• BIST 93.043
  • Altın 193,699
  • Dolar 4,7189
  • Euro 5,4759
  • Zürih 23 °C
  • Antalya 26 °C
  • İstanbul 26 °C

Cehennemin kapısı dünyanın incisi İstanbul'da açılıyor

Işıl Alagöz

 

Illuminati örgütüne, Tapınaklar şövalyelerine, Masonlara ve Kutsal indirimlere değinen ve yıllardır en çok satan ve tartışılan yazarlar listesinin zirvesinde yer alan yazar Dan Brown'un 2013 de yayınlanan "Inferno"- Cehennem isimli son eseri bu ay sinemalarda gösterime girdi. Felsefi akımlar ve görsel sanatlar ile donatılmış bu filmde yine tarihi öğeler, gizemli sırlar ve en güzeli ise İstanbul'un tarihi köşeleri mevcut. Şüphesiz ki Türk Milleti olarak özellikle Ayasofya ve Yerebatan Sarnıcı'nda geçen gerilim dozu yüksek sahneler fazlasıyla ilgimizi çekiyor ve bu filmi izlemeye değer kılıyor.
Filmin konusu yine Dan Brown un önceki eserindeki gibi Harvard Üniversitesi Simge bilim Profesörü Langdon'un macerasıdır. Giderek çoğalan insan nüfusunun yarısını yok etmek, geriye kalanlara ise büyük, sarsıcı ve acı bir ders vermek isteyen, zeki, deli, milyarder iş ve bilim adamı, oluşturduğu virüs ile tehdidi ve tehlikeyi tetikleyen ve dolayısıyla öjenik felsefeden ve Trans hümanizm (bilimin ve teknolojinin yardımıyla insan türünün hem fiziksel, hem de psikolojik olarak daha ileriye götürülmesi fikriyle süper insan oluşturma akımı) düşüncesiyle beslenen bir kötü karakterimiz mevcut. Yani kısaca özetlemek gerekirse; Zobrist isimli bu zengin bilim adamı dünya nüfusunun hızla artışının bir felaket olduğunu düşünür ve hava yoluyla bulaşacak ve belli sayıda insanı genetik özelliğine dayanarak, yani beğenilmeyen ırkların soyları devam etmemesi için imha edecek bir virüs üretir. Floransa'dan Venedik'e ve sonunda İstanbul'a kadar sürükleyen bu serüven de sorunu bulmak, meseleyi çözmek adına kahraman Profesör gizemli maceraya hiç düşünmeden atılır. Ancak bu noktada benim kafamı kurcalayan bin bir soru var: Salgın neden tarihi boyunca kutsal kabul edilen İstanbul'a yerleştirilmiştir ve Cehennemin kapıları, yani filmin final kısmında düğüm hangi sebeple Yerebatan Sarnıcı'nda çözülüyor? Yazar 1500 yıllık geçmişiyle dünya mirasının en önemli anıtlarından biri ve bir zamanların Vatikan'ı kabul edilen Ayasofya'yı kitabının merkezine koymakla kentimizi neyle ilişkilendiriyor olabilir sizce? Bir çok dönemden eserler ve Hristiyanlığın kutsal emanetlerini barındıran en eski dini kutsal yeri seçmesi yoksa sadece bir tesadüf mü? Nüfus artışı ile dünyayı bekleyen büyük tehlikelere dikkat çekmiş olması açısından ve bu durumda insanlığın geleceğinin nereye doğru gittiğini ve belki de insanların kurtuluşunun nerede olacağını, büyük kitleleri bu fikirlere yavaş yavaş ısındırarak belirli bir noktaya getirmeye ve bir takım anlayışları bizlere empoze etmeye çalışıyor olabilir mi acaba? Türkiye tüp bebek işlemlerinde dünya çapında tercih edilen ilk üç ülke arasında olmasına rağmen neden bu kısırlık virüsü İstanbul'da başlıyor sizce? Nedir orayı böylesine cazip kılan gizem? Ayasofya geçmiş ve gelecekle boy ölçüşen bir mihenk taşımıdır? Yoksa İslam alemi ile Hıristiyan aleminin birbiri ile hesaplaşması mıdır? Henüz farklı bir etnik kökeni tolere edemiyorken, toplumun çoğunluğunun sahip olmadığı bir inancı, yani bu durumda Islamı tolere edebilmek mümkün olmadığını ve Islamophobia'yı yaymak mı istiyor? Netice itibariyle Ayasofya Fetih'ten sonra camiye çevrildiğinden dolayı belki de Brown a göre Türkler cezalandırmaya müstahaktır.
Neden böyle tuhaf sualler mi soruyorum? Çünkü Komplo teorilerine göre Dan Brown bazı mason localarından yönlendirilen ve dinlerden bahis ederek insanları alıştırarak bir nevi algı yönetimi ve subliminal mesajları aktarıp bir düşünceye sürükleyecek bir aktör olarak seçilmiştir. Hristiyan alemini Ayasofya'nın en eski kilise olduğunu hatırlatmakla en derin acısına tuz serperek bir şeyleri engellemeyi hedeflemiş olsalar da, hepimizin duyduğu gibi geçen hafta Ayasofya ibadete açıldı. Gerçekten de işin ilginç yanı filmin sinemalarda sunulmasıyla Ayasofya'nın ibadete açılması neredeyse aynı anda gerçekleşmiş olması. Filmi izlemenizi tavsiye ederek analizi, yorumu ve değerlendirmeyi size bırakıyorum...

Bu yazı toplam 2643 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 4
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Post Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 044 550 50 50 | Faks : 00 41 44 666 02 71 | Haber Scripti: CM Bilişim