• BIST 96.060
  • Altın 239,443
  • Dolar 5,8254
  • Euro 6,5550
  • Zürih 18 °C
  • Antalya 20 °C
  • İstanbul 13 °C

İsviçre`de bir program daha iptal

İsviçre`de bir program daha iptal
Luzern`de Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak`ın konuşmacı olarak katılması planlanan “Hayır Çarşısı” etkinliği Papazlık Makamı (Pfarreiheim) tarafından iptal edildi..

Cemil Baysal

LÜZERN/ Luzern`de Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak`ın konuşmacı olarak katılması planlanan “Hayır Çarşısı” etkinliği Papazlık Makamı (Pfarreiheim) tarafından iptal edildi..

(Avrupa Türk Demokratlar Birliği) yeni adıyla UID'in geçtiğimiz hafta düzenlenmesi planlanan  İsviçre'deki 'Hanımeli Sergisi' güvenlik gerekçe gösterilerek iptal edilmişti. Luzern`deki Eyüp Camii tarafından düzenlenmesi planlanan “Hayır Çarşısı” adlı Bahar kermesi programı iptal edildi. Salı günü tüm İsviçre medyasına haberi  “Erdoğan’ın baş ideoloğu Luzern papazlık makamı tarafından engellendi” başlığıyla servis eden Tagesanzeiger`in Michael Meier imzalı haberinde, ”Yahudi karşıtı ve İslamcı Abdurrahman Dilipak, Erdoğan’ı yeni halife olarak görüyor. Dilipak’ın Luzern Ebikon’da konuşma yapmasını bu gazetenin araştırması engelledi.“ yazısıyla, Dilipak`ın halkı kıştırtan makaleleri bulunduğunu iddia etti ve etkinlik iptalini kendi marifeti gibi nitelendirdi.

eyup-2.jpg

--“Bilgilendirilmedik“—

Tagesanzeiger Gazetesi haberine göre etkinliği iptal eden Pfarrei St. Maria kurumu aynı gazeteye şu açıklamalarda bulundu:

“Ebikonlu özel bir kişi bir yardım pazarı ve kuruluş yılının kutlanması amacıyla salonu kiraladı.”

Kilise konseyi başkanı Urs Kaufmann gelen bir soru talebi üzerine “siyasi bir konuşmacının oraya gelip konuşma yapacağı bize bildirilmedi.” diye açıklamada bulundu.

Tagesanzeiger Luzern Eyüp Camiisinin bağlı bulunduğu İslam Cemiyetleri Federasyonu`nu “radikal muhafazakar” diye tanımladığı yorumunda şu sözlere yer verdi:

“1978 yılında kurulan Luzern Eyüp Camii İsviçre İslam Cemiyetleri Federasyonuna bağlı. Schattdorf URi'deki radikal muhafazakâr cami, Basel'deki kışla camisi ve Zürih'teki Calanda Camisi de bu en eski Türk İslam çatı örgütüne bağlı.

Tagesanzeiger kısa bir süre önce İsviçre`de parlamento`da reddedilen yabancı konuşmacıların onay şartı ile ilgili reddedilen yasa taslağına yeniden atıfta bulundu ve tartışmaların Türk siyasetçiler tarafından körüklendiğini iddia etti.

Tagesanzeiger: “Türk Dışişleri Bakanı’nın iki yıl önce Zürich’te yapacağı konuşma bir onay şartı konusundaki tartışmayı körüklemişti.” Şeklinde yorumladı.

Bu yasa önergesinde, Hristiyan Demokrat Partisi (CVP) Ulusal Konseyi üyesi Daniel Fässler böyle bir iznin gerekli olmasını talep etti. Ulusal Konsey buna onay verirken Kantonlar Meclisi bu yılki bahar oturumundaki bu girişimi açık bir şekilde 27’ye karşı 13 oyla reddetti: Bunun ifade özgürlüğüne aykırı olduğu ve kabul edilemez bir girişim olduğu belirtildi. Bununla sadece analog bir dünya kontrol edilebilirdi. Konuşmalar internet üzerinden her yerde yayımlanabilir. Bu öneri, Kantonlar Meclisi tarafından reddedilmesi ile birlikte şu an için talep edilmemekte.

Bu durum, sevilmeyen yabancı konuşmacıların İsviçre'deki konuşma yapmalarını önlemek için yetkililerin önünde sadece iki seçenek bırakıyor. Konfederasyon, iç veya dış güvenlik tehdidi varsa giriş yasağı veya faaliyet yasağı getirebilir. Federal Konsey o günkü tartışmalarda, konuşma yasağına gerek görmediğini, gerekli durumlarda ülkenin güvenlik güçleri ve yerel kurumların müdahele etme yetkilerinin bulunduğunu vurgulamıştı. Böyle bir durum, Mart 2017’de Türk siyasetçi Hurşit Yıldırım’ın bir konuşma yapmak istemesinde yaşandı. Kanton polisi "büyük güvenlik riskleri" nedeniyle konuşma yapmasına izin vermemişti

En son “Hanımeli sergisi” ve “hayır çarşısı”nın iptallerinde olduğu gibi, iptaller genellikle salon sahiplerinin ya  da Kanton Polisi`nin güvenliği bahane göstermesiyle gerçekleşiyor.

--“Milliyetçiden Ziyade İslamcı”--

Tagesanzeiger Dilipak`ı Batı Düşmanı olarak tanımladı

Konuya ilişkin haberinde Dilipak için “Milliyetçiden Ziyade İslamcı” diye başlık atan Tagesanzeiger Dilipak`ı şöyle tanımladı:

Abdurrahman Dilipak, kışkırtıcı makaleleri nedeniyle 2005'ten beri Almanya'da yasaklanan, nefret söylemlerini dile getiren kökten İslamcı Türk gazetesi Yeni Akit'in köşe yazarı. Dilipak, Yeni Zelanda’daki camilere yapılan saldırıların mart ayındaki yerel seçimlerde AKP’ye fayda sağladığını memnuniyetle belirtti.

Kısa bir süre önce Trump'i Ankara ile gerginliği giderecek hiçbir şey yapmaması durumunda ikinci bir 11 Eylül vakası olabileceği konusunda uyardı. Dilipak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü hakkında 2016 yılında İstanbul'da kadın hakları aktivistlerinin gösterilerini hatırlattı. Orada daha fazla cinsiyet olduğunu savunan eş cinseller, lezbiyenler ve fahişeler ortaya çıkmışlardı. Talep ettikleri özgürlük doğrudan “Şeytanın köleliği” idi.

Dilipak'ın en büyük düşmanı Batı’dır: Kısa bir süre önce de, “Spor, kültür ve eğitime karşıyım.” demişti. Eğitim, spor ve kültür, 1789’dan beri Batı’ya egemen olan Aydınlanma felsefesinin ürünleridir: “Aydınlanma, Batı siyasetini, ekonomisini, teknolojisini ve tarihini onaylayan ve evrenselleştiren bir operasyondur.”

Milliyetçiden ziyade İslamcı olan köşe yazarı politik ideolojisi için dini kullanıyor. Türkiye'de halifeliğin tekrar hayata geçirilmesini talep eden ilk kişilerden biridir. 2015 yılında yazdığı bir yazıda: Cumhurbaşkanlığı sisteminin kurulmasıyla birlikte Erdoğan halife unvanını kazandı. Erdoğan, tüm dünyada Sünnilerin lideri olmalı.

--Hristiyan Karşıtı--

Erdoğan’ın kulaklara fısıldadığı İslam tek gerçek dindir. Dilipak kesinlikle Yahudi ve Hristiyan aleyhtarıdır. Yazdığı bir makalede İsa Mesih'in aslında Yahudi geleneğinden gelen bir Müslüman olduğunu yazar. Mesih'e bildirilen dinin ismi İslam'dır. Daha yeni, Vatikan'ın istihbarat servisinde şeytanlar çalıştırdığını söyledi.

Tagesanzeiger “Bütün bunlara rağmen Dilipak, Ebikon Katolik kilisesinde bir konuşma yapmak istedi.” sözleriyle yorumda bulundu ve Luzern Eyüp Camisini hedef gösterdi.

Federal Polis Bürosu (Fedpol), Dilipak ve İsviçre'ye yapacağı gezi hakkında yorum yapmak istemiyor. Fedpol sözcüsü Florian Näf, ülkeye giriş engelleri ve yasaklarının her zaman kişilere yönelik olduğunu açıkladı. Veri Koruma Kanunları sebebiyle bir olay hakkında yorum yapılamayağı belirtildi.

--Luzern’deki tek Türk Camii--

Kısa bir süre önce Reussbühl’de kendisine ait bir mülk satın alan Reussbühl`deki Eyüp Camii, 2016 yılının Şubat ayında kuruluşunun 40. yılı kapsamında Luzern Ebikon'da bir Kermes düzenlemişti. Luzern yerel yönetimiyle oldukça iyi ilişkiler içinde bulunan Eyüp Camii, kültürel ve entegrasyon kapsamında olumlu faaliyetlerde bulunuyor.

Eyüp Camii (Luzern) ile beraber bünyesinde Basel, Zürih ve Uri’de 4 camii bulunan İsviçre İslam Cemiyetleri Federasyonu'nun Genel Başkanı Mustafa Öztürk 40. Yıl kutlama etkinliğinde kuruluş yıllarında 3. Kişinin bulunamamasından Cuma namazının kılanamadığı günlerden bugünlere geliş hikayesini anlatmıştı.

1960 yılların sonu 70’li yılların başında, Lüzern’de Hasan Hüseyin Baysal ve Özcan Cangal adlı iki vatandaşın her Cuma namazı için en yakın Camii 70 km uzaktaki Zürih’teki Külliye Camii’ne gidişlerindeki zorluktan ve oradaki birlik ve dayanışmayı gördükten sonra, ‘’Luzern’de neden bir dernek ve mescidimiz yok, bizim de burada bir mescidimiz olsun’’ fikrinden yola çıkarak 11 diğer vatandaşlarla beraber Luzern’de Eyüb Camii’sinin ilk oluşumuna imza attılar.

--Yine en fazla üzülen kadınlar--

Geçtiğimiz hafta son dakika iptal olan “Hanımeli Sergisi”nde ve bu hafta iptal olan“Hayır Çarşısı” etkinliğine en fazla üzülenler etkinliğe haftalar öncesinden hazırlıklar yapmaya başlayan kadınlar oldu. Luzern`de bugüne kadar yerel kurumlar aleyhine ve yasalara karşı bir faaliyette bulunmayan Luzern Eyüp Camisinin adının bu şekilde duyulmasından cami yönetimi ve cemaati üzgün. Adını vermek istemeyen bir kaç kişi “Daha önce aynı salonda çok fazla etkinlikler yapıldı. Türkiye`den gelen konuşmacılar katıldı. Bu etkinlik bölgedeki Türkiye karşıtı sözde Türk ve Müslüman bazı kişiler tarafından İsviçreli kurumlara ve bilhassa gazetelere kasıtlı olarak şikayet edildi ve aleyhimize kışkırtıldı” yorumunda bulundu.

--Dilipak Daveti..Kim Davet Etti..?—

Tagesanzeiger Dilipak`ı Luzern Eyüp camisinin başkanı tarafından davet edildiğini yazdı. Aynı haberde kendilerini savunan Luzern Eyüp Camii Başkanı Abdülgadır Yıldız’a göre yer sorunları sebebiyle kilise papazlık makamında konuşma yapılmasına izin verilmedi. Gazetedeki demecinde Yıldız, köşe yazarının politik olarak tarafsız olduğunu söyledi. Papazlık makamı tarafından reddedildikten sonra cami başkanı, Dilipak davetini iptal etti.

Tagesanzeiger`de Dilipak`ı Luzern Eyüp Camisi tarafından davet edildiği yazılmasına iki başkan şöyle açıklık getirdi: Eyüp Camı Başkanı Abdülgadır Yıldız, “Gazeteci beni aradığında kendisine bizim birlikte istişare ederek davet ettiğimizi ifade ettim. Haberde bizim tarafımızdan davet edildiğini yazmış“ dedi.

--“Dilipak gelecek mi gelmeyecek mi..?”--

Dilipak ve eşi, Reussbühl camisinin bağlı olduğu İsviçre İslam dernekleri federasyonu başkanı tarafından 4 günlüğüne İsviçre’ye davet edilmişti. Haberi İsviçre`de manşetlere taşıyan Tagesanzeiger gazetesi şimdi etkinliğin iptal edilmesine rağmen Dilipak İsviçre’ye gelecek mi? sorusuna yanıt arıyor. Gazete yaptığı görüşmelerde Başkan Mustafa Öztürk`e ulaşılamadığını vurguladı.

--Dilipak geldi--

Post Gazetesi`nin araştırmalarına göre gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak 11 Eylül Perşembe günü 4 günlüğüne eşiyle beraber İsviçre`ye geldi. Tagesanzeiger`in bir dizi iddialarla hedef gösterdiği İsviçre İslam Cemiyetleri Federasyonu`nun Başkanı Mustafa Öztürk, Post Gazetesine yaptığı açıklamalarda gazetenin iddialarını asılsız olarak değerlendirdi ve bilhassa kendisine ulaşamadığı ifadesini yalanladı. Hem ev telefonun hem cep telefonunun her zaman açık olduğunu belirtti.

Ayrıca Tagesanzeiger`in Gazeteci Yazar Abdurrahim Dilipak`ı sadece Eyüp Camisinin davet ettiğini de yalanlayan İsviçre İslam Cemiyetleri Federasyonu Başkanı Mustafa Öztürk Tagesanzeiger’in haberinin ifadelerinin asılsız olduğuna atıfta bulunarak şöyle devam etti:

“Luzern`de uzun zamandır bir etkinlik planlıyorduk. “Hayır çarşısı“ etkinliği kapsamında Eyüp Cami yönetimiyle istişare ederek Abdurrahim Bey`i Federasyon olarak ben davet ettim ve konferansı kermes etkinliğine dahil ettik.“

Mustafa Öztürk ayrıca haberde kendilerine “muhafazakar-radikal İslamcı“ diye tanımlayan Tagesanzeiger`in bu yazısına da tepkili. Öztürk, “Biz Müslümanız. Müslüman kavramının önüne arkasına konulan hiç bir kelimeyi kabul etmiyoruz“ diyerek konuşmalarını noktaladı. (Haber kopyalanamaz) 

eyup-1.jpg

 

Bu haber toplam 1410 defa okunmuştur
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Post Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 044 550 50 50 | Faks : 00 41 44 666 02 71 | Haber Scripti: CM Bilişim