• BIST 96.212
  • Altın 362,836
  • Dolar 6,6940
  • Euro 7,3245
  • Zürih 19 °C
  • Antalya 18 °C
  • İstanbul 15 °C

Bakan Yardımcısı Kaymakcı İsviçre basınına konuştu

Bakan Yardımcısı Kaymakcı İsviçre basınına konuştu
Türk Dışleri Bakan Yardımcısı Faruk Kaymakcı İsviçre'nin Fransızca konuşulan bölgenin en önde gelen gazetelerinden ''Tribüne de Geneve'' gazetesine mülakat verdi.


Tribüne de Geneve Gazetesi'nin 28.01.2020 tarihli nüshasında yayımlanan mülakatın tam metni şöyle:

Faruk Kaymakcı üzüntü duydu. Türk Dışişleri Bakan Yardımcısı çok tartışmalı Fetullah Gülen (Erdoğan Hükümetinin başdüşmanı ) ile yapılan ve bu haftasonu "Le Matin Dimanche" gazetesinde ve "Tribune de Genève" ile "24heures" gazetelerinin internet nüshalarında yayınlanan uzun mülakattan rahatsız oldu. BM İnsan Hakları Konseyi bünyesinde gerçekleşecek Türkiye'nin EPİM toplantısı için Cenevre'de bulunan Sayın Kaymakcı sorularımızı yanıtladı.

-Fethullah Gülen, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "elinde çok kan bulunduğunu" söylüyor. Tepkiniz nedir?
Sizinki gibi bir gazetenin basın özgürlüğü adına da olsa bir terörist elebaşına yanlış düşüncelerini yayma ve gerçekleri saptırma fırsatı verdiğini görmek üzücü. Fethullah Gülen, Türkiye'de 15 Temmuz 2016 tarihindeki başarısız darbe girişiminde 251 kişinin hayatına mal olan ve 2 binden fazla insanın yaralanmasına yol açan bir suç örgütünün başıdır. Elli yıldır okullara, polise, adalete, diplomasiye, bankalara... sızan sinsi bir ağ. Elinde çok kan bulunan Fethullahçı (FETÖ) terör örgütüdür. Demokrasimiz için en büyük tehdittir.

-ABD Gülen'i sınırdışı etmiyor. Türk adaleti açısından endişelerini anlayabiliyor musunuz?
Bu bir güvensizlik konusu değil. Aralarında ABD istihbarat servislerinin de bulunduğu istihbarat servisleri Fethullah Gülen'in uluslararası ağını, bilhassa okullarını kullandılar. Vaşington'un, müttefiki Türkiye'ye neden daha fazla yardımcı olmadığını kendinize bir sorun.

-Suçlanan binlerce Türk, işine son verilen onbinlerce kişi hepsi darbeye mi katıldılar?
İşine son verilen 120 bin kişiden yaklaşık 10 bini darbeye doğrudan katıldı. Fakat diğerleri de suç işlediler (sahte evrak vb.) ve Gülen'in talimatıyla Bank Asya'ya para yatırarak finanse ettiler, bazıları da şifreli mesaj sistemini kullandılar, pek çoğu da sistematik olarak FETÖ'yü destekledi. Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan bu örgütü çok güzel tanımlamıştı; FETÖ'cüler Türkiye'de paralel bir devlet kurmuşlardı. Opus Dei tarikatının bin kat kuvvetlisi gibi. Harekete geçmek gerekiyordu. Hatırlarsınız, iki Almanya'nın birleşimi sırasında Stasi (Doğu Almanya İstihbarat Servisi) görevlilerinin işlerine kitleler halinde son verilmişti.

-Uluslararası Af Örgütü ve Human Rights Watch gibi STK'lar ciddi kanıtlar olmaksızın mahkumiyet kararlarının verildiğini söylüyorlar!
Türkiye bir hukuk devletidir, uluslararası sözleşmelere ve Avrupa İnsan Hakları Mahkeme kararlarına uymaktadır. Tutuklananlardan 10 bin kişinin masum olduğu anlaşıldı. Elbette hiç bir ülke mükemmel değildir. Belki bazı eksiklikler oldu. Bunu ciddiye alıyoruz. Siz de şu hususu anlayın, son beş yılda 1800 Türkün ölümünden sorumlu FETÖ, PKK ve PKK'nın Suriye kolu PYD-YPG ve sonuncusu DAEŞ olmak üzere üç terörist grupla paralel olarak eş zamanlı mücadele etmek zorundaydık.

-İfade özgürlüğünden geriye ne kaldı? Gülen yanlısı ya da Kürt yanlısı olunabilir mi?
Tekrar ediyorum, Türkiye bir hukuk devletidir. Suç işlemediyseniz beraat ediyorsunuz. Yargı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin gözetiminde çalışıyor.

-STK'lara göre itiraz etme imkanı daralıyor!
Yılda 30 milyon kişi gösterilere katılıyor. Pratik nedenlerden dolayı Devlet gösterilerin sadece % 0.7'sini yasakladı; mesela, LGBT Hareketi gösterisini kendisine tahsis edilen alan yerine İstanbul'un ana arterinde yapmak istedi!

-AB üyeliğine halen inanıyor musunuz ?
AB'nin aşması gereken bir çok sorunu var; Brexit, iç gerginlikler, Vaşington ile anlaşmazlıklar, enerji konuları, göçmenler, güvenlik. Türkiye fazla büyük, fazla yoksul ve Müslüman gözüküyor. Bizim tarafımızda, başarısız darbe girişiminden sonra 3 zor yıl geçirdik. Ancak üyelik hedefiyle reformlarımıza devam ediyoruz: Türklerin % 80'i AB'ye girmek istiyor. Türkiye'nin üyeliği -en zor ve en karmaşık olmakla birlikte- en faydalı ve en anlamlı üyelik olacaktır. »
 

Bu haber toplam 1817 defa okunmuştur
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Post Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 044 550 50 50 | Faks : 00 41 44 666 02 71 | Haber Scripti: CM Bilişim