• BIST 91.074
  • Altın 214,546
  • Dolar 5,3448
  • Euro 6,0757
  • Zürih -1 °C
  • Antalya 12 °C
  • İstanbul 9 °C

BARIŞ ARAYIŞI GİRİŞİMCİ BİR DIŞ POLİTİKA GEREKTİRİR

BARIŞ ARAYIŞI GİRİŞİMCİ BİR DIŞ POLİTİKA GEREKTİRİR
Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üye Ülkeler İkinci Arabuluculuk Konferansı ve V. İstanbul Arabuluculuk Konferansı vesilesiyle yayımlanan “Barış Arayışı Girişimci Bir Dış Politika Gerektirir” başlıklı makalesi,

BARIŞ ARAYIŞI GİRİŞİMCİ BİR DIŞ POLİTİKA GEREKTİRİR

Bu hafta İstanbul, arabuluculuk hakkında iki ayrı birbiriyle bağlantılı iki ayrı uluslararası konferansa ev sahipliği yapacak. Bunların ilki, çatışma haritasındaki mevcut durum ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyelerinin arabuluculuk kapasitesine ilişkin olacaktır. İkincisi ise daha geniş kapsamlı olacak ve sürdürülebilir kalkınma, barış ve arabuluculuk arasındaki bağlantılar,  arabuluculuk süreçlerinde cinsiyet dengesinin sağlanması ve gençlerin bu süreçlere dâhil edilmesinin yolları ile çatışma ve arabuluculuk analizinde büyük veri ve yapay zekânın rolü üzerine görüşlerin ortaya konacağı zihin açıcı oturumları içerecektir. Bu tür konferansların neticede sadece birer konferanstan ibaret olduğu düşünebilir, ancak İstanbul Arabuluculuk Konferanslarının, meseleler hakkında ortak bir anlayış ve arabuluculuk ve çatışmaların barışçıl yollarla çözümü için eyleme yönelik gündem oluşturulmasında bir hayli etkili oldukları kanıtlanmıştır. Bu konferansların ev sahibi ve Birleşmiş Milletler, AGİT ve İİT gibi üç önemli uluslararası kuruluş bünyesindeki Arabuluculuk Dostları Grubu’nun eş başkanlığını yürüten tek ülke olarak Türkiye, bu konferanslardan elde edilen sonuçları bahsi geçen uluslararası kuruluşlarda paylaşma imkânına sahiptir.

Gerçek şudur ki, 21. yüzyılda insanlık farklı bir sınamayla karşı karşıyadır. Pek çok kişi uluslararası hukuk, kurumlar, demokrasi ve hukukun üstünlüğü, hesap verilebilirlik, serbest ticaret, cinsiyet eşitliği ve diğer konularda elde edilen kazanımlar açısından bardağın yarısının dolu olduğunu düşünürken, bardağın boş kalan kısmı kendini göstermeye başlamıştır. Hepimiz belirtilerin farkındayız ve bunları yeniden hatırlatmaya gerek yoktur. Ticaret savaşları, uluslararası istismarın yeni türleri, jeopolitik rekabetler, büyük güçlerin vekâlet savaşları, parçalanan ulus devletler, terörizm, yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı, giderek artan eşitsizlikler ve adaletsizlik; bardağın boş kısmını oluşturan güncel eğilimler arasındadır. İnsanoğlunun karşılaştığı sınamalar, insanoğlunun başarılarını ve olanaklarını yok etmektedir. Hangi taraf kazanacak? Bunun cevabı, biz insanların pozitif sonuçları elde etmek için ne kadar çok birlikte çalışabildiğimiz dâhil, sınamalara karşı nasıl tepki gösterdiğimize bağlıdır. Net olan tek bir nokta var; inisiyatif alıp girişimci ve insani olmazsak, kötü taraf baskın çıkacak. Bekle ve gör tutumu artık sürdürülemez. Politika seçenekleri, arabuluculuktan teröristlere karşı fiili güç kullanımı kadar farklılıklar göstermektedir.

Örneğin Suriye’deki durumu ele alalım. Türkiye’nin girişimci ve insani yaklaşımı, toplam 4000 kilometre karelik bir alanı iki terör örgütünden, DAEŞ ve PKK/PYD/YPG’den, arındırmıştır. Müdahale etmemiş olsaydık, halkımız bu teröristlerin sürekli saldırısına maruz kalacaktı ve Suriye trajedisi için siyasi bir çözüme ulaşılamayacaktı. Türkiye insani acıları hafifletmek için elinden geleni yapmakta, dünya çapında en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapmakta, mültecilere dünyada en fazla harcama yapan ülke olarak, insani yardımlara dünyanın en büyük ekonomisinden daha fazla para sarf etmektedir. Türkiye aynı zamanda, onlarca, hatta yüz binlerce insanın hayatını kurtaran anlaşmaların yapılması için çaba göstermekte ve komşu Suriye’nin toprak bütünlüğüne dayalı siyasi bir çözümü desteklemektedir.

Suriye örneğini vermemin bir nedeni var. Suriye önleyici diplomasinin önemini bize bir kez daha göstermektedir; çünkü çatışma ateşi bir milleti bir kez girdabına çekerse, geriye kalan tek öngörülebilir şey, bu ateşin o devlette artık öngörülemeyecek sonuçlara yol açacağıdır. Bir nesil öyle ya da böyle ziyan olacak; gelecek de iç açıcı olmayacaktır. Binlerce kilometre uzakta olanlar da dâhil herkes, ya terör saldırısı, ekonomik şok, düzensiz göç ya da yaralı vicdandan zarar görecektir.  

Eğer önleyici diplomasi ve çatışmaların barışçıl çözümü başlıca öneme sahipse, bunu ciddiye almalıyız. Bu değerlendirme, BM, AGİT ve İİT Arabuluculuk Dostlar Grubu eş-başkanı sıfatıyla, bu hafta İstanbul’da düzenleyeceğimiz arabuluculuk alanında bir kapasite geliştirme eğitim programının ve iki arabuluculuk konferansının ev sahibi olarak Türkiye’nin çabalarını arabuluculuk alanına yönlendirmektedir. 

 

T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu

 

DAS STREBEN NACH FRIEDEN BEDARF EINER AKTIVEN AUßENPOLITIK
 
Diese Woche werden in Istanbul zwei unterschiedliche, aber miteinander verbundene Internationale Konferenzen zum Thema Mediation stattfinden. Eine davon widmet sich dem aktuellen Stand der Konfliktkarte und der Mediationsfähigkeit innerhalb der Mitglieder der Organisation für Islamische Zusammenarbeit (OIZ). Die zweite dagegen wird ein breites Spektrum annehmen und die Zusammenhänge zwischen nachhaltiger Entwicklung, Frieden und Mediation; die Möglichkeiten zur Stärkung der geschlechtsspezifischen und jugendlichen Eingliederung in Mediationsprozessen; und eine zum Nachdenken anregende Sitzung über die Rolle von Big Data und künstlicher Intelligenz in der Konflikt- und Mediationsanalyse diskutieren. Man könnte meinen, dass Konferenzen letztendlich Konferenzen sind, aber die Istanbuler Mediationskonferenzen haben sich als äußerst einflussreich erwiesen, um ein gemeinsames Verständnis von Fragen und einen Aktionsplan im Bereich der Mediation und der friedlichen Konfliktlösung zu entwickeln. Als Gastgeber dieser Konferenzen und als einziges Land, das den Vorsitz der Freundesgruppen Mediationen in drei verschiedenen wichtigen internationalen Organisationen, nämlich den Vereinten Nationen, der OIZ und der OSZE, innehat, hat die Türkei die Möglichkeit, die Ergebnisse dieser Konferenzen in diesen internationalen Organisationen auszutauschen.
Tatsache ist, dass die Menschheit im 21. Jahrhundert einer besonderen Herausforderung gegenübersteht. Gerade als viele Menschen dachten, dass das Glas in Bezug auf die Errungenschaften des Völkerrechts, der Institutionen, der Demokratie und der Rechtsstaatlichkeit, der Rechenschaftspflicht, des freien Handels, der Gleichstellung der Geschlechter und anderer Dinge halb voll ist, hat die leere Hälfte des Glases begonnen, sich wieder zu behaupten. Die Symptome sind uns allen bekannt und bedürfen keiner Erinnerung. Handelskriege, neue Formen der internationalen Ausbeutung, geopolitische Konkurrenzen, Stellvertreterkriege der Großmächte, zerfallende Nationalstaaten, Terrorismus, Fremdenfeindlichkeit, Islamfeindlichkeit, gewaltige Ungleichheiten und Ungerechtigkeiten zählen zu den gegenwärtigen Trends, die das Glas halb leer machen. Die Herausforderungen der Menschheit zerfressen die Errungenschaften und Möglichkeiten der Menschheit. Welche Seite wird sich durchsetzen? Die Antwort hängt davon ab, wie wir auf Herausforderungen reagieren, einschließlich der Frage, wie viel wir Menschen gemeinsam an positiven Ergebnissen arbeiten können. Eines ist klar: Wenn wir keine Initiative ergreifen und nicht aktiv und humanitär handeln, wird sich das Böse durchsetzen. Eine abwartende Haltung ist nicht mehr tragfähig. Die politischen Optionen reichen von der Mediation bis hin zur tatsächlichen Anwendung von Gewalt gegen Terroristen.
Nehmen wir die Situation in Syrien. Der aktive und humanitäre Ansatz der Türkei hat insgesamt 4000 Quadratkilometer von zwei Terrororganisationen, der DAESH und PKK/PYD/YPG, geräumt. Ohne unser Eingreifen wäre unser Volk weiterhin von diesen Terroristen angegriffen worden, und eine politische Lösung für die syrische Tragödie wäre nicht erreichbar gewesen. Die Türkei unternimmt alles, um das humanitäre Leiden zu lindern, nimmt weltweit die meisten Flüchtlinge auf und gibt als größter humanitärer Geber mehr aus als die größte Wirtschaft der Welt. Die Türkei vermittelt auch Abkommen, die Zehntausende, wenn nicht sogar Hunderttausende von Menschenleben retten, und fördert eine politische Lösung auf der Grundlage der territorialen Integrität des benachbarten Syrien.
Ich habe das Beispiel Syrien aus einem bestimmten Grund angeführt. Syrien zeigt uns einmal mehr, dass Prävention wichtig ist. Denn wenn das Feuer des Konflikts eine Nation verschlingt, bleibt nur noch vorhersehbar, dass es unvorhersehbare Folgen für diesen Staat geben wird. Eine ganze Generation von Bürgern wird auf die eine oder andere Weise verschwendet werden; auch die Zukunft wird düster sein. Jeder -selbst diejenigen, die Tausende von Kilometern entfernt sind- werden zu leiden haben, sei es in Form von terroristischer Bedrohung, wirtschaftlichem Schlag, irregulärer Migration oder verwundetem menschlichen Gewissen.
Wenn Prävention und friedliche Beilegung von Konflikten von größter Bedeutung sind, dann müssen wir diese ernst nehmen. Diese Wertschätzung treibt die Bemühungen der Türkei im Bereich der Mediation voran, als Ko-Vorsitzender der Freundesgruppen Mediation der Vereinten Nationen, der OSZE und der OIZ sowie als Gastgeber des Trainingsprogramms für Mediation zum Aufbau von Kapazitäten und der beiden Mediationskonferenzen, die wir diese Woche in Istanbul organisieren werden.
Bu haber toplam 1132 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • 30 bin TL’lik indirim için son 1 ay17 Aralık 2018 Pazartesi 13:12
  • BM’den Batı Şeria Uyarısı15 Aralık 2018 Cumartesi 20:14
  • Sadece internet üzerinden alınabilecek15 Aralık 2018 Cumartesi 19:51
  • Henüz anlaşma yok15 Aralık 2018 Cumartesi 19:43
  • BM’den Batı Şeria Uyarısı14 Aralık 2018 Cuma 19:16
  • THY Chelsea'ye sponsor oluyor14 Aralık 2018 Cuma 19:14
  • Strazburg saldırısını yapan öldürüldü14 Aralık 2018 Cuma 19:08
  • Küresel Isınmayla mücadele çağrısı13 Aralık 2018 Perşembe 20:39
  • THY uçağında doğurdu13 Aralık 2018 Perşembe 20:20
  • Otellerde yer kalmayacak: Çabuk olmalısınız12 Aralık 2018 Çarşamba 17:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Post Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 044 550 50 50 | Faks : 00 41 44 666 02 71 | Haber Scripti: CM Bilişim