• BIST 95.734
  • Altın 271,952
  • Dolar 5,5633
  • Euro 6,1703
  • Zürih 17 °C
  • Antalya 26 °C
  • İstanbul 17 °C

İstihbarat raporunda Türkler de var

İstihbarat raporunda Türkler de var
İsviçre İstihbarat Şefi Avusturya'daki video skandalının bir istihbarat servisi işini olduğunu düşünüyor.

Cemil Baysal

BERN- İsviçre Milli istihbarat şefi Avusturya’da hükümeti düşüren strache video skandalını bir istihbarat işi olduğunu düşünüyor. İstihbarat Direktörü Gaudin bu skandalın ortaya çıkmasını bir gizli servisine yazdı. Federal İstihbarat Servisi (NDB), Rusya’nın yanı sıra başka ülkeler tarafından da siyasi müdahalelere karşı uyardı. Bu yüzden Strache skandalını politikayı etkilemek amacıyla istihbarat operasyonu olduğunu düşünüyor.

İsviçre İstihbarat Servisi (NDB), geçen hafta sonu Avusturya hükümetini yıkan Ibiza meselesiyle de ilgileniyor. NDB Şefi Jean-Philippe Gaudin, Bern'deki basın toplantısında, Strache videosunun muhtemelen bir istihbarat servisinin eseri olduğunu söyledi. NDB hangi bilgilere dayanarak bu kanaate vardığını söylemedi. Bununla birlikte, Gaudin’e göre, bu “başarılı bir şekilde yürütülen” bir istihbarat gizli servisinin etkileyici bir operasyonuydu. Bunun sonucunda, İsviçre’nin bir komşu ülkesinde koalisyonun parçalandığı ve hükümetin artık yıkıldığını yıkıldığını vurguladı.

Bundan yaklaşık bir hafta önce "Spiegel" ve "Süddeutsche Zeitung" gazeteleri işbirliğinde yaklaşık yedi saatlik videodan birkaç alıntı yayımlandı. Bu skandal videoda eski FPÖ lideri ve daha sonra Rektör Yardımcısı Heinz-Christian Strache'nin partide mali olarak yer alması durumunda sözde bir Rus oligarşının yeğenine nasıl avantajlar vaat ettiğini gösteriyor. Video, 2017 yılında Ibiza Balear adasındaki bir tatil evinde çekildi. Görünüşe göre Strache ve bir parti meslektaşını bu tuzağa düşürmek haftalarca sürdü. Görüntüler evin çok değişik yerlerine yerleştirilmiş çeşitli kameralardan alınmış. Bu profesyonel, pahalı ve zor prosedür, başından beri gizli bir servisin arkasında olabileceğini açıkça ortaya koydu. İsviçre İstihbarat Şefi Jean-Philippe Gaudin ile birlikte şimdi bir istihbarat servisinin başkanı ilk defa bu konu hakkında yorum yaptı.

Videonun ortaya çıkarılmasıyla ilgili çok iddialar var. Olağan şüpheliler arasında çeşitli Rus istihbarat teşkilatları var.

Gaudin NZZ ile yapılan ayrıntılı röportajda, siyasi manipülasyon girişimlerinin de olduğunu açıkladı. “ABD’de, İngiltere’de, Fransa’da ve başka ülkelerde Rusların etkisi hakkında çok şey duyduk. Bu bakımdan, federal sistemimiz bizi oldukça iyi koruyor. "Öte yandan, İsviçre’de doğrudan demokrasi olması, bazı sözleşmelerdeki müdahaleye karşı bağışıklık kazanmıyor:" dedi. Gaudin, ‘’Bu konuda saf olamayız, diğer ülkelerde yaşanan pek çok örnek olay var. Ancak İsviçre, büyük bir süper gücün hedefindeki ilk ülke değil. Ancak bazı kararlarla ilginç olabiliriz."şeklinde uyarılarda bulundu. NDB tarafından Cuma günü yayınlanan en son yönetim raporu, ülke için risk potansiyelinin arttığını görüyor. Avrupa çapında, siyasi istikrar ve ekonomik sağlamlık düşüyor. Buna göre, İsviçre’nin Avrupa’nın ortasına kadar bir miktar koruma sağlayan tampon bölgesi zayıfladı. NDB, Avrupa içi göç hareketlerinde ve 600.000'den fazla sığınma başvurusunda Avrupa uyumu için ilave ek yük olarak göz önünde bulundurmaktar. Bu gelişme, ABD, Rusya ve Çin arasındaki iktidar-politik rekabetiyle çevrili olduğu vurgulanıyor. Bu karışık durumun İsviçre üzerinde de bir güvenlik etkisinin olduğu belirtiliyor. Jeostratejik analize ek olarak, İstihbarat yönetim raporu İsviçre'nin maruz kalabileceği çok özel tehlikelerle de dikkat çekiyor. NZZ Gazetesi’nde ‘’İsviçre için en önemli 9 tehlike’’ başlığıyla geniş şekilde yer verilen habere göre raporda geçen bazı önemli konu başlıkları ve ifadeler şunlar:

  1. Rus diplomatların üçte biri casus

Yönetim raporuna göre NDB, geçen yıl saldırgan Rus casusluk faaliyetleri tespit etti. İsviçre'de özellikle Rus dış istihbarat servisi (SWR), askeri istihbarat servisi (GRU) ve iç istihbarat servisi (FSB) mevcut. Çoğu ajan diplomatik kamuflaj ile çalışıyor. Rus istihbarat servisleri için İsviçre’nin bugün Avrupa’daki en önemli sahalardan biri olması muhtemel. NDB'nin bulgularına göre, İsviçre'de akredite olan Rus diplomatların yaklaşık üçte biri şu anda istihbarat servislerinin üyeleridir veya bunların üyesi olduklarından şüphelenilmekte. Buna ek olarak, sadece geçici olarak İsviçre'de olan ve bireysel operasyonlarda yer alan çalışanlar var. NDB son zamanlarda Rus casuslarının teşhir edilmesine önemli bir katkı yaptı.

2.Cihatçı ideoloji yankı bulmaya devam ediyor

Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)askeri anlamda paramparça olmasına rağmen, gizli olarak çalışan bireysel hücreler ve sempatizanlar, İsviçre de dahil olmak üzere Avrupa'da terör tehdidini şekillendirmeye devam ediyor. Radikalleşmiş İslamcılar, terörist faaliyetlerini bağımsız olarak geliştirmeye ve ilham vermeye devam ediyor.  Onlar için, DEAŞ’ın propagandası, sürekli bir ilham kaynağı olmaya, Batı karşıtı ve demokratik karşıtı ideolojisi bu çevrelerde popüler olmaya devam ediyor. Şimdiye kadar, İsviçre cihatçı milislerin güdümündeki şiddet eylemlerinden etkilenmedi.  Ancak NDB, Irak Şam İslam Devleti (DEAŞ) veya El Kaide’nin şiddetini meşrulaştırıcı ideolojisinin, özellikle ergenler ve genç yetişkinler arasında radikalleşmiş bireylerle rezonansa devam ettiğini belirtti. En muhtemel tehditler, ulaştırma altyapısı veya insanların toplandığı kalabalıklar gibi az lojistik çabayla gerçekleştirilebilecek yumuşak hedeflere yönelik saldırılar olmaya devam etmekte.

3.Hapishanede radikalleşme

NDB birkaç yıldır cezaevinde radikalleşme vakalarında bir artış kaydetti. İsviçre'deki fenomen Fransa'daki vakalarla karşılaştırılabilir olmasa da, NDB kolluk kuvvetlerinin bilincini arttırmaya kararlıdır. Ek bir zorluk, mahkumların ele alınmasıdır: Avrupa'daki cezaevlerinde hapis cezası sırasında radikalleşmiş yüzlerce cihatçı ve insanlar bulunmaktadır. Öngörülebilir gelecekte hapishaneden serbest bırakılacaklar. Suçlu rehabilitasyonuna rağmen, onlar hala cihatçı fikir etkisinde olabilir veya etkilenebilir.

Raporda yer alan önemli başlıklarda birisi de Türkiye kökenlilerle alakalı.

4. PKK ve Erdoğan destekçilerinde şiddet potansiyeli

Rapordaki ifadeye göre : Kürdistan İşçi Partisi (PKK) son yıllarda şiddet içermemektedir. Sadece mitinglerdeki ayaklanma vakaları gibi bireysel isyanlar oldu. İsviçre'deki tehdit şu anda esas olarak PKK destekçileri ile Türk milliyetçileri ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan destekçileri arasındaki şiddetli çatışmalardan kaynaklanmaktadır. PKK, Türk ve İsviçreli solcu aşırılık yanlısı gruplardan kısmi destek aldı.

5. Cihada katılan militanların travma geçiren çocukları

NDB'ye göre, Suriye ve Irak'taki savaştan gelecek geri dönüşlerin İsviçre'nin güvenliğini tehdit etme potansiyeli var. Geri dönen bazı erkek ve kadınların çocuk getirmesi bekleniyor. Travmatize olmuş çocuklarla çalışmak, yetkili makamlar için özel bir zorluktur.

6. Sağcı aşırılık yanlıları silahlanıyor

NDB, 2018'de sağcı aşırı uç olayların sayısında önemli bir artış gördü. Kaydedilen 53 olay, bir önceki yıla göre üçe katlanma anlamına geliyor. Şiddet içeren eylem kaydedilmedi. Bu arada, birkaç sağcı aşırılık yanlısı grubun açıkça erişilebilir web siteleri var. Bu gruplardan birisinin Vaud kantonunda düzenli podyum tartışmaları veya gündeme dair görüşmelerin buluşmaların yapıldığı kendi kulüp restoranını bile açtı. Aşırı sağ kanat sahnesinin çoğu üyesi kendisini kamufle ederek gizli davranıyor. Takipçilerinin çoğunda büyük miktarlarda işlevsel silah var. Ayrıca, silahların kullanımı ve dövüş sanatları eğitimi veriliyor.

7. Sol kanat hayati ve fiziği aşırı saldırıları

Geçen yıl, 226 olay, yüzde 13'lük bir artışla sol aşırılıkçılıkla ilişkilendirildi. Şiddet, özellikle Basel'de yeni bir hapishanenin inşaatında yer alan bir inşaat şirketinin iş arabalarına karşı olmak üzere bir düzineden fazla kundaklama saldırısı da dahil olmak üzere 78 vakada gerçekleşti. NDB'nin gözlemlediği gibi, ihtilaflarda örneğin gösteriler vesilesiyle, güvenlik güçlerinin yaşamını hayati tehlikeye sokmak değil, bazı durumlarda açıkça bu amaçlanmaktadır’’ ifadelerine yer verilmekte.

8. sırada ‘’Hayvan hakları mücadelesinde şiddet‘’ konusu yer alırken

9. sırada son konu başlığı olarak ‘’İsviçre’nin Nükleer silah uzmanlığı’’ konusu yer alıyor.

Terörizmden farklı olarak, günlük düzenli olarak manşetlere konu olan bir mesele değil. Bununla birlikte, küresel düzeyde kitle imha silahlarının çekiciliği, özellikle nükleer silahların çekiciliğini yüksek kılmakta.

Teknolojik ilerleme onların kazanımlarını ve satın alma heveslerini destekliyor. Bu İsviçre'nin bile bundan kaçamayacağı bir dinamik. NDB'nin yönetim raporunda belirtildiği gibi, bu bilgi birikimi çeşitli devletler tarafından kitle imha silahlarının üretimi için istismar ediliyor. İran’ın Çin üzerinden daha fazla mal temin etmesi muhtemel olduğu belirtilirken burada açıkca Pakistan’dan bahsediliyor.

Bu haber toplam 1047 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Post Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 044 550 50 50 | Faks : 00 41 44 666 02 71 | Haber Scripti: CM Bilişim