• BIST 95.852
  • Altın 190,917
  • Dolar 4,6622
  • Euro 5,4311
  • Zürih 10 °C
  • Antalya 29 °C
  • İstanbul 23 °C

Gurbet

Işıl Alagöz

Hemen hemen hepimiz özlüyoruz vatanımızı, bazılarımız havasını, kimileri akrabalarını, diğerleri çocukluğunu, geçmişini. Her gurbetçinin içinde farklı bir hasret yatıyor olsa da hasret kavramı sonuçta aynı şeydir. Bir eksiklik, bir özlemdir.

İlk kuşak Türkler daha çok ailesini, memleketini, çocukluk yıllarını özlerken, burada doğmuş, büyümüş, kendini gerçekleştirmiş ve böylece kültürel bir yakınlık kurmuş olan ikinci kuşak gurbetçilerde genç yaşlarda bu aşırı özlem biraz daha arındırılmış kapsamda öne çıkıyor. Zira bu kişiler "iki arada bir derede" kalmış bir kitle den çok öte, velilerinden aldığı ev terbiyesi ve görgüyle dışarıda edindiği birikimleri kendince harmanlamış karma bir nesli ve dolayısıyla kendini daha rahat adapte edebilen "Schweizer-Türkleri temsil ederler.

Fakat bir gerçek vardır ki, oda ikinci ve üçüncü kuşak İsviçreli -Türkler yaşları ilerledikçe kendini yine de Türk kültürüne, Türkiye'ye git giderek bağlı hissetmekte ve çevresinde Türk arkadaşları biriktirmekte olmasıdır. İsviçre her ne kadar yurdundan yuvasından koparılmış nice köklere ev sahipliği yapmış, kucak açmış olsa da, şüphesiz çoğumuzun köklerimize geri dönme arzusu yatıyor. Netice de bu eylem şükrün zıddı, nankörlük belirtisi değildir bilakis insanın yaradılışındaki hakikattir. Konunun mahiyetini anlatan "İnsan yedisinde neyse yetmişinde odur" atasözünü zikretmekte fayda var. Kabul edelim ki pedagojik olarak hayatımızın ilk yıllarında aldığımız anne-baba eğitimi, ana-dili içimizdeki aidiyet duygusunu er yada geç bir gün coşturur.

Peki bu ikinci kuşak gurbetçiler, namı diğer "Secondos" Türkiye'nin en çok neyini özlüyor sizce? İşte tam bu konuyu mercek altına alarak 80 kişiden gelen yanıtları sıraladık:

 

İlk üçte "Türk mutfağını kapsayan her yiyecek ve içecek türleri (kişinin nereli olduğuna bağlı), ucuz ve alternatifli alışveriş imkânları, Türkiye'deki gece hayatı" yer alırken, diğer cevaplar "bayramlarımız, kutsal günlerdeki neşeli ortam, deniz, güneşli hava, kalabalık sokaklar, kurulan pazarlar, insanların doğallığı, misafirperverliği, yardımseverliği ve kültür zenginliğinden" ibaret.

İkinci memleketleri İsviçre olan Türkler gururla bu olağanüstü kültür zenginliğini herkese tanıtmak ve benzer şekilde diğer kültürleri keşfetmek isterler. Burada altını çizmemiz gereken bir olgu ise küreselleşmenin en büyük sonuçlarından biri çok kültürlülük olmasıdır. Yaklaşık Konya'nın büyüklüğünde olan İsviçre'de ikamet edenler bu durumdan istifade edip bir sürü kültürleri bir arada tanıma ve fırsatına sahipler. Burada yaşayan her dördüncü kişinin yabancı olması muazzam imkanlar teşkil etmez mi sizce de? Düşünsenize, Konya'da bir apartmanda yaşıyorsunuz ve komşularınızın biri İtalyan, diğeri Sırp, öteki ise Kenyalı, başkası Çin, Hint, Boşnak, Fransız veya İspanyol. Canımız değişik bir şey mi yemek istiyor? Gideriz Çin dostumuza veya köşedeki Hint restoranına, soğuk havadan sıkıldığımıza dair İtalyan arkadaşımızla dertleşiriz, iftara Boşnak arkadaşlarımız davet eder ve bunun gibi aklınıza gelecek her ülkeden bir şeyler bulabilirsiniz. Gel gelelim ki bu Konya da üstüne üstlük Türkiye'nin her yerinden insanların mevcut olması bizi daha da şanslı kılıyor. Konya demişken aklımıza ilk gelenlerden Hz. Mevlana'nın "gel, ne olursan ol yine gel" sözünü anımsayarak diğer kültürleri öğrenmeye acık olalım, görelim anlayalım ki, kendi kültürümüzün zenginliğini daha iyi idrak ederek ufkumuzu genişletelim.

YAZAR HAKKINDA

Işıl Alagöz Şirin, 1979 senesinde Üsküdar'da doğdu. Küçük yaşlarda ailesi ile birlikte İsviçre'ye yerleşip, orta ve lise öğrenimini bitirdikten sonra Ekonomi yüksek lisansını Zürih kentinde tamamladı ve asıl mesleği bankacılıktır. Üç çocuklu anne 2015 de Almanya'da psikolojik eğitimini tamamlamıştır ve Almanya'da yayınlanan ilk çocuk kitabını çocuklarına ithaf etmiştir. Işıl Alagöz Türkiye'de büyük yankı yaratan "ölüme çeyrek kala" kitabının yazarıdır.

Bu yazı toplam 3534 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Post Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 044 550 50 50 | Faks : 00 41 44 666 02 71 | Haber Scripti: CM Bilişim