• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Zürih 3 °C
  • Antalya 12 °C
  • İstanbul 16 °C

Gen Değiştirme (CRISPR) Teknolojisi Hayatımızı kökünden değiştirecek

Işıl Alagöz

2012 yılında bilim dünyasına bomba gibi düşen, son yılların en heyecan verici gelişmelerinden ve yüzyılın en önemli keşiflerinden biri olarak gösterilen CRISPR (Clustered Regularly Interspaced Palindromic Repeats yani "düzenli aralıklarla bölünmüş palindromik tekrar kümeleri") denen bu dizinlerin genetik mühendisliği teknolojisi, genleri değiştirmeyi sağlayan adında yeni bir teknik.

Gen değiştirme teknolojisi de denilen bu devrim niteliğindeki buluş birçok etik tartışmayı da beraberinde getirdi. CRISPR sayesinde hemen hemen her canlı üzerinde genetik değişimler yapılabiliyor. Bu teknolojide iki kilit bilesen bulunuyor. DNA'yı belli noktadan kesebilen moleküler makas (Cas) enzimi, ve bu makası DNA üzerindeki hedefe yönlendiren rehber bir RNA molekülü gRNA.

Bu iki bilesen sayesinde DNA'nın istenen bölümü silinip düzeltilebiliyor. CRISPR ile özel enzimleri hücreye göndererek bir genin çalışmasını durdurabilir veya başlatabilir, hatta o genin fonksiyonunu çözme şansına erişiriz. Ve bu teknoloji sadece tıpta değil, tarımda da birçok büyük gelişime ve buluşa gebe. Bu aylarda heyecan verici klinik çalışmaların başlanması planlanıyor. Özellikle genetik hastalıklardan kurtulmayı vaat ediyorlar bu metotla.

Örneğin CRISPR ile görme kaybının düzeltilmesi veya daha doğrusu ortadan kaldırması mümkünmüş. Bütün dünyada en çok korkulan kanser hastalığına da artık bu yöntemle çözüm üretiliyor. Nasıl mı? Kanserin temelinde "gen" hasarları olduğunu biliyoruz. Kansere neden olan gen mutasyonlarını düzeltmek ve hastalığı ortadan kaldırmak, bağışıklık sistemi hücrelerini modifiye ederek, kanser hücresine daha etkili  saldırmasını sağlamak adına klinik çalışmalar geçen yıl başlanmıştır bile.

Geçenlerde, bilim adamları, CRISPR/Cas9 teknolojisini kullanarak fare hücrelerinden HIV virüsünü başarıyla çıkardıklarını keşfettiler. Hatta genellikle parazit ile enfekte olmuş dişi sivrisinek ısırığı ile bulaşan sıtma hastalığını yok etmeyi planlayan araştırmacılar, sineklerin üreme kapasitesini belirleyen üç genin kodlamasını değiştirerek sıtma yayıcı sinek popülasyonunu azaltmayı hedefliyorlar. Çinli bilim adamları sadece CRISPR-Cas9 teknolojisini kullanarak daha ince domuzlar üretmişler.

Bunun ne anlama geldiğini biliyor musun? Az yağlı domuz pastırması! Ve benim en çok ilgimi çeken konu ise, henüz doğmamış bir bebeğin "gen düzenlemelerinin" yani genetik kodlarını bile değiştirme olasılığı ve böylece genetiği tasarlanmış bebeklerin doğacakları. Yani CRISPR ile daha embriyo aşamasında hastalıklara müdahale edebiliyor olacağız. Örneğin bebeğiniz yaşlandığında Alzheimer'a yakalanma eğilimli olup olmadığını, daha doğmadan önce öğrenebiliyorsunuz.

Üstelik Çin'de araştırmacılar bu yöntemi kullanarak insan embriyolarına hastalık yapıcı genleri çıkarmaktan ziyade yeni genler yüklemeyi de basarmışlardır. İleri'de bebeğinizin dış görünüşünü, yani boyunu, saç ve göz rengini ve hatta mesleğine kadar DNA şifrelerini değiştirerek kendi arzularınıza göre tasarlayabilirsiniz. Genetik kusurları giderilerek doğacak bu "üstün" insanların insanlığa nasıl yarar ya da zarar getireceği ve kalıtsal olan genleriyle insanlığın geleceğinde nasıl rol oynayacakları büyük tartışma konusu.

Düşünsenize, sadece hastalıkları kaldırmıyorsunuz ortadan, insanın hızlı yaşlanmasına neden olan kodları silebiliyorsunuz, bütün hastalıklar yok oluyor ve insanlar 100 yıldan fazla yaşıyor. Belki bir sürü 180 boyunda sarışın, mavi gözlü, üstün zeka, ömür boyu genç kalan, kusursuz güzel, dirençli ve süper yetenekli "tasarım" insanlar türüyor olacak. Sizce artan nüfus sonucu CRISPR ile yapılacak genetik değişimlerin ekosistemdeki etkileri üzerinde ciddi endişeler var olması normal değil mi. Galiba NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) 2027'de Mars'ta ilk insan kolonisinin kurulacağını boşuna açıklamıyor. Belki de dünyaya sığmayabiliriz bir gün, kim bilir.

Bu yazı toplam 515 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Post Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 044 550 50 50 | Faks : 00 41 44 666 02 71 | Haber Scripti: CM Bilişim