlerden önce yapılan son seçim barometresi sonuçları   açıklandı. Buna göre, 2019'daki federal seçimlerin kazananları Yeşiller ve Yeşil Liberaller, diğer bütün   tarafların oy kaybetmesi bekleniyor. Bu, 20 Ekim'den önceki son SRG seçim barometresi ile sunuldu. 

 Mevcut 3,6 puanlık bir artışla Yeşiller, oy verenlerin yüzde 10,7'sini çekiyor. Yeşil Liberaller de 2,7 puan kazanarak şimdi oyların yüzde 7,3'ünü elinde tutuyor. Araştırma Merkezi Sotomo’nun SRG adına 26 Eylül - 2 Ekim 2019 tarihleri arasında, 12 bin seçmenle birlikte yaptığı seçim anketlerine göre, bu, ekolojik spektrumdaki iki partinin yüzde 18’de birleştireceğini gösteriyor. Diğer taraftan İki geleneksel parti SP ve FDP yaklaşık eşit durumda.

FDP oy kaybında

Ankete göre, oylarını artıranların aksine bir dizi siyasi parti de oy kaybedecek gibi görünüyor. Seçim barometresinin son dalgasında Liberal Demokratp Partisi FDP'nin ilk kez Hristyan Demokrat Partisi CVP'den daha fazlası kaybetmesi dikkat çekici. CVP hafif oranda eksi puanda ve beklenen seçmen payı şimdi yüzde 10.6 seviyesinde. Elde edilen anket sonuçları gerçekleşirse, CVP diğer tüm muhafazakar sağ partilerden daha az oy kaybedecek. Bir başka deyişle, muhafazakar ve sağ partiler arasında en az oy kaybedecek parti CVP gibi görünüyor.

Buna karşılık, FDP, artı yüzde 0,3 bandından eksi 1,2 puanlara kaydı. Bu gelişme, ilk olarak sonbaharda CO2 Yasası'nın ele alınmasıyla ilgili olarak kristalize olan iklim politikasındaki partinin tavrı seçim barometresi ile doğrudan bağlantılı. En son ankete kaydedilen seçmen görüşleri, tam olarak o döneme denk geliyor.

SVP’deki gelişme bununla neredeyse aynı: Haziran’a kadar, parti sürekli seçmen kaybetti, şimdi toparlanıyor gibi görünüyor. Burada da iklim politikası önemli bir rol oynadı. Ankete göre, FDP eski seçmenlerinin yüzde 9'unu SVP'ye kaptırdı. Bununla birlikte siyasi uzmanlar, Liberallerin iklim politikasından yararlanabilecekleri söylenirken yine de bazı seçmenlerini Yeşil Liberallere kaptıracaklarının belirtilmesi oldukca çarpıcı.

Merkez sola kayıyor

20 Ekim seçimlerindeki eğilim sadece yeşil değil, aynı zamanda sola doğru da bir hareket var. Ankete göre, Yeşiller'deki net kazanımlara rağmen, SP biraz oy kaybediyor, kırmızı-yeşil tabaka şu anda toplam 3 puan kazanıyor. Son anket raporuna göre iki sağ parti olan FDP ve SVP, 3.3 puan kaybetti: "Bu, 2015 yılında sağ kanattaki seçmen büyümesinin büyük ölçüde ortadan kalkacağı anlamına geliyor."

Öte yandan, bir bütün olarak dikkate alınırsa merkez partiler GLP oyları da buna dahil olursa seçmen payını koruyabilir. GLP’nin alacağı oylar CVP ve BDP oy kayıplarını tamamen telafi eder.

Tek taraflı seferberlik

Seçmen kaymasının analizi, seçimlerde oyların muhtemelen sola kayacak olması öncelikle tek taraflı seferberliğin seçim kampanyalarının bir sonucu olduğunu gösteriyor. Sadece SP değil, Yeşiller de muhafazakar partilerin oylarını seçmenini kazanıyor. Seçim barometresi sol  kanat kampındaki tahmini oy artışınının neredeyse yalnızca eski seçmenlerin mobilizasyonundan kaynaklandığını açıkça ortaya koyuyor. Siyasi otoriteler, özellikle seçimlere ilk defa katılan birçok genç seçmenin Yeşillere oy vereceğini belirtti.

Bunun tam tersi SVP için geçerli: Beklenen oy kaybı diğer siyasi partilere kyadığından olmayacak.  SVP, yalnızca eski seçmenlerinin bazılarının bu sefer oy kullanma ihtimalinin düşük olması nedeniyle kaybediyor. SVP seçmen tabanının yaşlanması- yaşlı sayısının artması, genç seçmenlerin yeni katılımının az olması buna katkıda bulunuyor. Bu nedenle siyasi otoritelere göre, 20 Ekim seçimlerinde sola eğilimin artışı, potansiyel sol ve sağ seçmenlerin katılımındaki göreceli farka bağlıdır. Seçim sonucu için önemli olan, bir bütün olarak seçmenlerin katılım düzeyi değil, partilerin seferberlik gücü - seçim kampanyalarındaki eşitsilzikler oluşturması.

İklim tartışması seçimi şekillendiriyor

Tematik olarak, iklim değişikliği tartışması seçim üzerinde en büyük etkiye sahip – bu bir yıl önce henüz öngörülemeyen bir gerçek. Son ankette, bu eğilim yeniden vurgulandı. Her ne kadar en önemli siyasi konular sıralamasında iklim sağlık sigortası primlerinin hemen arkasında olmasına rağmen. Bununla birlikte iklim konusu, seçim ve oy verme kararı ile ilgili olarak belirleyici konular söz konusu olduğunda en başta geliyor.

Buna karşılık, Şubat ayında en önemli konular listesinde en üstte olan ‘’AB ile ilişkiler’’ şu anda yalnızca üçüncü sırada yer alıyor.

Seçim Barometresi, iklimi çok önemli kılanların ağırlıklı olarak Yeşil, Yeşil liberale veya SP'Yİ seçtiğini gösteriyor. Buna karşılık, konu SVP tabanı neredeyse hiç bir rol oynamıyor; zira SVP tabanı için göçmenlik konusu hâkimiyetini sürdürüyor. CVP seçmeninin yarısı için neredeyse sağlık sigortası primleri karar vermenin anahtarı. Bu nedenle, SVP'nin ve CVP'nin ttabanlarıi, partilerinin kampanyalarının ana iticiliğini yansıtıyor. Sonuçta, FDP'de AB ile ilişkiler listenin başında yer alıyor ve BDP'de ise emeklilik öncelik olarak başı çekiyor. Ancak SP'nin yanı sıraher iki taraf da - seçim barometresinde de belirtildiği gibi kendi baskın konularıyla ilişkili değil.

Barometrede seçmenler için en önemli konu Sağlık Sigortası Primleri. İklim ve C2 yasası bunu takip ederken, AB ile ilişkiler 3. Sırada. Yaşlılık ve emeklilik konusu 4. Sırada ve 5. Sırada ise Yabancılar ve göç konusu yer alıyor. Bağımsızlık 6. Ve kadın eşitlik hakkı son sırada yer aldı.

ANALİZ - CEMİL BAYSAL

cemillll.jpg

 

wahlbarometer-ger-data.png

FDP neden kaybedenler tarafına kaydı?

Son seçim barometresine göre FDP de 20 Ekim'de 1,2 puan kayıpla seçimde kaybedenler arasında. İronik olarak, tam da yeni ve daha yeşil iklim politikası FDP’nin liberalizminde ayağına takılan unsur olabilir. Parti Başkanı Petra Gössi (43) kendini savunuyor.

petra_goessi_02-001.jpg

FDP, 2015'ten bu yana, kanton seçimlerinde hep sonunda 20 sandalye kazanabilmişti. Anketler her zaman büyüdüğünü veya en azından statükoyu koruduğunu gösteriyordu. Şimdi ise birden kayıplar var gibi gözüküyor. Hedefe varmadan önce yaşanan bu düşüşü nasıl açıklıyorsunuz?

Petra Gössi: Anketler ankettir. Bu çevre ve sorunlar yasaklar yerine yenilikçiliğe vurgu yapan liberal bir parti için tabii ki zor gözüküyor. Ancak biz Yeşiller, SP ve GLP partilerinin yasakçı politikasına karşı gerçek bir alternatif sunuyoruz, özellikle de çevre politikasında. 20 Ekim’e kadar yine de kazanabilmek için elimizden geleni yapacağız.

 
Her üç FDP seçmeninden biri maliyete neden olacak iklim politikasını reddetmekte. Yani ne uçak biletlerinde ne de yakıtta CO2 vergisi istemiyor. Fakat parlamentodan FDP sayesinde çıkan yasa tam da bu hususları içeriyordu. Yani liberal partinin esas aldığı bu çevreci politika bir hata mıdır?

Hayır, hiçbir şey yapmamak bir seçenek değildi ve halen de değildir. Bu bize çok daha pahalıya mal olacaktı. Aldığımız bu pozisyon genel kurulumuz, komisyonlar ve delege toplantılarında kesin olarak onaylanmıştır.

Anketlere göre FDP her on seçmeninden birini SVP 'ye kaptırıyor, bu özellikle canınızı yakmıyor mu?

Biz hiçbir zaman çevre ve iklim konularına seçimler dolayısıyla yöneldiğimizi söylemedik. Bu konulara yöneldik, zira bunlar İsviçre’nin geleceği açısından büyük önem arz ediyor. Gelecek nesillere sağlam bir yaşamsal zemin bırakmak gibi bir sorumluluğumuz var bizim. Fakat bu, şimdi solcu politikalara başlayacağımız anlamına gelmiyor.

İklim politikasında iki cephe arasında kalıyorsunuz: Sadece ekoloji politikası karşıtı seçmenlerinizi SVP’ye kaybetmekle kalmıyorsunuz, aynı zamanda ekoloji fanatiklerinizi de GLP’ye kaptırıyorsunuz. Burada bir çıkış yolu görüyor musunuz?

Birçok insan iklim politikası dendiğinde her zaman otomatikman SP, Yeşiller ve GLP tarafından talep edilen yasakları, feragatleri ve abartılı sosyalist hayalleri düşünüyor. Fakat durum böyle olmak zorunda değil. Zira alternatif biziz, çünkü liberal politika yenilikçilik, maliyet gerçeği ve yönlendirme ile karakterize olmaktadır.

BDP partisi mecliste grup kuramaz duruma gelirse, kalan BDP’lilerin FDP’ye alınması söz konusu olabilir mi?
Bu soruyu kendimize olaylar bu duruma geldiğinde sorarız.

YASAL UYARI: İZİNSİZ KOPYALANAMAZ

 

Bu haber toplam 498 defa okunmuştur
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Post Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 044 550 50 50 | Faks : 00 41 44 666 02 71 | Haber Scripti: CM Bilişim