• BIST 93.043
  • Altın 193,699
  • Dolar 4,7189
  • Euro 5,4759
  • Zürih 23 °C
  • Antalya 26 °C
  • İstanbul 26 °C

ÇANAKKALE DESTANININ 102. YILDÖNÜMÜ..

Sami Özey

O KAHRAMANLAR, HAK İÇİN, HAKİKAT İÇİN VE DE BİZLER İÇİN ÖLDÜLER..
MEKANLARI CENNET, KABİRLERİ PÜR NUR OLSUN..
                                       *
Değerli dostlarım;
Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir.
Çanakkale Zaferi, bir başka ifadeyle, Birinci Dünya Savaşında kahraman askerlerimizin, cihanı hayrete düşüren bir îman ve kahramanlık destanıdır.
Bu zafer, aynı zamanda milletimizin, iman ve azminin, metanet ve gücünün açık bir göstergesidir.
Hülasa-i kelam; Çanakkale Zaferi, ırkları, renkleri ve dilleri değişik çeşitli milletlerden oluşan haçlı ordularının milletimizi yok etmek amacıyla karadan, denizden ve havadan üzerimize saldıranlarla, şanlı Mehmetçiklerimizin aziz vatanımızı korumak için verdikleri mücadelenin ismidir.
Anafartalar Komutanı Gazi Mustafa Kemal, Çanakkale’deki askerimizin manevi gücünü şöyle anlatıyor:
“Karşılıklı siperler arası sekiz metre, yani ölüm muhakkak!.. Birinci siperdekilerin, hiçbiri kurtulamayarak şehit düşüyor. İkinci siperdekiler onların yerine geçiyor. Fakat ne kadar gıpta edilecek bir tevekkül ki, ölenleri görüyor ve birkaç dakika içerisinde öleceğini biliyor.. Tereddüt bile göstermiyor, asla sarsılmak yok!. Ellerinde Kur'an-ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyorlar. Dillerinde Kelime-i Şahadet, yürüyorlar.. Bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren, takdire şâyân bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale muharebesini kazandıran, bu asil  ve yüksek ruhtur.”
Çanakkale Zaferi, vatanı , bayrağı, milleti, dini ve devleti için canını Allah yolunda feda eden, böylece Allah rızasına eren şehitlerin hikayesidir.
                                     *
İŞTE BU ŞEHİTLERDEN BİRİNİN İBRET DOLU HİKAYESİ..

Çanakkale’de kara savaşlarının başladığı ilk günler, 26. alayın taburları, kendilerinden on misli kalabalık düşmanla kahramanca savaşıyorlardı.. Fransızlar 27 Nisan’da Morto koyu civarından taarruza geçmişlerdi..Buradaki birliklerimize takviye gerekiyordu..
Gelibolu’nun kuzeyindeki 5. ve 7. tümenlerin bu bölgeye kaydırılması emri verildi..
5. tümene bağlı olan 17. piyade alayı deniz yoluyla Kilya’ya geldi..
9. tümenin emrine verilen bu birlik yaya olarak Eceabat ve Kilitbahir’e geçecek ve Havuzlar mevkiinde konaklayacaktı..
17. alay komutanı Yarbay Hasan Bey, askerleriyle birlikte ilerliyordu..Ve bu vaziyette Kilitbahir köyünün ortasındaki meydan çeşmesine kadar geldiler.. Çeşmenin önünde Hasan Bey’in dikkatini bir şey çekmişti.. Üzeri yara bere içerisinde kalmış ve tüyleri dökülmüş bir köpek, su içmek için çeşmeye yanaşmaya çalışıyor, onun bu perişan halini görenler taş atarak köpeği çeşmeden kovuyorlardı..
Hasan Bey bu duruma çok üzüldü, atından indi köpeğin üzerindeki yaralara aldırmadan onu kucağına aldı ve çeşmenin yanına götürdü..
Hayvana su içirdi, yaralarını temizledi..Ardından karnını doyurdu ve köpeği alarak yoluna devam etti..
O günden sonra köpeği yanından ayırmadı Hasan Bey!.. Adını da Canberk koymuştu.. Canberk kısa zamanda tüm Mehmetçiklerin dostu olmuştu..Türk askerleriyle beraber siperden sipere atlıyordu!..Tüyleri yeniden çıkmış, yaraları ise tamamen iyileşmişti..
Askerler soruyorlardı Hasan Beye;
“Komutanım, bu köpeğe neden bu kadar alaka gösteriyorsunuz?.”
El cevap;
“Yüce Allahın kıyamette bu köpeğe neden merhamet etmedin,  demesinden korkuyorum!.”
İşte Hasan Bey böylesine iman-ı kamil biriydi..
Bölgedeki savaş olanca şiddetiyle sürüyordu.. Yine siper savaşlarının birinde tarih 11 Temmuz’u gösteriyordu ve bizim Mehmetler, Fransızları püskürtmüşlerdi!..
Savaş alanı Fransız askerlerinin cesetleriyle doluydu.. Ama bizde zayiat vermiştik.. Mehmetçiklerimiz bir yandan ölen arkadaşlarının defin işleriyle uğraşıyor, diğer yandan ise yaralılara yardım ediyorlardı..
Hasan Yarbay’da olayın tam ortasında askerlerine direktifler veriyordu..O sırada bir Fransız askerinin yerde kıpırdadığını gördü!.. Askerin yaralı olduğunu düşündü..Yardım etmek için Fransız askerinin üzerine eğildi ki; ölü taklidi yapan asker, sakladığı hançerini Hasan Beyin göğsüne sapladı..
Hasan Bey bir anda sarsıldı ve yere yığıldı..
Yarasından oluk gibi kan akıyordu..
Herşey aniden olup bitmişti..
Yanına koşup gelen askerlerine fısıltı halinde şu sözleri söyledi;
“Allah şahidimdir ki, bu Fransıza iyilik etmek için yaklaştım!..”
O an uzaklardan acı bir havlama sesi duyuldu.. Canberk olanca hızıyla koşup geldi ve velinimetinin yanına çöktü.. Sahibinin ellerini yalıyor, adeta kalkması için yalvarıyordu..
Kur’an okumak için alay imamı geldi, Hasan Beyin yanına!..  Hasan Bey, Alay İmamına; LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYİL AZİM duasını 33 kere okumasını söyledi.. İmam duayı okurken Hasan Beyde tekrar ediyordu..
Artık Hasan Beyin gözleri buğulanmış, çehresi solmaya başlamıştı..
Birden, silkinir gibi oldu ve yanındakilere; beni ayağa kaldırınız dedi.. Askerleri onu yavaşça ayağa kaldırdılar..
Üstü başı kan içinde olan ve son anlarını yaşayan Hasan Bey’in,  yüzünde derin bir tebessüm oluşmuştu..
EŞHEDÜ ENLA İLAHE İLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN ABDUHU VE RESULUHU dedikten sonra, yine saygılı bir biçimde sözlerine devam etti;
NİYE ZAHMET BUYURDUNUZ YA RESULALLAH!..
Bu ifadeler Hasan Beyin son sözleri olmuştu..
Kahraman komutan ruhunu teslim edip askerlerinin kolları arasına yığıldı..
Aslında bu bir yığılma değil alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz (SAV) ile alem-i ukbaya doğru kanatlanmaydı..
Askerlerin hepsi ağlıyordu..
Toparlandılar ve komutanlarını şehit olduğu yere gömmeye karar verdiler..
Önce Hasan Beyin üzeri Türk Bayrağıyla örtüldü ve mezar kazılmaya başlandı.. Onlar bu işlerle uğraşadursunlar, Canberk’de Hasan Bey’in üzerine örtülen bayrağın altına girmiş kıtmir gibi ayaklarının yanına uzanmıştı..
Askerler, dualarla Hasan Beyin aziz naşını kaldırmak isterlerken Canberk’i de kenara çekmek istediler..
Ama Canberk kımıldamıyordu!..
Velinimeti Hasan Yarbay’ın yanında o da son nefesini vermişti..
Herkes bir kere daha şaşırmıştı..
Önce Hasan Beyi tekbirlerle defnettiler, ardından da ayak ucuna Canberk’i gömdüler!..
İşte böyle kıymetli dostlar!..
Vatan toprağını düşman postallarına ezdirmemek için mücadele eden ve  bu uğurda da hayatını veren, milletine aşık, Allah dostu bir komutanın hikayesini paylaştım sizlerle..
Ne mutlu o komutana ki;  “Kainatın Efendisi”  ziyaretine geliyor!..
Ve ne mutlu o askerlere ki; Hak ve Hakikat için çarpışıyorlar ve ölüyorlar!..
Cümlesinin ruhlarına Fatiha!..

Bu yazı toplam 1017 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Post Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 044 550 50 50 | Faks : 00 41 44 666 02 71 | Haber Scripti: CM Bilişim